İzmir Seferihisar’da tsunamiden etkilenen balıkçılar Cumhuriyet’e konuştu: "Neredeyse ormana çıktık"

Balıkçı İrfan Kozan deprem öncesi denizde bazı gariplikler fark ettiğini anlatıyor. Tsunami sırasında denizde mahsur kalan ve daha sonra kurtarılan Cüneyt Efeer, tsunami sırasında Gökliman’da denizin 3 metre açığında olduklarını belirterek “Saniye sürmedi. Çekti bizi. Normal seviyesinin 3 katına çıktı birden” diyor.

02 Kasım 2020 Pazartesi, 02:00
İzmir Seferihisar’da tsunamiden etkilenen balıkçılar Cumhuriyet’e konuştu:
Abone Ol google-news

Mezkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları olan 6.6 büyüklüğündeki depremin ardından tsunaminin vurduğu Seferihisar’dayız. Tsunami sırasında denizde kalan balıkçılar ilk kez böyle bir afetle karşılaştıklarını belirterek deniz yüksekliğinin 3 katına çıktığını anlatıyor ve ekliyor: Kıymet gibiydi.

Seferihisar’a girer girmez tsunaminin izleriyle karşılaşıyorsunuz. Bölgede yazın cıvıltısından eser kalmamış. Her yerde çamur izleri... Sahildeki kafeteryalar darmadağın... Ekipler sürekli bölge genelinde su boşaltıyor. Kaleiçi’ne giriyoruz. Esnaf tsunamiden kalanları topluyor. Doğma büyüme buralı 70 yaşında Şenay Özer hayatında ilk kez böyle bir afetle karşılaştığına dikkat çekerek “Deprem anında evdeydik. Çok kuvvetli oldu, korktuk. Dışarı çıktık. Sonra sular geldi. Köyümüzün halini böyle görünce çok üzüldüm” diyor. 

ELEKTRİK DİREKLERİ PATLADI

Liman bölgesine geçiyoruz. Denize afet sırasında 3 tane araba düşmüş. Kimi tekneler batmış, kimileri yan yatmış. Hummalı bir çalışmayla tekneleri denizden çıkarıyorlar. Yaşadıkları şoku atlatamayan bölge sakinleri aralarında konuşurken “Kıyamet koptu sanki” diyor. Sahil balık restoranı işleten 56 yaşındaki Mehmet Orcan sandalyelerini düzeltiyor, temizli yapıyor. 33 yıldır esnaflık yapan Orcan yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Balık satış yeri olan mezatın üzerine çıktık. Ancak o zaman kurtulabildik. Önümüzdeki elektrik direkleri patladı. Çok korktuk. Depremleri çok yaşadık ama bu şekilde bir depremi yaşamadık. Tsunami hiç olmamıştı. Boydan boya marinaya kadar sular çekildi. Yatlar yan yattı. Sonra öyle bir hızla su üzerimize gelmeye başladı ki... Bütün millet ceketini çantasını alıp kaçtı. Kimsecikler kalmadı. O an bildiğim bütün duaları okudum. Dedim artık teslim olacağız. Başka yapacak bir şey yok. Camlar patladı. Bundan sonra sağlığımız yerinde olsa yeter.”

AKLIMA ÇOCUKLAR GELDİ

Tsunami sırasında denizde mahsur kalan ve daha sonra kurtarılan 51 yaşındaki Cüneyt Efeer de doğma büyüme buralı. 

Aslında kaptanlık yapıyormuş ama şimdi balıkçılık yapıyor. Efeer, tsunami sırasında Gökliman’da denizin 3 metre açığında olduklarını belirterek “Saniye sürmedi. Çekti bizi. Normal seviyesinin 3 katına çıktı birden. Neredeyse ormanlara çıktık. Gökliman’dan çıkarken de girdap oluştu. Teknenin motorları büyük ol masa alacak bizi içine. Korktuk. İletişim de yok. O an aklıma çocuklar geldi. Deprem sırasında da tekne çok kötü sallandı. O an herkes bindi, arabasına kaçtı. Her şeyi bıraktılar. İskele, yatlar hep gitti. Ben dünyayı gezdim kaptanken böyle bir şey görmedim” ifadelerini kullanıyor.

DENİZLE ŞAKA OLMAZ

62 yaşındaki balıkçı İrfan Kozan ise depreme evde yakalanmış ama afet öncesi denizde bazı gariplikler fark ettiğini anlatıyor. 

“Denizle şaka olmaz, denizin şakası olmaz” diyen Kozan, “Deprem denizi bardak gibi salladı. Sabit teknelerin ipleri koptu. Çok kötüydü. Denizde de bir süredir bazı gariplikler vardı. Balık da kısıtlıydı. Depremden önce denizde bazen gelgit oluyordu. Ben balığa çıktığımda hissediyordum. Bir gariplik olduğu belliydi” diyor.