Erdoğan'dan Bahçeli'ye 2023 tepkisi

Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam Kampının kapanışında yaptığı konuşmada 2023 kavramını daha önce kendilerinin kullandığını söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, "Bunun patenti size aitse bedeli neyse ödeyelim" diyerek seslendi.

04 Kasım 2012 Pazar, 16:35
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Kampının kapanışında konuştu.

Konuşmasına Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde kobra türü zırhlı polis aracının geçişi sırasında bomba yüklü bir araçla terör saldırısının gerçekleştirildiğini belirterek başlayan Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

-Bu terör saldırısında polis aracı zarar görmezken bir yavrumuz hayatını kaybetti, 18 vatandaşımız ise yaralandı. Bu alçakça saldırı, bir düğün mahallinin hemen yanı başında olduğundan maalesef sivil kayıplar meydana geldi. Bu yavrumuz 11 yaşında hayatını kaybetti. Terör örgütü alçakça yüzünü bir kez daha ortaya bu hain saldırıyla koymuş oluyor biz de tabii ki bunu şiddetle kınıyor, şiddetle lanetliyoruz. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah'tan rahmet ve ailesine sabırlar dilerken yaralı kardeşlerimize de Rabbimden şifalar temenni ediyorum.

 

Bahçeli'ye sert yanıt

-İktidarının 10. yılını geride bırakan AK Parti'de öyle birilerinin umduğu, beklediği gibi bir metal yorgunluğu asla yok. Tam tersine heyecanımız, dinamizmimiz, üretkenliğimiz en az iktidara geldiğimiz günkü kadar diridir. Bu heyecanın üzerine 10 yıllık tecrübemizi de ilave ederek artık daha kapsamlı, daha iddialı projeler üretiyor, daha hızlı çalışma takvimleri oluşturabiliyoruz. Burada yapılan görüşmelerde, istişarelerde arkadaşlarımızın gözlerindeki heyecanı, umudu görmekten ziyadesiyle memnun oldum. AK Parti ailesindeki her bir fert 'Büyük Türkiye' idealine ulaşmak için gerekli olan aşka, sevdaya, inanca ziyadesiyle sahiptir. Arkadaşlarımız birikimleriyle vizyonlarıyla 2023 hedeflerimize ulaşılabilmemiz konusunda bize daha büyük umutlar verdi. Ve 2023'ün sahiplenenleri de çoğalmaya başladı

-MHP Genel Başkanı Bahçeli, 2023 kavramını daha önce kendilerinin kullandığını söyledi. Mülkiyet iddiasında bulundu ve AK Parti'ye karş suçlamalarda bulundu. Doğrusu bu kadar sığ bir anlayışa yorum yapmak abesle iştigaldir. Bu partilerin AK Parti'nin 2023 hedeflerini algılaması mümkün değil.

-Biz 2002'de Türkiye'yi o bitmiş, tükenmiş Türkiye'yi bu MHP'den, DSP'den ve ANAP'tan devraldık. Şu anda DSP diye bir parti var mı, Anavatan Partisi diye bir parti var mı? Tamamen bunlar yok oldu. MHP, eh, şu anda ayakta durmaya gayret ediyor. Bir dönem parlamentoya dahi giremedi. Şimdi parlamentoda ama şimdi diyor ki 'bizden 2023'ü çaldılar, kaptılar'. Yani eğer bunun patenti hakikaten size aitse bedelini de söyleyin ödeyelim. Biz doğruya her zaman sahip çıkarız. Biz siyaset deyince hizmeti, projeyi, yatırımı, reformu anlıyoruz. Konuşurken somut faaliyetlerden bahsediyoruz. Onların konuşmasında sadece retorik var, hamaset var, tutarsız laf kalabalıkları var.

 

Öğretmen atamaları

-Bazı medya organlarınca yanlış yansıtılan öğretmen atamaları konusu. Biz bugüne kadar 358 bin, bu yıl ise 57 bin öğretmen ataması yaptık.Hala bazı okullarımızda ihtiyacı tamamen karşılayabilmiş değiliz. Yaklaşık 120 bin öğretmene daha ihtiyacımız var. Kadro eksiğini tamamen gidermemiz ise bütçe imkanlarımızın gelişmesine, ülke ekonomimizin daha büyümesine bağlı. Bu alanda düne göre çok iyi noktadayız. Ve imkanlarımız geliştikçe daha iyi bir noktaya doğru ilerliyoruz. Ancak ihtiyacın tamamen karşılanması başka bir şeydir, okuldan mezun olan veya atama bekleyenlerin hepsinin öğretmen olarak atanması başka bir şeydir. Ne devletin böyle bir taahhüdü olabilir ne de dünyanın herhangi bir köşesinde üniversiteyi bitirenler doğrudan kadroya atanır, böyle bir şey yok. Bu yönde iktidarı suçlayıcı şekilde propagandalar yapılması da doğrusu hiç adil bir yaklaşım olmaz.

 

"81 ilde çalmadık kapı bırakmayacağız"

-Şu anda en güçlü kadın kollarına, gençlik kollarına AK Parti sahip. Bu yapıyla birlikte biz Türkiye'yi fellik fellik dolaşmalıyız. Asıl istişareyi milletimizle yapacağız. 81 ilde çalmadık kapı bırakmayacağız. Biz milletimizden usanmayız, milletimiz bizden usanmaz. çünkü biz milletimize aşığız. Kimse milletimizle aramıza giremez.

 

'Türkiye'de gerçekten bir muhalefet sorunu var'

- Bakınız geçtiğimiz 10 yılda muhalefet partileri tarafından TBMM'de öncekilerle birlikte bu son, tam 41 gensoru önergesi verildi. Bunlardan üçü daha sonra geri çekildi. Bir tanesi gensoru verilen bakanın görev alanı değiştiği için düştü. Altı tanesi henüz görüşülmedi. Kalan 31 tanesi Meclis'te görüşüldü ve reddedildi. Bunlardan 20 tanesi CHP tarafından, beş tanesi MHP tarafından verilmişti. MHP'nin CHP ile arasındaki farkı kapatmak için atağa geçtiği anlaşılıyor. Onun için şimdi altı tane birden. Arayı kapatacak, derdi o. Zannediyor ki 'bunu yaparsam, oylarımda artış olacak'. Bizimle millete hizmet konusunda yarışamayanlar şimdi kendi aralarında gensoru yarışına girdiler. Halbuki kem alatla kemalat olmaz. Bu yol yanlış yol.

-Hükümetin herhangi bir bakan veya başbakan gerçekten gensoruya muhatap olacak yanlış yapmışsa kamuoyunda bu yönde güçlü bir talep ortaya çıkmışsa bu mekanizma kullanılabilir. Doğru şekilde kullanılan bir gensoru uygulaması yıkmasa bile sarsar. Muhataplarını konu üzerinde düşünmeye sevk eder. Diğerlerini bir kenara bırakıyorum, sadece verilen son altı gensoru önergesine baktığınızda gerçekten komik, aslında trajikomik gerekçelere dayandırıldığını görüyoruz. TRT ve Anadolu Ajansı'nın yayıncılık anlayışı gensoru konusu olabilir mi? Gazi Yerleşkesi'nin durumu gensoru konusu olabilir mi? Milli eğitimde 444 sistemine geçildiği için okullarda güvenliğin sağlanamaması diye bir gensoru olabilir mi? Ama çıktıkları zaman milletin karşısında 'Biz 444'ü destekledik, destekliyoruz', dürüst olun, dürüst. Çok açık ve net olun. Tarım ve hayvancılık sektörü bitirilme noktasına getirildi diye bir gensoru konusu olabilir mi? Ne bitirildi? Bütün gerçekler, bütün rakamlarıyla her şey ortada. Kaç kez bunlar anlatıldı. Ama ne anlatırsanız anlatın bunlar aynı yerdeler

-Aslında güçlü bir demokrasinin güçlü bir muhalefete ihtiyacı vardır ama bizim talihsizliğimiz Türkiye'de güçlü bir muhalefet yok, bunun yanında da tabii talihimiz. Sevsinler böyle muhalefeti diyoruz, yola devam ediyoruz. Her seferinde gensoru ellerinde patlıyor ama bunlar yine de akıllanmıyorlar

 

Davutoğlu hakkındaki gensoru

-CHP yine perperişan oldu, ava giderken avlandı, mahcup duruma düştü. Buna rağmen pes etmiyorlar. Muhalefet en ciddi konuları, en ciddi mekanizmaları işte böyle sulandırarak milletin gözünde kendi kendini bitiriyor.

-Esasen tabii bu durum bizi hakikaten güçlü, ileri demokrasi noktasında rahatsız ediyor. Gerçekten karşımızda güçlü, üretken çalışkan bir muhalefet olması bizi üzmez tam tersine bizi sevindirir. Biz hizmette rekabetten asla kaçmadık, kaçmayız. Ama karşımızda milletten kaçan, milletin teveccühüyle kavuşamadığı güce kuralların, kurumların ayarlarıyla oynayarak, bunları zorlayarak ulaşma peşinde olan bir muhalefet var. Dün de ifade ettim: Biz işimize bakacağız, bizim milletimize sözümüz var. Bizim 2023 yılı için milletimize taahhütlerimiz var. Sayın Bahçeli, 2023'ü zikrettiysen 2023 için nerede, hangi belgelerle... 2023 için projen, planın nedir? Çık bunu açıkla. Bunu görelim ve ne derece samimi olduğunu da anlayalım. Biz bugüne kadar milletimize verdiğimiz hiçbir sözü yere düşürmedik, inşallah bundan sonra da düşürmeyeceğiz