İzmir Barosu'ndan 'Yeni Adli Yıl' mesajı: Önce kendimiz özgürleşeceğiz

İzmir'de de adli yıl açılış töreni İzmir Adliyesi protokol kapısı girişinde yapıldı. Burda konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, "Ayşe Paşalı’nın, Şule Çet’in, Münevver Karabulut’un, Özgecan’ın, Emine Bulut’un ve isimsiz binlerce kadının sesiyiz." dedi.

03 Eylül 2019 Salı, 11:11
Abone Ol google-news

Yeni Adli Yıl, dün Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak törenle açıldı. En az 43 baro ve 20 Yargıtay üyesi Saray'daki törene “Yargının yürütmeye biat etmesi anlamına gelir” diyerek itiraz etti. İzmir Barosu da Baro Başkanı Özkan Yücel'in imzasının bulunduğu açıklama ile törene katılmayacağını duyurmuştu.

İZMİR BAROSU: ÖNCE KENDİMİZİ ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ

İzmir'de de adli yıl açılış töreni İzmir Adliyesi protokol kapısı girişinde yapıldı. Törene İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İzmir Adli Yargı Komisyon Başkanı İbrahim Korkmaz, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, hakim, savcı ve avukatlar katıldı.

Burda konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel avukatlar ve bağımsız yargı olmadan adaletin sağlanabilmesinin mümkün olmadığını dile getirek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yalnızca kendimiz için burada değiliz elbette. Mesela sokaktaki vatandaşın hakları için buradayız, seçim sandıklarında hakları gasp edilenler için, verdikleri oy sandığa yansımadığında, oyları karşılığını bulmadığı için mücadele eden insanların sesiyiz. 10 Ekim’de katledilen barış savunucularının sesiyiz. Soma’da yerin yüzlerce metre altında yakılan işçilerin sesiyiz. İş cinayetlerine kurban edilenlerin sesiyiz. Kadın sığınma evlerinde sekiz binden fazla kadının bulunduğu bir ülkede, her gün sokakta katledilen kadınların, ölmek istemiyorum diyerek çığlık atan kadınların sesiyiz. Ayşe Paşalı’nın, Şule Çet’in, Münevver Karabulut’un, Özgecan’ın, Emine Bulut’un ve isimsiz binlerce kadının...

İstismara uğrayan çocukların sesiyiz. Onların haklarını korumak için buradayız. Aladağ’da yakılan çocukların sesiyiz aynı zamanda. Çünkü bütün yurttaşların aslında adaletten alacakları var. Bu sacayağının bir parçası olarak bizler, gerçekleri söylemekte, sonuna kadar gerçeğin ardına düşmekte kararlıyız. Avukatlar olarak bunu yapacağız. Ama şunun da farkındayız; yargıçlarımız ve savcılarımız olmadan, hep birlikte mücadele etmeden, önce kendimizi özgürleştirmeden, başkalarını özgürleştirebilmemiz mümkün değil."