Erdoğan'dan 'Donald Trump' açıklaması: Sıraya girerler

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Donald Trump’ın ABD başkanlık seçimini kazanmasıyla bazı eyaletlerde düzenlenen gösterileri ‘hazımsızlık’ olarak değerlendirdi ve " Şu anda Trump’a karşı yapılan bazı gösterilerin geçici olduğunu düşünüyorum. Sokağa çıkanların çoğu yakın bir zamanda Trump’tan randevu için sıraya girerlerse şaşırmam" ifadelerini kullandı.

13 Kasım 2016 Pazar, 11:19
Abone Ol google-news

Hürriyet’ten Vahap Munyar’ın haberine göre, Belarus dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Trump’ı seçilmesinin ardından telefonla arayarak tebrik edip Türkiye’ye davet ettiğini söyledi.

Trump'ın davete olumlu yaklaştığını söyleyen Erdoğan, “Telefonda, karşılıklı olarak, en kısa sürede görüşmekten memnuniyet duyacağımızı ifade ettik. Türkiye’nin yurtdışına yapacağı ilk seyahatlerden biri olmasından memnuniyet duyacağımızı belirttim. Kendileri de olumlu bir yaklaşım sergilediler” dedi.

‘Randevu için sıraya girerler’

Cumhurbaşkanı, ABD’de Trump aleyhtarı gösterileri de decğerlendirdi. Başkanlık yarışını kaybeden Hillary Clinton’ın Gülen Cemaati’yle yakın olduğu iddialarını ima ederek, Trump’ın ‘FETÖ’den para alarak seçimi kazanmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Türkiye için bir üst akıl vardı, o belli. Amerika için de bir üst akıl var. Burada her konuda sabırlı olmakta fayda var. Biz ne yaptık? Seçim öncesinde Sayın Trump ya da Sayın Clinton ile gidip görüşme yapalım demedik. ‘ABD halkı kimi seçerse onunla çalışırız’ dedik. Birisiyle görüşüp, diğeriyle görüşmesek olmazdı. Şu anda Trump’a karşı yapılan bazı gösterilerin geçici olduğunu düşünüyorum. Sokağa çıkanların çoğu yakın bir zamanda Trump’tan randevu için sıraya girerlerse şaşırmam. Trump, FETÖ’den falan para alarak seçimi kazanmadı ki. Mali gücü vardı, kampanyasını büyük oranda kendi imkanlarıyla yaptı. Diğer tarafla ilgili olarak, onların malum yapıdan para alındığına dair söylentiler basına da yansıdı. Bu iddiaların inceleneceğine dair haberler de var.”

Cumhurbaşkanı, Trump karşıtı gösterilere ilişkin de şunları söyledi: “Şahsen ben, Trump aleyhtarı gösterilerin, kaybedenler arasındaki bazı kesimlerin hazımsızlığının göstergesi olduğuna inanıyorum. Bunların geçici olduğunu düşünüyorum.”

Beklenti büyük

Erdoğan, Türkiye’nin dış politika ve sınır komşularıyla sorunlarında da Trump’tan büyük beklentisi olduğunu açık etti.

“Sayın Trump’ın yakın ekibinin açıklamalarında, Suriye’de de Irak’ta da bizimle benzer düşünceler gözleniyor” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Mesela, uçuşa yasak bölge meselesi çok önemli. Onların da benzer düşünceleri var. Bu bize göre hayati bir konu. Niye? Biz terörden arındırılmış bir bölgeden bahsediyoruz. Ama terörden arındırılmış bölgenin, uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmesi gerekiyor. O yapıldığında, geriye bir şey kalıyor, o da eğit-donat. Eğit – donatta biz zaten varız. Tabii bu tür konuları, konuşmak için henüz çok erken. Görüştüğümüz zaman bu tür konular tabii konuşulur. Sayın Trump, görevi devraldıktan sonra, temennimiz tüm bu meseleleri kendisiyle görüşüp hayırlısıyla gerekli adımları atabilmektir. Çünkü, Suriye’de, Irak’ta çok kan kaybedildi. Buralardaki sorunlar, Türkiye için büyük tehdit oluşturuyor.”

"OHAL niye kalksın?"

Erdoğan, olağanüstü hal uygulamasının sürüph sürmeyeceği konusunda ise şunları söyledi:

“Her şey yüzde 100 kontrol altında değil. Cezaevinden dışarıya rahatlıkla tweet atanlar oluyor. Yurtdışına kaçmış olanlar ayrı… Demek ki yeterli kontrol yok… Onlara yönelik bu ülkenin istihbaratı daha yoğun bir çalışmanın içine girmeli. İktidar kendine göre terörle mücadeleyi sürdürürken karşı kesim de boş durmuyor. Bunu kendileri için bir ölüm kalım meselesi gibi görüyorlar. Bitişin ifadesi bu… Bazıları kalkıyor ne diyor? ‘OHAL kalksın.’ OHAL şu an hemen niye kalksın?… Biz ilk iktidara geldiğimizde bir ay içerisinde o zamanki OHAL’i kaldırmıştık. Ama o dönemdeki farklı bir OHAL idi. O zamanki OHAL, bölgede adeta hayatı durdurmuştu. Şu anda ülkemizde hayat durmuş değil. Herkes işine, gücüne, her şeyine rahatlıkla gidiyor, geliyor. 17-25 Aralık’taki darbe girişimleri başarısız olanların 15 Temmuz’daki darbe girişimlerinin de püskürtülmesi, kendilerini adeta deliye çevirdi. Bizler bu tür girişimlere karşı, tüm kurum ve kuruluşlarımızla, milletçe çok kararlı bir duruş sergilemeliyiz. Bu millet 15 Temmuz’da dünyaya ölümüne demokrasi dersi verdi. Şu anda da bunun hazımsızlığı içerisindeler. Şimdi bunların sığındıkları bir teori var: ‘Darbeler başarılı olamazsa suikastler dönemi başlar’ teorisi… Fatih yavrumuz belki de bu suikastlerden biri oldu… Daha farklı isimleri de hedef alabilirler. Dikkatli olmak lazım. Ama bizler, şehadete inanmış insanlarız. Ölüm, er veya geç, mukadder. Bir gün ayağınız taşa takılır, öyle de gidebilirsiniz, şehit de olabilirsiniz. Aile, Fatih’in cenazesini öğle namazını müteakip planlamıştı. İkindiden sonra olursa, benim de iştirak edebileceğimi söyledim. Ağabeyi, “Benim Cumhurbaşkanım madem buraya gelmek istiyor, ikindiden sonra kaldıralım, gerekirse ben de şehit olmaya hazırım” diyor. Duygulandım. Babasıyla konuşuyorum, o da son derece vakur. Mesele bu… Bu insanlar oldukça Allah’ın izniyle hiç kimse bu milletin önünde duramaz!”