Gazzeli yaralılar Türkiye'de

İsrail'in düzenlediği saldırılarda yaralanan Filistinlilerin tedavilerinin gerçekleştirilmesi için Mısır'a gönderilen ambulans uçak, 10 yaralı ve refakatçileri ile birlikte Ankara'ya getirildi. Durumu ağır olan yaralılar, Bilkent Atatürk Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıları karşılayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hemen hemen tüm yaralıların çok ağır ruhsal travma içerisinde olduğunu belirtti.

13 Ocak 2009 Salı, 08:00
Abone Ol google-news

İsrail saldırılarında yaralanan Filistinliler için Mısır'a gönderilen ambulans uçak, Gazze'li 10 yaralı ve refakatçileri ile birlikte Ankara'ya geldi.

TİKA'nın koordinasyonu ile Gazze'den getirilen yaralılarla refakatçilerini taşıyan uçak saat 06.30'da Ankara Esenboğa Havalimanı'na indi. Yaralılara ilk müdahaleyi uçak ile bölgeye giden Sağlık Bakanlığı ile Türk Kızılayı doktor ve hemşireler tarafından yapıldı.

Durumu ağır olan yaralılar Esenboğa Havalimanı'nda hazır bekletilen ambulanslarla Bilkent Atatürk Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılar ortopedi, genel cerrahi ve yanık servislerinde tedavi altına alındı.

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Metin Doğan, hastanedeki 10 yaralının ağırlıklı olarak ortopedi servisine alındığını, bir yaralının ise yanık sorunu bulunduğunu belirterek, bazılarının tedavilerinin de genel cerrahi servisinde yapılacağını belirtti.

 

Sağlık Bakanı Akdağ'ın açıklamaları

Tedavi için Türkiye'ye getirilen yaralıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret eden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, buradan ayrılırken yaptığı açıklamada, bunu bir insanlık hizmeti olarak gördüklerini söyledi.

Hastanede ağır yaralıların yanı sıra durumları nispeten daha hafiflerin de bulunduğunu ifade eden Akdağ, ''Ama istisnasız bütün yaralılar çok ağır biçimde ruhsal bir travma içerisindeler. Bu aslında Gazze'de meydana gelen olayların boyutunu çok net biçimde gösteriyor. Biz hekimiz. Hayatımız boyunca çok ağır hastalar, yaralılar gördük. Ama böyle 10 yaralının 10'unun da çok ağır bir ruhsal travma içinde olduğu duruma ilk kez rastlıyorum'' diye konuştu.

Bu gibi bir durumda insanların ruhsal travma geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu ama bu hastaların çok büyük bir travma içinde olduklarını kaydeden Akdağ, şunları söyledi:
''Sadece fiziksel, bedensel olarak gerekli tedavilerin yapılması, ihtiyaçların görülmesi değil, bu ruhsal travmanın da rehabilitasyonu için öyle görünüyor ki çok ciddi gayret sarf etmek lazım. 10 yaralının ruhsal travması veya diğer tedavileri için bu kadar emek gerekiyorsa Gazze'de geride kalan ve binlerle ifade edilebilecek yaralıların ne kadar zor bir durumda olduğunu bir kere daha insanlığın, BM'nin ve ilgili örgütlerin dikkatine sunuyorum.''

Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) daha aktif rol alma çağrısı yapan Akdağ, saldırıların ikinci günü görüştüğü, örgütün Avrupa Bölge Direktörü'ne üst düzey alakası için teşekkür etti.
Gazze'ye Türkiye'nin tıbbi ve insani yardımlarının DSÖ'nün de çabalarıyla yapılabildiğini anlatan Akdağ, ''Bundan sonra da hem yaralıların getirilmesi için hem de tıbbi yardım hususunda çok yüksek düzeyde bir hazırlığımız var. Ama gelin görün ki bir açık hava sahası niteliğinde olan Gazze'ye giriş çıkış imkanı çok sınırlı'' dedi.

İlk gönderilen tıbbi yardım malzemelerinin Gazze'ye girişi sırasında Türk görevlilerin günlerce Telaviv'de beklediklerini kaydeden Akdağ, Türkiye büyükelçisinin burada büyük çaba harcamak zorunda kaldığını anlattı. Akdağ, şunları kaydetti:
''(Haydi bu malzemeleri artık içeriye sokabilirsiniz) dendiği andan itibaren bile arkadaşlarımız bir TIR ile birlikte sınırda 17 saat boyunca bir gayretin içinde oldular. Şuna işaret etmek istiyorum, gerçekten dünyanın artık bu işe bir 'dur' demesi lazım. Bu bir saldırıdan öte, bir insanlık ayıbı olarak bugün ortada. Buna hiç birimiz tahammül edemiyoruz. Hepimiz aynı duygular içindeyiz. Çocuğu, eşi, ailesi, insan sevgisi olan hiç kimsenin buna kayıtsız kalması düşünülemez.''

''Yaralılarla konuşma imkanınız oldu mu?'' sorusu üzerine Akdağ, ''Tabii... Sayın Başbakanımız bir ikisi hariç, yaralıların hepsiyle çok sıcak bir biçimde konuştu, sohbet ettiler. Hepsi çok memnun'' dedi.

Kendisine, yaralılarla yakınlarının hastanede kayıt için isimleri sorulduğunda tedirgin olduklarının aktarıldığını belirten Akdağ, ''Öyle bir güvensizlik var. Ama şu anda çok mutlular. Hepsi şükran duygusu içindeler. Ama biz bunun bir insanlık görevi olduğunu kendilerine ifade ediyoruz'' diye konuştu.

''Yeni yaralıların gelip gelmeyeceği'' sorusu üzerine de Akdağ, ''Biz Sağlık Bakanlığı olarak böyle yüzlerce hasta alabilecek durumdayız. Yeter ki Mısır üzerinden bu hastaların gelmesine imkan tanınsın'' şeklinde konuştu.

40 kişi taşıyabilecek bir uçağın bunun için hazır olduğunu bildiren Akdağ, yaralıların çıkışlarına izin verilmesi durumunda günde en az bir kez bu uçağın Türkiye'ye getirilip götürülebileceğini belirtti.

''Fosfor bombasıyla yaralanan yaralı olup olmadığı''nın sorulması üzerine de Akdağ, ''Yanıklar var. Arkadaşlar bu yanıkların önemli bir bölümünün kimyasal yanık olabileceği düşüncesiyle hareket ediyorlar. Bu işi çok iyi bilen uzmanlarla tekrar konsülte edebilecekler. Bunların sonucunda raporlar tanzim edildikten sonra açıklama yapılır'' diye konuştu.