Gelecekte politikaları ‘yaratıcılık’ ve ‘kültürlerarası yetkinlik’ belirleyecek

İngiltere, Türkiye dahil 4 ülkede 400 kişinin dahil olduğu bir araştırma yürüttü. Sonucunda “Yaratıcı Platformlar - Kültürlerarası Diyalog Yolunda Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı rapor yayımlandı.

17 Şubat 2020 Pazartesi, 02:00
Gelecekte politikaları ‘yaratıcılık’ ve ‘kültürlerarası yetkinlik’ belirleyecek
Abone Ol google-news

20. yüzyılın politikalarını petrolün belirlediği bir gerçek. Peki, bu 100 yıl içerisinde biteceği konuşulan petrolün yerini ne alacak? Konunun uzmanları, 21. yüzyılda politikaları “yaratıcılığın” belirleyeceğini iddia ediyor. Hatta, Arap ülkeleri de petrolden sonrası için “yaratıcılık” konusunda planlarını yapmaya başlamış. Geleceğin 10 yetkinliği arasında “yaratıcılık” ve “kültürlerarası yetkinlik” ilk beşte.

İngiltere de Avrupa Birliği’nden (AB) çıkmadan önce bu konuda Türkiye dahil 4 ülkede çalışmalar yürüttü. “Connect for Creativity” isimli proje kapsamında 400’ün üzerinde kişi ile yapılan “Yaratıcı Platformlar - Kültürlerarası Diyalog Yolunda Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı araştırmanın raporu geçen günlerde yayımlandı.

Kültürlerarası diyaloğu anlamak, daha önce hiç olmadığı kadar önem kazanıyor. Yaratıcı platformların, bu konuya etkin ve stratejik bir şekilde eğilme potansiyelinin daha iyi anlaşılmaya başlanması, gelecekte bunu destekleyecek ve mümkün kılacak koşullara odaklanılmasını sağlıyor. “Yaratıcı Platformlar - Kültürlerarası Diyalog Yolunda Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı araştırma raporu, bulguları ile bu alana ışık tutarken aynı zamanda gelecekte kurulacak işbirliği fırsatlarının en iyi şekilde nasıl değerlendirilebileceğini de düşünmeye teşvik etmeyi hedefliyor.

UNESCO’nun tanımına göre kültürlerarası diyalog, “Kültürel olarak birbirlerinden farklı kişiler ya da gruplar arasında yapıcı ve olumlu etkileşimi” ifade ediyor. Bu diyalog, yerel ya da uluslararası düzeyde de kurulabiliyor. British Council aracılığıyla yürütülen çalışmalarda amaç, Türkiye’nin imajını AB üyesi ülkeler arasında, AB’nin imajını da Türkiye’de düzeltmek. “Connect for Creativity” projesi de “yaratıcı platformları” ve onların yaratıcı komitelerini bir araya getirerek kültürler arası diyaloğu güçlendirmeyi amaçlıyor. Dolayısıyla da toplumların daha iyi anlaşacağı, daha huzurlu ve birlik içinde yaşamasına katkı sağlanacağı düşünülüyor. 

Peki, “yaratıcı platform” ne demek? Projeyi ve çalışmaları konuşmak üzere British Council Sanat Müdürü Cansu Ataman Bilgiç ve ATÖLYE Proje Müdürü Emre Erbirer ile bir araya geldik. 

MAHALLEDEN DÜNYAYA...

“Yaratıcı platformlar” sorusuyla başlayalım. İngilizcesi “creative hub” olan “yaratıcı platformlar” aslında son 10 senede ön plana çıkan bir konsepti tanımlıyor. En büyük özellikleri farklı disiplinleri bir araya getirmesi. Ataman kısaca şöyle anlatıyor: “Yaratıcı platformdan kastımız, ATÖLYE de buna çok iyi bir örnek, fiziksel bir yapının içinde farklı disiplinden insanları bir araya getirmek. Yani daha önce birbiriyle çalışmayı düşünmeyen ya da birbiriyle çalışması öngörülmeyen disiplinlerin bir araya gelmesi.” Erbiner ise şu örneği veriyor: “Tasarım ve sosyoloji alanlarını ele alabiliriz. Tasarımcılar hep kendi disiplinlerinde kaldıkları zaman, aslında üretim yaptıkları alanda kullanıcıların alışkanlıkları, kültürü veya günlük hayattaki rutinleri üzerinden çok fazla bilgi sahibi olamıyorlar. Ama bu ‘yaratıcı platformun’ içerisinde sosyoloji alanında çalışan bir araştırmacı, sosyolog gibi karakterler olduğunda bire bir onlarla yan yana çalışıp onlardan bu alandaki uzmanlıkları konusunda destek alabiliyorlar. Böylece projeleri veya ürettikleri son kullanıcının ihtiyacına yönelik somut faydalar sunuyor.”

Ataman, “Yani, farklı disiplinleri bir araya getiriyor, birbiriyle işbirliği yapmasını sağlıyor, bunu yaparken farkında olmadan bir topluluk oluşturmuş oluyor. Önce ‘yaratıcı platform’ kendi içinde bir topluluk oluşturuyor, sonra bunu mahalleyle buluşturuyor, sonra şehir, ardından da uluslararası. Yani katman katman farklı disiplinler bir araya geliyor. Yunanistan’dan bir sanatçı İstanbul’a geldiğinde belki bir müzede ya da kültür sanat kurumunda çalışamaz ama ATÖLYE’ye gelip üye olarak çalışabilir” diyerek raporun çalışmalarına da değiniyor.

TÜRKİYE-AB İŞBİRLİĞİ

Çalışmalar Yunus Emre Enstitüsü tarafından yürütülen Türkiye-AB Kültürlerarası Diyalog programı dahilinde yapıldı. Proje kapsamında da Türkiye’den ATÖLYE ve Abdullah Gül Üniversitesi, Yunanistan’dan BIOS ve Sırbistan’dan Nova Iskra ortaklığıyla yürütüldü. Britanya’dan da Cardiff Üniversitesi Yaratıcı Ekonomi Ekibi işbirliğiyle rapor hazırlandı. Rapordaki bulgulara göre, yaratıcı platformların; yaratıcı ve dijital toplulukların geliştirilmesi ve bulundukları yerlerin ekonomilerinin büyümesinde giderek artan bir öneme sahip olduklarını açık bir şekilde kanıtladı. 

Araştırmaya katılanların yüzde 75’i, yaratıcı platformların kültürlerarası diyaloğa katkıda bulunduklarına ve bu diyaloğu geliştiren ve mümkün kılan ortamlar sağladıklarına inandıklarını ifade etti. Araştırmaya dahil olan dört ülkede, yaratıcı platformların etkileşimde olduğu ve kültürel çeşitlilik gösteren 38 farklı grup tespit edildi. Ankete katılan yaratıcı platformların ise 56 ülkeyle uluslararası bağlantıları olduğu ortaya çıktı. Bu bulgular doğrultusunda, kültürlerarası diyaloğun sadece yaratıcı platformlar ve üyeleri için değil, diğer ilgili paydaşlar, politika yapıcılar ve genel anlamda toplum için çeşitli faydalar doğurduğu da gözler önüne serildi.

21. YÜZYIL TABLOSU

Araştırma raporu ile ilgili British Council Türkiye Ülke Direktörü Cherry Gough, “Yaratıcı endüstriler son on yılda birçok ülkenin stratejik plânları içine girerek çok daha önemli bir konuma sahip olmaya başladı. Bu başarının arkasında yaratıcı platformların ve beraberinde geliştirdikleri yaratıcı toplulukların önemli bir konuma sahip olduğu kabul ediliyor. Yaratıcılık ve kültürlerarası çalışabilme yetkinliği, Institute for the Future (Gelecek Araştırmaları Enstitüsü) tarafından geleceğin işgücünün en önemli on becerisi arasında gösteriliyor. 21. yüzyılın en başarılı ekonomileri ve toplumları, refaha ve inovasyona yapacakları katkılardan ötürü en yaratıcı özellikleri taşıyanlar olacak” sözleriyle yaratıcı endüstrilerin önemini vurguladı. 

Araştırmanın tamamı, connectforcreativity.eu internet sitesinden incelenebilir.