Erdoğan'a ağır suçlama: O sözler tehlikeli

Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen, Başbakan Erdoğan’ın söylemi nedeniyle desteklerinin devam etmeyeceğini belirtirken, “Bu dille problemi büyütüyorsunuz. 2004’te Müslümanlarla Yahudiler arasında barış adamı olacaksınız ve 2014’te aniden Hitler’in davranışlarıyla kıyaslayarak Yahudilere karşı nefret söylemi kullanacaksınız” dedi.

30 Temmuz 2014 Çarşamba, 21:45
Abone Ol google-news

“Cesaret Ödülü’nün iadesini isteyen Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı, “İsrail’in 2004’teki tutumu bugünkünden çok farklı değildi, yine komşusuyla savaşıyordu. Ama 2004’te Müslümanlarla Yahudiler arasında barış adamı olacaksınız ve 2014’te aniden Hitler’in davranışlarıyla kıyaslayarak Yahudilere karşı nefret söylemi kullanacaksınız. Başbakan’ın bu kelimeleri kullanmasının nedeni ne? Bana göre bu kelimeler onun hissetikleri” sözleriyle eleştirdi.

Rosen, Erdoğan’ın ödülü iade edeceğini belirten önceki günkü mektubunun ardından Cumhuriyet’e konuştu:

- Komitenin Türkiye için önemi neydi?

Geçmişte eleştirel yaklaşanlara karşı Türkiye’yi destekliyorduk. Amerikan Yahudi Komitesi’nin, ABD’de ve özellikle Washington’da Türkiye ile uzun bir geçmişi var.

- Erdoğan’a neden ödül vermiştiniz, neden geri istediniz?

Erdoğan göreve ilk geldiğinde Müslümanlarla Yahudilerin ilişkilerinde, terörizme karşı savaşta küresel bir liderlik üstlendi. İsrail-Filistin çatışmasında barışçı çözüm için çabaladı. Biz o zaman dünyada ihtiyacımız olanın bu olduğunu düşündük. Ona ödül vermemiz için var olan tüm nedenler şimdi yok oldu. Bana mektubunda İsrail konusundaki pozisyonunu aktarıyor. Bunu anlıyoruz; farklı görüşlerimiz var İsrail, Gazze konusunda. İsrail devletinin yaptıklarını tüm Yahudiler onaylamıyor. Ama öte yandan ondan gelen kelimeler dünyadaki Yahudi toplumu için tehlikeli. O Müslüman dünyasında bir lider ve İsrail devletini, Hitler ve Nazi rejiminin yaptıklarını yapmakla suçluyor, Yahudi karşıtı söylemler kullanıyor. Yahudi Komitesi bunu kabul edemez.

- Karar nasıl alındı?

Yönetim olarak karar verdik oylamayla. Elbette tartışmalar da oldu ama size kişilerin görüşlerini aktarmak istemiyorum. Dünyadaki Yahudiler çok endişeli; O Nazizme ve Hitler’e değindi. Ben şahsen Almanya’da bir Nazi kampında doğdum. Bu sözler Yahudilerin kalbine dokunuyor. Müslüman ve Yahudi dünyasındaki bölünme nedeniyle bizi korkutuyor.

- Ne beklerdiniz?

Başbakan’ın İsrail’e destek vermemesini anlıyorum. Ama böyle kelimeler kullanmaya ve Hitler’in eylemleriyle, Nazizmle eşitlemeye ihtiyacı yok. O Müslüman dünyasının bir lideri ve biz insanları bir araya getiren; İsrail ve Filistin arasında barış getiren birini tercih ederiz. Umarız geri döneriz. Çünkü bunu daha önce yaptı ve barış için çabaladı. İsrail ile her türlü farklılığa karşın neden durumu iyileştirmek için kapı aralamıyor, neden barıştırıcı olmaya çalışmıyor?

- İsrail’in tepkisini aşırı bulmuyor musunuz?

Başbakan, İsrail’i ölen insanların sayısıyla yargılıyor ve sonuçlara varıyor. Buna katılmasak da anlıyoruz. Sadece Amerikan Yahudileri değil, Amerikan kamuoyu da bu görüşe katılmıyor. Gazze operasyonuna neden olan olaylara bakarsanız, 3 genç öldürüldü; roket ve havan topları Tel Aviv şehrinin merkezine atıldı, roketler anaokulunun bahçesine atıldı ki teröristlerin İsrail’in içine geldiğini ve saldırdığını gösterdi. Operasyon bunlara yanıttı ve terörizmle hep mücadele eden Amerikalılar, bunu anlıyor. ABD, İsrail’in tepkisini anlıyor. Kimse çözümü konuşmuyor, İsrail ne yapmalıydı? Bu temel soru. Eğer roketler Ankara’ya gelirse ve sizin çocuklarınız hedef alınır ve öldürülürse, ABD, buna tepki verdiği için Türkiye’yi de destekleyecektir.

 

Kullandığı dil problemli

- Türkiye’nin Hamas ve El Fetih arasında taraf tuttuğunu düşünüyor musunuz?

Türkiye ve Katar kendi görüşlerine göre Hamas’ı destekliyor. Bunu sevmeyebiliriz ama böyle ülkeler var. Buna itiraz ederiz ama bu ilişki kurmama nedeni değildir. Erdoğan’ın ise İsrail ve Gazze operasyonunda ateşkes için kendi duruşu var. Ama güçlü olarak karşı çıktığımız nokta küresel olarak Yahudileri hedef alması. Onun kullandığı dil daha büyük bir problem yaratıyor Müslümanlarla Yahudiler arasında, İsrail ve komşuları arasında. Biz buna karşı çıkıyoruz. Duruşunu anlıyoruz ama Yahudi ve Müslüman dünyası arasında farkı keskinleştirmemeli.

- Neden ödülü geri istediniz?

Başbakan’ın İsrail konusundaki tutumunu sevmeyebiliriz ama Cesaret Ödülü’nü geri istemek için yolladığımız mektubun esas nedeni bu değil. Mektubumuzda hâlâ diyalog kurabileceğimizi umduğumuzu söyledik. Başbakan’ın hâlâ Müslüman toplumunda gücü var. O Müslümanlar ve Yahudiler arasında daha iyi diyalog, barış için bir platform yaratabilir. Daha barışçı bir dünya için bunu bize daha önce gösterdi kullandığı cümlelerle... Şimdi yapmadığı ve hayal kırıklığı yaratan da bu.

- Mektubunda, Türk Yahudileri için verdiği güvence yeterli mi?

Biz kesinlikle bunu takdirle karşılıyoruz ve teşekkür ediyoruz. Ama Yahudileri bu şekilde eleştirirseniz, hedef alırsanız artık Türkiye’deki Yahudileri de korumak daha zor. Başbakan’ın mesajındaki Türk Yahudiler barış için puzzle’ın bir parçası. Onun, ülkesinde yaşayan farklı topluluklar için insanlara verdiği mesajlar önemli.

- Türkiye ve İsrail ilişkilerinin normaleşmesini artık hayal mi?

Bence zamanla normalleşecek çünkü İsrail ilişkilerin normalleşmesini istiyor. Amerikalılar ve Yahudiler tarihten gelen izlerle Türkiye’yi sever. Biz de normalleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu tüm ülkelerin yararına. Bu ilişkinin geri gelmesi çok zor bir dönemde ışık olur. Biz de Erdoğan’ı bunun için çabalamaya teşvik etmeye çalışıyoruz.

- Sizce Türkiye kalıcı ateşkeste rol alabilir mi?

Türkiye, Hamas’ın ateşkesi konuştuğu kilit ülkelerden biri. Elbette önemli bir rolü var.

 

Destek yok

- Türkiye’ye desteğiniz sürecek mi?

Son yıllardaki tutumu nedeniyle çok sayıda Amerikalının duruşu değişti. Ben de, Amerikan Yahudi Komitesi de Türkiye’yi bu noktada desteklemeyeceğiz. Dürüst Amerikalıların ve Kongredeki birçok üyenin görüşü bu. Biz mektubu Washington’daki birçok arkadaşımıza da gönderdik ve Başbakan’ın eleştiriyi hak ettiğini belirttik.

- Ermeni soykırım iddialarında da Ermeni lobisine mi destek vereceksiniz?

Sanmam. Türkiye büyük bir ülke, orada birçok arkadaşımız var. Başbakan’ın eylemleri ve kelimeleri kalbimize dokunuyor. Onun sözleri ve davranışlarının Ermeni meselesinde nasıl desteklediğimize etkisi olacaktır ama bu Türkiye ve Türk halkıyla bir savaş değil. Mükemmel tarihi geçmişimiz var ama bence daha çok kişi Erdoğan’ın sözlerine karşı çıkmalı.

- O Yahudi karşıtı mı?

Kullandığı kelimelerin tüm Yahudilere etkisi var. Bu kelimeler küresel olarak Yahudi toplulukları için zararlı. Bu kelimeler nereden geliyor diye kendisine sormalı. İsrail’in 2004’teki tutumu bugünkü tepkisinden çok farklı değildi, yine komşusuyla savaşıyordu. Ama 2004’te Müslümanlarla Yahudiler arasında barış adamı olacaksınız ve 2014’e aniden Hitler’in davranışlarıyla kıyaslayarak Yahudilere karşı nefret söylemi kullanacaksınız. Başbakan’ın bu kelimeleri kullanmasının nedeni ne? Türkiye büyük bir ülke, Türkiye Kuzey Kore ya da Suriye değil ve dünyada rolü var. Bana göre bu kelimeler onun hissetiklerinden kaynaklanıyor. O İsrail ile anlaşamıyor tamam. Rusya da Çin de anlaşamıyor. Ama kimse İsrail’in yaptıklarını Hitler ile kıyaslamıyor. Fark bu. Bence bu onun içinden gelen bir duygu. Bu duyguların nasıl oluştuğunu sorgulamalı.

- Erdoğan’ın mektubuna yanıt verecek misiniz? Mesajınız?

Evet. Mesajım, “önemli bir ülkenin lideri olarak barış ve diyalog için Müslüman dünyasına ve Yahudilere yeniden umut verin.”