Erdoğan Ulusa seslendi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yaşanan büyük sıkıntılara rağmen, kısa zaman içinde hayata geçirilen bu büyük değişim, milletimizin şaşmaz medeniyet aşkının ve iradesinin parlak bir zaferidir" dedi.

30 Aralık 2009 Çarşamba, 18:38
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş programında, dünyada ve Türkiye'de önemli gelişmelerin, büyük değişimlerin yaşandığı bir yılın daha geride kaldığını belirterek, "Bu yılın son programında 2009 yılının genel bir muhasebesini yapmak, özellikle küresel kriz sürecinde Türkiye'nin nasıl bir gidişat içinde olduğuna ilişkin sizleri bilgilendirmek istiyorum" dedi.

Hükümetin göreve geldiği 2002 yılından bu yana Türkiye'nin hem kronikleşmiş problemlerini çözmek, hem de daha mutlu ve müreffeh bir ülke olmak yolunda çok önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yedi yılı aşkın bu zorlu süreç, Türkiye'nin hak ettiği gelişme seviyelerini yakalamakta ne kadar kararlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Yaşanan büyük sıkıntılara rağmen, kısa zaman içinde hayata geçirilen bu büyük değişim, milletimizin şaşmaz medeniyet aşkının ve iradesinin parlak bir zaferidir.
Kanaatim odur ki 2009 yılı, bu yedi yıllık süreç içinde daha farklı, daha özel bir anlam kazanmıştır."

 

Ekonomik kriz

Başbakan Erdoğan, dünyada yaşanan büyük ekonomik krizin dünyanın dev ekonomilerini derinden sarstığı 2009 yılının, Türkiye'nin bu kazanımlarının ne kadar sağlam bir zemine sahip olduğunu net olarak ortaya koyduğunu belirtti. Yaşanan bu tarihi krizin Türkiye'ye de bazı sıkıntılar getirdiğine vurgu yapan Erdoğan, "Hepimiz bu sıkıntıları hissettik, yaşadık" diye konuştu: Erdoğan şöyle devam etti:

"Bu olumsuzluklardan doğrudan etkilenen, düzenleri bozulan, hatta işini kaybeden insanlarımız da oldu. Ama buna rağmen Türk Ekonomisi, dünyanın dev ekonomilerinin maruz kaldığı felaket tablolarını yaşamadı.

Bizde büyük ölçekli, zincirleme iflaslar yaşanmadı. Krizin açtığı gediklerin devlet bütçesinden yamanmasına gerek kalmadı. Ekonomimizin doğrultusunda herhangi bir sapma olmadı.

Bu kriz esnasında, dünyaca tanınan markaların iflas ettiğini, dev finans şirketlerinin dibe vurduğunu, bankaların battığını hep birlikte müşahede ettik. Hamdolsun Türkiye bu dramatik durumları yaşamadı. Hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapmamız gerekse de, telafisi imkânsız ekonomik tahribatlar ortaya çıkmadı.

En önemlisi, Türkiye umutlarını ve özgüvenini kaybetmedi. Yedi yıllık süreçte, milletçe, ekonomimizi nasıl sağlam bir gelişme zeminine kavuşturduğumuz açık seçik ortaya çıktı. Türkiye bu zorlu imtihandan alnının akıyla çıkan az sayıdaki ülke arasında yerini aldı. 2009 yılının bu son günlerinde, yeni yıla daha büyük bir umut ve heyecanla bakıyoruz.
2010 yılını Türkiye'nin krizin etkilerinden tamamen arınacağı, büyüme enerjimizin yeniden artacağı, insanlarımızın yaşadığı sıkıntıların adım adım ortadan kalkacağı bir yıl olarak görüyoruz."

Uluslararası kuruluşların tahminlerinin de bu beklentileri destekler nitelikte olduğunu söyleyen Erdoğan, OECD'nin tahminlerine göre, Türkiye'nin 2010'da 30 ülke arasında Güney Kore'den sonra en fazla büyüme kaydedecek ikinci ülke olarak gördüğünü aktardı.
Erdoğan, 2011'de ise 30 ülke arasında en fazla büyümeyi Türkiye'nin kaydedeceğinin tahmin edildiğini belirterek, "Bunlar son derece sevindirici beklentilerdir. İnanıyorum ki Türkiye bu dinamizmiyle önümüzdeki yıla damgasını vuracak ve bütün dünyada adından sıkça sözettirecektir" dedi.

"Geleceğe umutla bakmak için bizim çok sebebimiz var" diyen Erdoğan, sadece son yedi yılda Türkiye'nin nereden nereye geldiğine bakılmasının yeterli olacağını kaydetti. 2002-2008 yılları arasında ekonominin ortalama yüzde 5,8 gibi çok önemli bir büyüme oranı yakaladığını anlatan Erdoğan, 2002 yılında felaketin eşiğine kadar gelmiş olan Türk Ekonomisi'nin, bu dinamik büyüme performansıyla çok kısa bir zaman içinde dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline geldiğine işaret etti. Erdoğan şöyle konuştu:

"26. büyük ekonomi iken 17. büyük ekonomi. Kriz şartlarına rağmen dünyada kredi notu 2 kademe yükselen tek ülke Türkiye'dir. Sadece bu bile Türkiye'nin kriz yönetiminde ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Zaman içinde ekonomimizin önemli ölçüde toparlandığını, göstergelerde pozitif seyrin hâkim hale geldiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz."

 

Enflasyon

Erdoğan, "Enflasyon canavarı dizginlendi, tek haneli rakamlara kadar düştü: 5,5. 2009 Kasım ayı itibariyle bunu yakaladık" diye konuştu. Bu oranın, bu dönem için hedeflenenden daha iyi bir oran olduğunun altını çizen Erdoğan şöyle konuştu:

"Buna karşılık dünyada yaşanan krizin bir sonucu olarak işsizlik rakamlarında belli bir artış olmuştur. 2008 yılında yüzde 11 olan işsizlik oranı, 2009 yılı Eylül ayı itibariyle yüzde13,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Ancak işsiz sayısındaki bu artışın son aylarda durmuş olması, hatta işsizlik rakamlarında küçük de olsa bir azalma yaşanmaya başlanması hepimizi sevindiren bir gelişmedir. Dış ticarette de küresel krizin etkileri görülmüş, ihracatta azalan dış talep özellikle sınırlı da olsa bir düşüş ortaya koymuştur.

Önümüzdeki dönemde, dünya ekonomisindeki toparlanmaya paralel olarak, ihracatın kademeli olarak tekrar yükselişe geçmesini kuvvetle muhtemel görüyoruz."
 

Ücretlerdeki iyileştirme

Geçen 7 yıl zarfında Türkiye'nin imkânları çerçevesinde, çalışanlara mümkün olan en iyi şartları sunabilmek için büyük gayret gösterildiğini anlatan Erdoğan, "Bu gayretlerimiz neticesinde çalışanlarımızın ücretlerinde kayda değer artışlar meydana gelmiştir" dedi. Erdoğan şunları söyledi:

"Bakınız, 2002 yılı Aralık ayında aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memur maaşı 392 TL seviyesinde iken, 2009 yılı Aralık ayı itibarıyla bu rakam 1.218 TL'ye yükselmiştir. Yani son 7 yılda en düşük memur maaşı tam %188 oranında artış göstermiştir. Aynı süre içinde enflasyon rakamlarındaki düşüş nazar-ı itibara alındığında bunun önemli bir iyileşme olduğunu kabul etmemiz gerekir.

2009 yılı Ocak ayında yüzde 4 ve Temmuz ayında ise yüzde 4,5 olmak üzere memur maaşlarında toplamyüzde 8,7 oranında artış sağladık. Önümüzdeki yıl, kamu görevlilerinin maaşlarında Ocak ayında yüzde 2,5 ve Temmuz ayında yüzde 2,5 olmak üzere yıllık toplam yüzde 5 oranında artış öngörüyoruz.

Yapılacak artışlar sonucunda; aile yardımı ödeneği dâhil en düşük dereceli memurun maaşı 2010 yılı Ocak ayında 1.250 TL'ye kadar, Temmuz ayında ise 1.280 TL'ye kadar yükselecektir. 2009 yılı Temmuz ayında 1.480 TL olan aile yardımı dâhil ortalama memur maaşı da yine bu artışlarla 2010 yılı Ocak ayında 1.518 TL'ye, Temmuz ayında da 1.555 TL'ye yükselecektir.
Hükümet olarak çalışanlarımızın alım gücünün enflasyon oranının üstünde bir artış göstermesi için özel bir dikkat gösteriyoruz. Rakamlar da bu dikkatimizin neticesini ortaya koyuyor.
Bakınız net asgari ücret 2002 Aralık ayında 184 TL iken, 2009 Ekim ayında bu rakam 546 TL'ye çıktı. Artış yüzde 168,5...
En düşük SSK emekli aylığı 2002 Aralık ayında 257 TL iken, 2009 Ekim ayında 633 TL. Burada da artış yüzde 146,1...
En düşük BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı 2002 Aralık ayında 149 TL iken, 2009 Ekim ayında bu rakam 494 TL. Artış yüzde 232.
En düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı 2002 Aralık ayında 66 TL iken, 2009 Ekim ayında 333 TL seviyesine kadar çıkıyor, artış yüzde405,4...
En düşük memur emekli aylığı 2002 yılı Aralık ayında 377 TL iken, 2009 Ekim ayında 843 TL'ye yükseliyor, buradaki artış yüzde124.
65 yaş aylığı 2002 Aralık ayında 24 TL iken, 2009 Ekim ayında 95 TL'ye yükselmiş, artış yüzde 287...
Muhtar aylığı, 2002 Aralık ayında 97 TL, 2009 Ekim ayında 334 TL. Burada da % 242,5'lik bir artış var."