Halkın Uyanış ve Şahlanışı

05 Haziran 2013 Çarşamba, 06:49
Abone Ol google-news


Halkın uyanışını ve Cumhuriyeti, aydınlanmayı koruma kararlılığını yakından ve biber gazı kokuları soluyarak, aralarında Beşiktaş’tan Taksim’e, Taksim’den Şişli’ye kilometrelerce yürüyerek izledim. Coşkulu, umutlu ve vakur idiler. Hiçbir olaya hiçbir taşkınlığa tanık olmadım. Türkiye’yi onların temsil ettiğine inandım ve kaygılarımdan büyük çapta sıyrıldım.

Yıllardır AKP iktidarının ve Tayyip Erdoğan’ın yarattığı kaosu, cepheleşmeyi, öfke, nefret, intikam atmosferini soluyoruz. TV’lerde çarpıtılmış yakın tarihimizi, ileri demokrasi masallarını, dönek solcuları, AKP’de demokrasi umudu gören yetmez ama evetçileri, kayıtsız şartsız iktidar yandaşlığı görevini üstlenmiş mide bulandıran konuşmacıları, güce teslim olmuş, bilime, müziğe karşı duran medreseci profesörleri dinliyoruz dün.
Cumhuriyeti çağdaşlıktan bilimin yol göstericiliğinden saptıran adım adım doğmaların egemenliği altına sokan, tüm ülkeyi türbanlaştırmayı amaçlayan bir iktidara karşı şahlanan ve asla teslim olmayacağını ispatlayan, tam bir dayanışma içinde uygarlığa, özgürlüğe doğru yürüyen bir halk topluluğu ile birlikte olmanın mutluluğunu yaşadım.
Evet, bu millet bütün ihanetlere karşın çağdaşlık bilincine, insan hakları, demokrasi bilincine sahip olduğunu göstermiş ve gericiliğin değil, ancak aklın bilimin uygarlığın, eşitliğin, özgürlüklerin, bağımsızlığın, emeğe saygının vesayetini kabul edebileceğini haykırmıştır.
Cumhuriyet mitinglerinden bu yana ilk kez güzel ve umut dolu bir gün yaşadık ve gelecek aydınlık günlere inandık. 31 Mayıs ve 1 Haziran 2013 umut günleri olmuştur. Bu umut sönmeyecektir.