"Hükümet, Türkiye'yi zora soktu"

Eski başbakanlardan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, ''Hükümetin şunu anlaması lazım. PKK burada çözümden yana değil, kavga, provoke etmeye çalışıyor. Çözüm niyetinde olsalardı, bu tür sahneler yaşanmazdı'' dedi.

24 Ekim 2009 Cumartesi, 13:25
Abone Ol google-news

Rize'nin Cayeli ilçesinde yurttaşlarla sohbet eden Mesut Yılmaz, Türkiye'nin her meselesinde olduğu gibi uzun yıllardır kanayan yarası olan Kürt sorununa çözüm bulmanın hükümetin öncelikli görevlerinden olduğunu söyledi.

Bu konuya eğilinmesini olumlu bulduğunu, ama meselenin baştan beri fevkalade kötü idare edildiğini öne süren Yılmaz, ''Devlette olması gereken eş güdüm yok. Bu konunun bütün yönlerine vakıf değilim. Önümüzdeki haftalar içinde mecliste görüşme yapılacak, daha geniş bilgi verilecek. Ama dışarıdan gördüğüm kadarıyla, mesele acemice götürülüyor. Hükümet eline yüzüne bulaştırdı. Bundan Türkiye adına endişe duyuyorum'' dedi.

Türk devletinin zaman içinde bazı yanlışlar yapmış olsa da bugün meseleyi çağdaş bir şekilde çözecek olgunluğa eriştiğini, toplumda belirli uzlaşı oluştuğunu ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

''Hükümetin tavrını, meseleyi çözecek şekilde görmüyorum. Bu konuda kaygı duyuyorum. Bir komedi oynanıyor. Hükümetin söylediği, bunların PKK'dan kaçarak geldiği. Ama gördüğümüz, bunların zafer işareti yaparak Türkiye'ye geldikleri. Bu konuda meclisle, halkla gerçekler paylaşılmalı. Gerçekler çarpıtılarak, manipule edilerek bir yere varılamaz. Şehit ailelerine de hak veriyorum. Son olaylar acılarını daha da artırdı. Onları anlamamak insanlık dışı. Hükümetin bu konuda teşhis hatası yaptığına inanıyorum. Hükümet şunu anlaması lazım. PKK burada çözüm değil, kavga, provoke etmeye çalışıyor. Çözüm niyetinde olsalardı, bu tür sahneler yaşanmazdı. Hükümetin teşhis hatasının devlete çok pahalıya mal olacağına inanıyorum.''

Mesut Yılmaz, Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılmasına yönelik protokol imzalanmasına ilişkin ise, ''Orada da yanlış yapıldı'' dedi.

Elbette Türkiye'nin komşularıyla iyi ilişkiler içinde olmasını, ulusal çıkarlarından taviz vermeden doğru adımların atılmasını desteklediklerini ifade eden Yılmaz, ''Öyle anlaşılıyor ki, Ermenistan ile atılan adımlar Azerbaycan ile koordine edilmemiş. Türkiye dünyadaki en yakın dostunu kaybetme noktasına geldi. Her iki açılımda da, hükümet Türkiye'yi zora soktu. Kaygım bunun daha da kötüye gitmesi'' diye konuştu.

Hükümetin meseleleri kamuoyunda tartışmadan, bilim çevrelerine danışmadan götürdüğünü ileri süren Yılmaz, ''Hükümetin genel olarak hükümet etme tavrı bu. Halka bilgi vermeden, halkı ikna etmeden, bilgilendirmeden doğru politikaların uygulanması mümkün değil. Halktaki panik havası da, hükümetin yanlış tutumunun çok açık bir kanıtıdır'' ifadelerini kullandı.
 

Yeni parti kurma çalışmaları

Yılmaz, seçimlerden beri ciddi bir hizmet yapılmadığını, seçim kazanma gayesiyle seçimden önce yapılan acele hizmetlerin seçimden sonra terk edildiğini iddia ederek, şöyle dedi:

''Eğer Türkiye'de halktan yana adil bir iktidar iş başında değilse, yerel sorunlar çözülmez. Bu nedenle öncelikli meselemiz, AKP'nin karşısına vatandaşın güvenebileceği alternatif ortaya koymak. Önümüzdeki hafta bu konuda önemli bir adım atacağız. Demokrat Parti(DP) çatısı altında daha önce birbiriyle rekabet eden Anavatan Partisi (ANAP) ile Demokratik Parti(DP)'yi bir araya getireceğiz. Genel başkanlık konusunda da değişik bir yapıda mutabık kaldık. Meselelerin çözümü, Ankara'dan başlar. Bu adımları doğru şekilde götürürsek, buralara da yansıyacaktır.''
 

Rize'de yapılmakta olan HES'ler

Rize'nin boşa akan derelerinden enerji elde edilmesine karşı olmadığını, bunu ilk defa araştırmasını başlatanın da kendi hükümetlerinin olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

''Ama karşı olduğumuz, bunun dere ve ormanı öldürecek şekilde yapılması. Senoz Vadisi'nde 12 santral planlanıyor. Bu kadar yapılırsa vadi kurur, ormanlar ölür, insanlar için ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Ama 1-2 santral planlansa bu sorunlar ortaya çıkmazdı. Yatırımı yapanların aşırı kar gayesi ile çevreye zarar vermemesi gerekirdi. Maalesef bunların hiç biri gözetilmedi. ÇED raporu gereği kaldırıldı. Mümkün olduğunca çok enerji üretmek amacıyla yatırımlar başlatıldı. Mahkeme bunları durdurdu ama idarenin emriyle uygulanmadı. Bununla ilgili çalışmamızı sürdüreceğiz. Mutlaka mahkeme kararlarında belirtilen gerekçelerin yerine getirilmesi lazım. Bu hukuk mücadelesini eninde sonunda kazanacağız.''