Fed filmi başa sarıyor

ABD’de faiz artışı, ekonomik durgunluk ve yüksek borç oranları nedeniyle 2007’de olduğu gibi yeni bir kriz dalgasına yol açabilir.

14 Aralık 2015 Pazartesi, 21:33
Abone Ol google-news

Kurtarıcı değil

2008 küresel krizinin başlangıcına baktığımızda, ilk emareler Bear Stearns’in batışıyla görüldü. Art arda gelen iflasların ardından finans devi Lehman Brothers, 25 Eylül 2008’de batan 13. banka oldu. Küresel kriz de bu tarihte tam olarak patlak vermiş oldu. ABD’nin destekleme paketleri finansal sektörü rahatlatsa da kriz, ABD ile sınırlı kalmadı. Firma iflaslarından devlet iflaslarına geçildi. Avrupa’da kamu borcu, yüksek bütçe açığı ve işsizlik sorunları oluştu.

Dağ gibi borç

Öte yandan faizlerin yükselmesiyle birlikte gelişen ekonomiler için işler daha da zorlaşacak. Kendi ülkesindeki sıfır dolayındaki faiz ve sıfıra yakın risk yerine, yüksek reel faiz ve yüksek riski tercih eden yabancı yatırımcı, Fed’in faiz artırımlarına başlamasıyla birlikte düşük riskli ortama dönmeyi tercih edecek ve Türkiye gibi riskli ülkelerden çıkacak. Böylece bu ülkeler dağ gibi borçla baş başa kalmış olacak.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

ABD Merkez Bankası’nın (Fed), yaklaşık son 10 yıldır ilk kez faiz artırması beklenen Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı bugün başlayacak. Fed, küresel krizin başlangıcı olarak kabul edilen 2008’den 2014’ün son çeyreğine kadar parasal genişleme politikası uyguladı. Başta Fed olmak üzere pek çok banka tarihte görülmemiş şekilde koordineli bir biçimde faizleri düşürdü. Tahvil alım programlarıyla piyasalar rahatlatılmaya çalışıldı. Ancak parasal genişleme, ekonomi içinde verimsizliklere, yanlış kaynak dağıtımına yol açtı.

Amerika’da 2007-2008 krizinden önceki bütün problemlerin nedeni de buydu. Fed, 2000 yılında yüzde 6.5 oranında olan faiz oranını 2001’in başında yüzde 6’ya, 2004’e kadar da yüzde 1’e düşürdü. 2004’ten 2007’ye kadar faizleri yeniden yükselterek 5.25’e çeken Fed, krizden bu yana da faizleri yüzde 0.25 düzeyinde tutuyor.

Özetle 2000’lerin başında da ABD çok düşük faizlerle ekonomiyi yürüttü. ABD’de para hacminin yüksek olması nedeniyle, bazı finansal kuruluşlar kredibilitesi zayıf olan kişilere de mortgage kredisi vererek, geri dönüşü riskli bir mali yapıya girdiler. Artan faizlerle birlikte kredilerin geri dönüşümü zora girince yatırım bankaları ve ABD mortgage piyasası için de çanlar çalmaya başladı.

Şimdi de benzer bir senaryo yaşanıyor. Geçen hafta cuma günü ABD’li yatırım fonu Third Avenue tasfiye kararı aldı. Third Avenue, yüksek getirili ancak temerrüde düşme riski yüksek çöp bonolar arasında değerlendiriliyor.

2007’ye dönüş

Fonun yatırımcılarının aylarca paralarını geri alamayacağı söyleniyor. Ancak asıl korku bu durumun diğer hedge fonlarına da yayılma ihtimali. Krizden bu yana yüksek getirili fonların miktarı ikiye katlandı. Bunun nedeni düşük faiz nedeniyle güvenli yatırımların getirisinin çok az olması. Şimdi ise yatırımcılar tek seferde bu fonlardan paralarını çekerse ne olacağı bilinmiyor.

Çoğu hedge fon şirketi borçlarını geri ödeyememe riskiyle karşı karşıya ve bu 2008 krizinden bu yana ilk kez görülüyor. Dolayısıyla piyasalarda 2007’dekine benzer bir durum yaşanacağı endişesi var. 2007’de de Fransa’nın en büyük bankası BNP Paribas, ABD’deki yatırım bankaları ve aracı kurumlarda olan yatırımlarını durdurmuş ve geri çağırmıştı.

İki büyük zorluk

Parasal genişleme uygulaması sonucunda Fed’in bilanço büyüklüğü yaklaşık 900 milyar dolar düzeyinden 4.5 trilyon dolar düzeyine yükseldi. Yani bankanın kriz öncesine göre yaklaşık beş katı daha büyük bir bilançosu var.

Bu büyüklükteki bir bilançoyla faizleri nasıl kontrol edeceği ise belirsiz. Fed, bu kadar büyük bir likiditenin fiyatına istediği gibi alt sınır koyamayabilir.

İkinci büyük zorluk dünyanın geri kalanı bütünüyle büyüyemezken ABD ekonomisinin tek başına büyüyor olması. ABD ekonomisi hızlı toparlanma sürecine devam etse de dünyanın geri kalanı için durum hiç de öyle değil.

Çin, Avrupa ve Japonya’da ivme kaybı sürüyor. Düşen emtia fiyatları dünya ekonomisinde durgunluğun daha da derinleşeceğinin sinyalini veriyor. Bu da ABD ekonomisinin kendi başına büyümeyi sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda soru işaretlerini artırıyor. Eğer dünya ekonomisi yine karaya oturursa Fed’in faiz indirimi için alanı 2008 kriziyle kıyaslanamayacak kadar dar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN