Ergenekon'da 3 tahliye

''Ergenekon'' davasının 11 aydır tutuklu bulunan sanıkları Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut, Gazeteci-Yazar Vedat Yenerer ve emekli Astsubay Orhan Tunç'un tahliyesine karar verildi. Gazeteci Yenerer, ''Benim hayatımdan 11 ay aldılar. Çalanların sırtından ceketlerini alana kadar hukuk mücadelem devam edecektir'' dedi.

23 Ocak 2009 Cuma, 18:37
Abone Ol google-news

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Köksal Şengün alınan kararları açıkladı. Başkan Şengün, mevcut delil durumu, tutuklulukta geçirilen süre ve suç vasfının değişme ihtimalini dikkate alarak tutuklu sanıklardan Muammer Karabulut, Vedat Yenerer ve Orhan Tunç'un tahliyelerine karar verildiğini belirtti.

Mahkeme, bu sanıklara yurt dışına çıkış yasağı konulmasını karara bağladı. Karabalut, Yenerer ve Tunç, 26 Şubat 2008 tarihinde tutuklanmışlardı. Mahkeme heyeti duruşmayı 26 Ocak Pazartesi saat 09.30'a erteledi.


‘Terör örgütü’ ibaresi kullanılmayacak

Ergenekon davasının dünkü duruşmasında mahkeme heyeti “Ergenekon Terör Örgütü”nün varlığının ancak yargılama sonucunda açığa kavuşacağından hareketle, örgütün var olduğu yönündeki ifadeler yerine “iddia olunan” tabirinin kullanılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan girişimlerde bulunmasının istenmesine karar verdi. Mahkeme bu kararını, tutuklu sanık avukat Kemal Kerinçsiz’in, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün internet sitesinde “Ergenekon Terör Örgütü” ve kısaltması olarak da “ETÖ” ibarelerinin kullanılmasına ilişkin suç duyurusunda bulunulmasını talebini değerlendirdikten sonra verdi. Mahkeme Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılarak Emniyet Genel Müdürlüğü resmi internet sitesi, yazılı ve görsel basın-yayın organları ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı nezdinde gerekli yasal girişimlerin yapılmasının istenmesini istedi.

Mahkeme ayrıca TRT genel müdürlüğüne yazı yazılarak TRT2’de yayınlanan Tuncay Güney'le ilgili programın CD’lerinin istenmesine karar verdi.

 

Cezaevinden ayrıldılar

''Ergenekon'' davası kapsamında tutuklu bulunan ve bugün tahliyelerine karar verilen Muammer Karabulut, Vedat Yenerer ve Orhan Tunç cezaevinden ayrıldı. Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından bir araçla Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin çıkışına bırakılan gazeteci Vedat Yenerer, emekli astsubay Orhan Tunç ve Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut, yakınlarının ''Türkiye sizinle gurur duyuyor'' sloganıyla karşılandı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yenerer, tahliyeyi ''gecikmiş bir karar'' olarak nitelendirdi.

Yenerer, ''Biz utanmıyoruz. Bize bu kirli oyunu oynayanlar utansınlar. İçimizdeki Atatürk sevgisini, içimizdeki vatan sevgisini, üniter yapıya, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne olan inancımızı değiştirmeye, bize bu oyunu oynayanların yedi sülalesinin gücü yetmez'' dedi. ''Biz tahliye olduk, ama kalbimiz içeride kaldı'' şeklinde konuşan Yenerer, ''çok değerli, trafik cezası bile almamış tertemiz insanların cezaevinde olduklarını'' söyledi.
''Bu insanların alçakça suçlandıklarını'' savunan Yenerer, ''Yüce Türk adaletine güveniyoruz. Biraz gecikmiş de olsa hak yerini buldu, ama bundan sonraki mücadelemiz devam edecek. Ben mahkemede bir şey söyledim; benim hayatımdan 11 ay aldılar, yakınlarımdan, ailemden sevdiklerimden 11 ay çaldılar. Çalanların sırtından ceketlerini alana kadar hukuk mücadelem devam edecektir'' diye konuştu.

Orhan Tunç da ''İçerideki kahramanlar çok mutlular. Hiçbir sıkıntıları yok. Çok sevindiler biz çıktık diye'' şeklinde konuştu. ''Hırsızlık, arsızlık'' yapmadığını, ''Önce vatan'' dediğini ve bu nedenle ceza evine girdiğini söyleyen Tunç, ''Cumhuriyet savaşçıları'' olduklarını, ''Mustafa Kemal'in ilke ve inkılaplarıyla Türkiye'nin bütünlüğünü düşünmekten başka bir şey yapmadıklarını'' anlattı. Tunç, ''11 aydan beri kendilerini suçlayanları, her türlü iftirayı atanları Allah'a havale ettiğini'' söyledi.

Muammer Karabulut da Antalya'da gözaltına alındığını, İstanbul'da çıkan ''lobi'' belgesi nedeniyle suçlandığını belirterek, 12 duruşmalık bir hukuk mücadelesinden sonra iddia makamının da bu durumu kabul ettiğini kaydetti.

Tahliyesinde bunun etkili olduğunu düşündüğünü belirten Karabulut, ''Ama 11 ay boyunca neden tutuklandığımı bilmiyorum. Şunu biliyorum; Ergenekon davası ya da uydurması açıkça Türk milletini esir almak için yapılmıştır. Ben de burada Türk Milleti adına esirdim'' dedi.