Erdoğan'dan saldırılara ilişkin Ergenekon vurgusu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na yönelik saldırılara ilişkin olarak, ''Ciddi bilgiler var, tespitler var'' dedi ve Ankara'daki saldılarla ilgili 'Ergenekon' benzetmesi yaptı.

20 Mart 2013 Çarşamba, 10:25
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırılara ilişkin, ''Tüm sivil toplum kuruluşlarıyla tüm medya kuruluşlarıyla bu sürece sahip çıkmak ve bu tür birkaç tane densiz, birkaç tane iradesini bir yerlere teslim etmiş taşeronlara biz bu süreci asla bırakmayız. Artık ortada güçlü bir irade vardır. Ortada güçlü bir AKP iktidarı vardır ve bu yola da aynı kararlılıkla devam edeceğimizi söylemek isterim'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırıları gerçekleştirilenlerin eşkallerinin belirlendiğini ve bu kişilerin en kısa zamanda yakalanacağını bildirdi. AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırıların; demokrasiye, çözüm sürecine, milli iradeye ve kardeşliğe yapılmış saldırılar olduğunu söyledi.

Erdoğan, AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırılarla ilgili, ''Biz bunların hiçbirine pabuç bırakmayacağız. Geri durmak, geri adım atmak veya bu süreci ertelemek böyle bir düşünce söz konusu değildir. Kararlılıkla biz yine bu yolda yolumuza devam edeceğiz'' dedi

''Benim buradan ülkeme en önemli mesajım şudur. Bütün STK'larla, bütün medya kuruluşlarıyla bu sürece sahip çıkmak ve bu tür birkaç tane densiz, birkaç tane iradesini bir yerlere teslim etmiş taşerona, biz bu süreci asla bırakmayız. Artık ortada güçlü bir irade vardır. Ortada güçlü bir AKP iktidarı vardır. Ve bu yola da aynı kararlılıkla devam edeceğimizi söylemek isterim'' dedi.

''Benim buradan ülkeme en önemli mesajım şudur. Bütün STK'larla, bütün medya kuruluşlarıyla bu sürece sahip çıkmak ve bu tür birkaç tane densiz, birkaç tane iradesini bir yerlere teslim etmiş taşerona, biz bu süreci asla bırakmayız. Artık ortada güçlü bir irade vardır. Ortada güçlü bir AKP iktidarı vardır. Ve bu yola da aynı kararlılıkla devam edeceğimizi söylemek isterim'' dedi.

"Ergenekon vurgusu"

Danimarka'da gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, Ankara'da Adalet Bakanlığı ve AKP Genel Merkezi'ne düzenlenen saldırılarla ilgili 'Ergenekon' vurgusu yaptı.

Başbakan Erdoğan, "Olayın bir başka noktası Ergenekon ile olan bağlantısıdır. Geçmişte de bunun benzerleri olmuştur. Türkiye ne zaman bir yola girse derin devlet tipi Ergenekon tipi bağlantılar ortaya çıkmış ve buna benzer eylemler olmuştur. Şu andaki eylemde bunun bir benzeridir." dedi.

 

Başbakan Erdoğan Hollanda'da

Erdoğan Denimarka'dan sonra  Hollanda'ya gitti. Erdoğan;Schiphol Havalimanı'nda Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan, Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi Jan Paul Dirkse ve Hollanda Dışişleri Bakanlığı Protokol Şefi Jan Bijl de Vroe ile öteki ilgililer karşıladı.

Başbakan Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AKP Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın, Başbakan Erdoğan'ın dış politika danışmanı Büyükelçi Ahmet Necati Bigalı, AKP Milletvekili Cevdet Erdöl de Hollanda'ya geldi.

 

Başbakan Erdoğan Danimarka'da

Başbakan Erdoğan, Türk veDanimarka firmalarının temsilcilerinin yer aldığı Üstyönetici (CEO) Forumu'na katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, dün akşam AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığına yapılan saldırıları ''alçakça'' niteleyerek kınadığını bildirdi.

Başbakan Erdoğan, ''Son derece kritik, son derece hassas bir süreçten geçerken yapılan bu saldırılar çok açık şekilde, demokrasiye, çözüm sürecine, milli iradeye ve kardeşliğimize yapılmış saldırılardır. Terör kimi, nereyi hedef alırsa alsın elbette kötüdür ancak bir siyasi partiyi, demokrasinin, millet iradesinin, çok sesliliğin en önemli unsurunu hedef almak takdir edersiniz ki çok daha kötüdür'' diye konuştu.

Saldırıların demokratikleşme ve çözüm süreci noktasında, ne kadar doğru bir yolda olduklarını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, ''Kardeşlikten, demokrasiden, hukuktan rahatsız olan tüm bu çevrelere rağmen yolumuza kararlılıkla yürüyeceğiz. Türkiye son 10 yılda demokrasi, hukuk ve kardeşlik üzerinde büyüdü ve demokrasi ile ekonomiyi atbaşı götürmek suretiyle bugünlere ulaştı, inşallah böylece de büyümeye devam edecek'' görüşünü dile getirdi.

5 milyar dolar ticaret hacmi hedefi


Bugün Kopenhag'da Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile hem ikili hem de heyetler arası ''dolu dolu ve çok verimli'' görüşmeleri olduğunu anımsatan Erdoğan, toplantılarda Türkiye-Danimarka ilişkilerini etraflıca ele aldıklarını kaydetti.

Bu çerçevede iki ülkenin ileriye dönük ortak bir vizyona sahip olduklarını memnuniyetle öğrendiklerini anlatan Erdoğan, geleceğe yönelik kararlı adımlar atmaya karar verdiklerini de ifade etti.

Türkiye'nin kayıtlarına göre iki ülke arasındaki ilişkilerin 14 Ekim 1756 tarihinde Sultan 2. Osman ile Kral 5. Frederick arasında imzalanan dostluk ve ticaret antlaşmasına dayandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bugün burada bulunan Türk ve Danimarkalı iş adamlarımızın toplantıya gösterdiği yüksek ilgi ve sergilenen etkileyici tablo, aynı iradenin aradan geçen 250 yılı aşkın sürede artarak devam ettiğini gösteriyor. Otuz kadar iş adamımızla buradayız. Yıllık cirolarına baktığımız zaman toplamda 80 milyar dolar gibi rakam ortaya çıkıyor. Çalıştırdıkları, istihdam ettikleri insana baktığımız zamanda 300 bin civarında insan istihdam ediyorlar.

Bugün Danimarka'da yaşayan 65 bin vatandaşımız ilişkilerimizi çok daha güçlü hale getiren bir diğer önemli unsur. Takdir edersiniz ki 250 yılı aşkın bir işbirliği geçmişine, 65 bin Türkiye vatandaşına, AB başta olmak üzere ortak vizyonumuza rağmen ekonomik ilişkilerde henüz arzu ettiğimiz konumda değiliz. İkili ticaret hacmimiz 2012 yılı sonu itibarıyla 1.7 milyar dolar. Bunu şimdi aşmamız gerekiyor. Bugün değerli mevkidaşımla bunları konuştuk. Kendileri ihracatta yüzde 51 artırmayı hedeflediklerini, bizler de '2015 yılı sonu itibarıyla bunu ticaret hacmi olarak 5 milyar dolara çıkaralım' dedik. Ve bu irade eğer biz siyasetçilerde varsa bunu iş adamlarımızı da teşvik etmek suretiyle bu adımı atarsak ben inanıyorum ki bu salondaki irade 5 milyar doları 2015 sonu itibarıyla gerçekleştirir.''

Bu fikre gönülden inandığını ve bunu başarmamak için hiçbir neden olmadığını belirten Erdoğan, iki ülkenin ileri teknolojide belli mesafeyi katetmiş ülkeler olduğunu ve bunun başarılabileceğini vurguladı.

Başbakan Erdoğan, Türkiye ve Danimarka'nın pek çok ülkeyi derinden sarsan ekonomik ve mali krizden en az etkilenen ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin AB süreci


''Bölgemizde önemli çalkantıların yaşandığı, önemli belirsizliklerin olduğu bir süreçte dirençli ekonomilerimizi işbirliği yolunda daha fazla seferber etmemizin gerektiği açıkça ortadadır'' diyen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin coğrafi avantajları, yatırım, altyapı ve ulaşım imkanları, iç piyasa büyüklüğü, genç, nitelikli iş gücü ile küresel sermaye için önemli bir cazibe merkezi olduğunu belirtti.

Türkiye ve Danimarka ekonomilerinin kapasiteleri dikkate alındığında her iki ülke yatırımcıları için özellikle enerji, ilaç endüstrisi, tarım ve müteahhitlik alanlarında önemli, değerlendirilmesi gereken işbirliği imkanlarının olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Ayrıca Türkiye'nin müteahhitlik deneyiminden Danimarkalı iş adamlarının üçüncü ülkelerde ziyadesiyle yararlanabilmeleri mümkün'' diye konuştu.

Müteahhitlik sektöründe Türkiye'nin Çin'den sonra ikinci ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan,

"Öyleyse bu adımı müşterek olarak atma imkanımız da olabilir. Ortadoğu'ya, Asya'ya, hatta Afrika'ya, Balkanlar'a açılma noktasında Türkiye'den önemli bir merkez olarak yararlanabilmenin mümkün olduğunu hatırlatmak isterim'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin AB sürecine verdiği destekten dolayı Danimarka'ya teşekkür eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''İçinden geçtiğimiz süreçte Türkiye'nin AB'ye üyeliği gerçekten hayati derecede önem arz ediyor. Küresel finans krizinin en ağır şekilde seyrettiği Avrupa'da Türkiye dirençli bir ekonomi olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin genç ve dinamik iş gücü, Türkiye'nin her alandaki o büyük potansiyeli Avrupa ekonomisinin mevcut gücüne daha fazla bir güç katmaya özellikle muktedirdir. Bunun yanında dünyanın değişik bölgelerinde ayrımcılığın, ırkçılığın, hoşgörüsüzlüğün ve tahammülsüzlüğün tehlikeli şekilde tırmanmaya devam ettiğini de görüyoruz. Türkiye'nin AB'ye üyeliği, ekonomik getirisi kadar ırkçılığa, ayrımcılığa, hoşgörüsüzlüğe de anlamlı bir cevap olacaktır. Şunu üzülerek ifade etmek durumundayım, küreselleşmenin her boyutuyla dünyayı küçülttüğü bir çağda yaşıyoruz. Kitle iletişim araçlarının hayatlarımızın her alanına girdiği ve dünyamızı haberle, bilgiyle şekillendirdiği bir süreçten geçiyoruz. Doğru haber ve bilginin toplumları daha da aydınlatması, ön yargıları ortadan kaldırması beklenirken maalesef bunun tersinin de zaman zaman gerçekleştiğini görüyoruz. Bilgiye ve habere ulaşmak bu kadar kolayken bakıyorsunuz toplumlar arasında, kültürler arasında ön yargılar daha da çoğalıyor, uçurumlar daha da derinleşiyor. Dünya küreselleştikçe, küçük bir köye dönüştükçe maalesef insanların birbirinden daha uzaklaştığına, birbirine daha da yabancılaştığına şahit oluyoruz.''

''Medeniyetler İttifakı'' süreci

Toplumların görüşmesine engel olmak için birilerinin araya duvarlar ördüğüne dikkati çeken Erdoğan, ''Bariyerler koyuyorlar, engelleri derinleştiriyorlar. Bununla bir dünya aydınlatılabilir mi veya barışın egemen olduğu bir dünya inşa edilebilir mi?'' diye sordu. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Yüzyıllar boyunca çok kültürlülüğü, birlikte yaşam tecrübesini farklılıklarla hoşgörüyü en iyi şekilde harmanlamış Türkiye'nin AB'ye üye olması dünyada yükselen bu türden tehditlere karşı da bir sigorta olacaktır. İspanya ile başlatmış olduğumuz Medeniyetler İttifakı süreci aslında bunun en önemli ispatıdır. Şu anda 140'a varan ülke ve uluslararası kurumla Medeniyetler İttifakı çok ciddi bir güce ulaşmıştır. Bu gücü medeniyetler çatışması ile tehdit etmek kimsenin karına değildir. Danimarka'dan Türkiye'nin AB üyeliğini bu perspektiften de ele alarak daha güçlü şekilde desteklemesini bekliyoruz. Bu sürecin öncülüğünü bugüne kadar iş adamlarımız yaptı. Bundan sonra da iş adamlarının öncü bir rol üstlenmelerini, ikili ilişkileri özellikle sektörel bazda üstlenmelerini, ikili iş birliğini, ortaklığı daha üst seviyelere taşımalarını rica ediyoruz.''

Erdoğan, iş formunun ve ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkinin temellerini sağlamlaştırması temennisinde de bulundu.