Erdoğan: Muhalefet büyükşehri bilmiyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Maalesef öyle bir muhalefetle karşı karşıyayız ki; 'Büyükşehir nedir?' diye sorun, inanın anlatamazlar, tanımlayamazlar. Çünkü bunların dünyasında, büyükşehir tanımı diye bir şey yok'' dedi.

21 Ekim 2012 Pazar, 12:37
Abone Ol google-news

Başbakan Erdoğan, Kağıthane'de düzenlenen İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e su verilmesi törenine katıldı. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, açılışı yapılan ''İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e Denizsuyu Aktarma Projesi''nin, Türkiye'ye ve İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.
Projenin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü 1995'te, o dönem dünyanın en büyük çevre koruma projelerinden biri olarak kabul edilen ''Haliç Çevre Koruma Projesi''nin önemli etaplarından biri olduğuna değinen Erdoğan, Haliç Çevre Koruma Projesi kapsamında bugüne kadar İstanbul için çok önemli çalışmaların hayata geçirildiğini söyledi.

''Yeniden bir kirlenmeye müsaade etmeyeceğiz''


Başbakan Erdoğan, bugün açılışı yapılan proje ile Karadeniz'den gelip İstanbul Boğazı'ndan Marmara'ya giden deniz suyunun Haliç'le buluşturulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

''Sarıyer'deki Çayırbaşı sahilinden aldığımız deniz suyunu, 4 bin 990 metre uzunluğunda bir tünelle Ayazağa'ya getiriyor, oradan Kağıthane Deresi vasıtasıyla Haliç'e bırakıyoruz. Bu sistemle, bilhassa yağışın olmadığı dönemlerde Haliç'e günde 260 bin metreküp deniz suyu akıtacağız. Bu su akıtılmazsa aynı duruma düşeriz. Bu su akıtılınca Haliç, akvaryum niteliğini koruyacaktır, böyle bir nitelik kazanacak. Sürekli bir sirkülasyon olacak ve yeniden bir kirlenmeye müsaade etmeyeceğiz. Biz, Haliç'i deniz suyu ile buluşturarak, buradaki suyun yenilenmesini, havalanmasını, canlı kalmasını sağlıyoruz.''

''Haliç'i kurtaracağız, yeniden o eski ihtişamlı günlerine döndüreceğiz, burayı tekrar Altın Boynuz haline getireceğiz'' diyerek, kolları sıvadıklarını ifade eden Erdoğan, ''Atalarımızın güzel bir sözü var; iman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır. O azimle, o kararlılıkla bu yola girdik'' dedi.

''Haliç'te 48 çeşit balık var''

Boğazdan gelen suyla birlikte Haliç'in renginin değişmeye başladığını kaydeden Erdoğan, şu anda Haliç'te 48 çeşit balık bulunduğunu ve bu sirkülasyon artıkça buradaki sürecin çok daha farklı hale geleceğini söyledi.

Bununla birlikte ''mevcut adacıkların tarih olduğunu'' dile getiren Erdoğan, şimdi orada bir ada bulunduğunu, Leonardo da Vinci'nin orayla ilgili geçmişteki köprü projesinin hazırlığının yapıldığını, bu yapıldığı anda Haliç'in bir tarafından diğer tarafına o köprüden yaya olarak geçilebileceğini anlattı.

 

'Büyükşehir nedir?'

İstanbul'un bir büyükşehir olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Maalesef öyle bir muhalefetle karşı karşıyayız ki; 'Büyükşehir nedir?' diye sorun, inanın anlatamazlar, tanımlayamazlar. Çünkü bunların dünyasında, büyükşehir tanımı diye bir şey yok. Bir mesele yaşanarak olur, yaşanmadan olmaz. Onun için de bunların idaresinde olan partilerinin büyükşehirlerine bakın, başarısızlık görürsünüz, başarı göremezsiniz. İdeolojinin deli gömleği bir kenara konsa, bunlar aslında bir dönemden fazla belediyecilik yapamazlar. Ama ideoloji bazı yerlerde ne yazık ki onların orada kalmasına fırsat veriyor.''
Büyükşehir belediyesi ile mülki sınırları, belediyenin tasarruf alanı içine alınmasını söylediklerini ifade eden Erdoğan, ''Niye? Bir imar bütünlüğü sağlayalım. Merkezde, beldede, ilçede farklı bir imar anlayışıyla şehirleri güzelleştiremeyiz'' dedi.

''Yılların tecrübesi var''

Yapmak istedikleri değişiklik karşısında kendilerine ''Şehirlerde, il özel idareleri var'' denildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
''Şu anda bu il özel idareleri Başbakana, İçişleri Bakanlığı'na bağlı değil mi? Bize bağlı. Biz niye o zaman büyükşehir belediyelerini kurmak istiyoruz? Demek ki bundan netice alamadığımız için diyoruz ki yılların tecrübesi var. İstanbul gibi yerde belediye başkanlığı yaptık. Bizden sonra mülki sınırların büyükşehir belediyesine ait olduğu bir dönemi yaşadık. Nerede? İstanbul ve Kocaeli'nde. Orada da aldığımız neticeyi görüyoruz.''


''Büyükşehir belediyesi bütün işleri üstlenecek''

Bu büyükşehir anlayışında 29 ilde artık il genel meclisinin kalmayacağına ve tek meclis olacağına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
''Büyükşehir belediye meclisi, il genel meclisinin yaptığı bütün işleri kendisi üstlenecek. Bunun yanında valiliklere farklı işlevler getiriyoruz. Bu ili yöneten idarelerin içinden kalifikasyonu yüksek elemanları bizzat valilerimiz kendileri belirmek suretiyle göreve alacak ve bütün icracı bakanlıkların o ildeki hizmetlerini, ihalelerini valilikler o ekipleriyle beraber takip etme imkanı bulacak. Büyükşehirlere daha önce yüzde 5 olan vergi payını, yüzde 6'ya çıkarmak suretiyle ayrıca bir desteği de getirmiş oluyoruz ki biraz daha güçlenmiş olsunlar ve hizmeti biraz daha farklı bir şekilde sürdürsünler.''

Sayın Kılıçdaroğlu, Muğla Belediyesi ne demektir?''

''Sayın Kılıçdaroğlu Muğla Belediyesi ne demektir?'' diye soran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Fethiye, Bodrum, Datça Muğla Belediyesi'ne bağlı mıdır değil midir? Korkarım ki; 'Bağlıdır' der. Çünkü bilmez. Hal bu ki Muğla Belediyesi, Muğla merkez ilçe belediyesidir, il belediyesi değildir aslında. Ama ne? Adı Muğla. Rize Belediyesi...Rize il değil, Rize merkez ilçe belediyesi. Yani Çayeli Belediyesi neyse, Rize Belediyesi de odur. Bodrum Belediyesi neyse, Muğla belediyesi odur. Ama bunu anlamaktan maalesef yoksun. Şimdi biz Muğla'yı ne yapıyoruz, büyükşehir yapıyoruz. O zaman Muğla, gerçek Muğla Belediyesi olacak. Bodrum, Fethiye ve Datça'nın alt yapısıyla ilgilenme sorumluluğunu taşıyacak.''
Bugün, tarihi günlerden birinin yaşandığını anlatan Erdoğan, ''Bugünleri çok yaşadık. İstanbulumuz'a ülkemize çok yaşattık. Elazığ'da 64 yıllık bir rüyayı gerçek yaptık. 64 yıldır gelen bütün siyasiler, Elazığlılar'a şunu demişler, 'Biz buraya havaalanı getireceğiz'. Biz, havaalanı değil, havalimanı getirdik. Uluslararası bütün uçuşlar yapılabilecek. Çok modern bir terminal binası ve çevre düzenlemesiyle Gakkoşlar'a bu havalimanını kazandırdık'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından butona basarak İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e su aktarımını başlattı.

Törene, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Abdulkadir Aksu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, milletvekilleri ve belediye başkanları da katıldı.