Geri adım atmadılar

Yargılanan barış akademisyenleri ‘Barış çağrısı suçlanamaz’ dediler. Sekiz akademisyenin birleştirilen davası dün görülürken savunma yapan akademisyenler suçlamaları kabul etmedi, imzalarının arkasında olduklarını söylediler.

28 Şubat 2019 Perşembe, 21:59
Abone Ol google-news

Doğu ve Güneydoğu illerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı Barış Bildirisi’ni imzaladıkları için “terör örgütü propagandası” yapmak suçlamasıyla haklarında ayrı ayrı dava açılan sekiz akademisyenin dosyalarının birleştirilmesinin ardından dava dün görüldü.

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada yargılanan akademisyenler Tuna Altınel, Şemsa Özar, Elif Aysimi Duman, Gözde Durmuş, Gencer Özcan ve Mehmet Ozan Erözden katıldı. İki akademisyen ise iş durumları nedeniyle duruşmaya katılmadı.
Duruşmada savunma yapan Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Gözde Durmuş uzun yıllardır çocuk hakları alanında çalışmalar yaptığını ve Barış Bildirisi’ni çocukların barış ve şiddetsiz bir ortamda büyümeleri için imzaladığını belirterek, “Çalışmalarım dolayısıyla biliyorum ki şiddet çocukların potansiyellerini kullanmalarına engel oluyor ve iyileştirilmesi zor hasarlar yaratıyor. Çocuklarla herkes için barış istedim. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

‘Bilimsel sorumluluk’
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim görevlisi Elif Aysimi Duman, savunmasında, “İstanbul’daki rahat evlerimizden olanları izlemek dışında bir şey yapamamanın çaresizliğini internette gördüğüm barış akademisyenlerinin bildirisine barışın tekrar tesis edilmesi ve bölgede yaşayan sivil insanların daha fazla zarar görmemesi için hem vicdani hem de bilimsel bir sorumlukla imza attım. İmzaladığımız bu bildiri ifade özgürlüğü kapsamındadır. Suçlamaları kabul etmiyorum. Bu bildiriyi iddia edildiği gibi hiçbir terör örgütünün talimatıyla imzalamadım. Hiçbir koşulda terör içeren bir eylemi ya da örgütü desteklemem mümkün değildir” dedi.

Akademisyen Tuna Altınel ise “Barış Bildirisi’ni yalnızca imzalamadım. Onu düşündüm, hissettim, yaşadım. O metni ben yazdım. Her cümlesinin arkasındayım. Bu bağlamda şunu da belirtmek isterim. Hani bir laf vardır, sonda söyleneceği şimdiden söyleyeyim, denir. Türkiye’nin siyasi manzarası yakın gelecekte pek değişmeyeceği için o son büyük olasılıkla benim için de gelecek. Ben de o zaman söyleyeceğimi şimdiden söyleyeyim. Aleyhime kabul ettiğim, benim gözümde imzamı geri çekmeme denk olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını reddediyorum. Barış çağrısı suçlanamaz, ona hüküm verilemez” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti avukatların müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulması yönündeki talebini reddederek duruşmayı erteledi. 

ÖĞRENCİLER DESTEK VERDİ

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dayanışması, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde yargılanan akademisyenlere destek verdi. Burada grup adına basın açıklamasını Doç. Dr. Ahmet Tuna Altınel ve İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ekin Türkay okudu. Altınel, “Cezalar karşısında bizim sözümüz hâlâ aynı: Barış talebi yargılanamaz” derken, Türkay ise verilen hapis cezalarıyla ilgili olarak “Tüm baskılara rağmen teslim olmayıp ‘eğilmeden bükülmeden’ haklı mücadelelerine devam eden hocalarımızın yanında olmaktan gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.