‘Hikâyeniz varsa yazın!’

Celil Oker’in, hikâye anlatma sanatının inceliklerini gösterdiği kitabı Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu; genç yazar adayları için çok değerli bir kaynak.

03 Mayıs 2021 Pazartesi, 00:01
Abone Ol google-news

“İnsanoğlunun hikâye anlatıcılığını birçok hayati şeyden çok önce öğrendiğini biliyoruz. Yüz binlerce yıldan beri hikâye anlatıyoruz. Bu kadim ve şahane işi yapman için sana yardım etmeye niyetliyim. Birlikte çalışacağız. Çalışmamız bittiğinde eskisinden daha iyi hikâyeler anlatacağına eminim. Çünkü ‘yaratıcılık’ doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir.”

Yıllardır okumaya ve yazmaya meraklı öğrencilerime önerebileceğim bir kitabın eksikliğini Celil Oker giderdi: Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu.

Celil Oker ilk romanı Çıplak Ceset ile polisiye roman yarışmasında birincilik ödülü kazanmış ve ardından geniş okur kitlesinin dikkatini çekmişti. 2019’da vefat edinceye kadar romanlarının kahramanı dedektif Remzi Ünal’ın maceralarını anlattığı sekiz polisiye kitap yazdı. O, polisiye roman yazarlığının yanı sıra vefatına kadar Bilgi Üniversitesi’nde “Yaratıcı Yazarlık Teknikleri” dersini veren bir öğretim görevlisiydi.

Celil Oker’in yirmi yılı aşkın bir zaman diliminde üniversitede sürdürdüğü “Yaratıcı Yazarlık Teknikleri” dersine kaynak niteliğindeki “Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu” yazarlığa yeni başlayanlar için, yazar olmak isteyenler için bir oturuşta okunabilecek bir kitap.

Yazar, 12 bölümden oluşan kitabında genç yazar adaylarına, yazar olmak isteyenlere sohbet ediyormuş bir üslupta sesleniyor. Onlara hem önerilerde bulunuyor hem de onları yazma konusunda yüreklendiriyor. Özetle şunları vurguluyor:

“Yazar doğmak” diye bir şey yoktur.

a. Yazdığın zaman yazar olursun.

b. Yaratıcılık doğuştan gelmez. Çalışarak elde edersin bir şeyleri.

c. Yazılan her şey, tüm öyküler ya da romanlar kahramanın yolculuğunu anlatır.

d. Yolculuğun nereden başlayıp nereye varacağını bilmek için yol haritası çizmek gerekir.

e. Yol haritasının temelinde çatışma (İki insanın arasında ya da bir insanın kendi içinde) olmalıdır.

f. Bir anlatıda (öykü ya da roman) tek çatışmayla yetinilmemeli, çatışma çoğaltılmalıdır.


Yazı yolcuğunun haritası önemlidir.

a. Tüm öykülerde kahramanın bir çağrıya uyarak evden ayrılması, bilmediği dünyalara gidip çeşitli sınavlardan (deneyimlerden) geçmesi ve elde ettiği değerlerle eve dönüşü anlatılır.

b. Bu yolculuk bir başka deyişle olağan dünyadan olağanüstü dünyaya gitmeyi ve çeşitli aşamalardan geçip geri dönmeyi içerir.

c. Kahramanın karakteri (fiziksel-ruhsal), anlatının olay ya da durum oluşu ve yazarın üslubu bu yolculuğun yapı taşlarıdır.

Yazmak büyülü bir şeydir.

a. Yazar olmak istiyorsanız, yazacaksınız.

b. Yaratıcılık, işe yarayan bir yeniliktir. Anlatınız farklı ve özgün olmalıdır.

c. İnsanoğlunun en iyi bildiği şey, öykü anlatmadır. Sizin anlatacağınız daha önemlidir.

d. En basit bir yazma eylemi bile özen ister. Yazdıklarınızı ( anlatım ve yazım-noktalama yönlerinden ) gözden geçiriniz.

e. Kendiniz için ya da beğenilmek için yazıyor olabilirsiniz yazdıklarınızı kontrol etmelisiniz. Asla bildiklerinize güvenmeyiniz. Yazım kılavuzunu elden bırakmayınız.

Hikâye anlatma sanatının inceliklerinin gösterildiği kitap genç yazar adayları için çok değerli bir kılavuz.

Yazımızı saygıyla andığımız Celil Oker’in genç yazar adaylarına seslenişiyle bitirelim: “Anlatacak bir hikâyeniz varsa yazın!”

Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu / Celil Oker / Altın Kitaplar / 104 s.