Kafa karıştıran çelişki

Kızılcahamam'da 10 öğrencinin yaşamını yitirdiği kazayla ilgili yeni bulgular ortaya çıktı. Kazada yaralanan öğrenciler "piknikten döndüklerini" söylerken sürücü, bir gün önce çocukları bulundukları kamptan almak üzere Ankara'dan yola çıktığını belirtti.

23 Haziran 2009 Salı, 08:26
Abone Ol google-news

Kızılcahamam ilçesinde meydana gelen ve 10 öğrencinin yaşamını yitirdiği kazanın ardından kafaları karıştıran çelişki ve yeni bulgular ortaya çıktı. Yaralanan öğrenciler ifadelerinde “piknikten döndüklerini” söylerken sürücü, bir gün önce çocukları bulundukları kamptan almak üzere Ankara’dan yola çıktığını belirtti. Kazanın ardından soruşturma başlatan jandarma ve savcılığın ulaştığı bulgular, öğrencilerin piknikten değil Adapazarı’nın Akyazı ilçesinin Kuzuluk beldesindeki İhlas Holding’e ait Kuzuluk Kaplıca Evleri ve Termal Otel’deki 1 haftalık “kamptan” döndüklerini ortaya koydu. Kuzuluk Termal Otel yetkilisi, öğrencilerin “1 hafta kadar” tesislerinde konakladıklarını doğruladı. Aynı yetkili, öğrencilerin kamp masraflarının da “iki kadın” tarafından ödendiğini bildirdi.

Gökmen Turizm’den iki minibüs kiralanarak, öğrenciler geçen hafta Kuzuluk beldesindeki İhlas Holding’e ait termal otelde kampa alındı ve öğrencileri otele bırakan minibüsler yeniden Ankara’ya döndüler. Anlaşma gereğince minibüs sürücüleri, daha önce bıraktıkları öğrencileri almak üzere 20 Haziran Cuma gecesi saat 02.00 sularında Adapazarı’na ulaştılar. Cumartesi günü öğle saatlerinde Kuzuluk beldesinden iki minibüs 50 öğrenci ile Ankara’ya hareket etti. Öğrencileri taşıyan Hacı Tanrıkurt yönetimindeki 06 D 8538 plakalı minibüs aşırı hız nedeniyle kaza yaptı.

Araç sürücüsü Hacı Tanrıkurt çıkarıldığı mahkemece “hız ve dikkatsiz araç kullanmak suçlamasıyla” tutuklandı. Olayla ilgili hazırlanan ön rapora göre, kazaya araç sürücüsünün “aşırı hız” yapması neden oldu. Araçta çalışır vaziyette olması gereken takograf cihazının devre dışı bırakıldığı ve sürücünün ehliyetinin bu cihaza takılı olmadığı tespit edildi. Takografının çalışmaması nedeniyle aracın kaza anındaki hızı belirlenemiyor. Ancak en az 106 km. hızla seyrettiği belirtiliyor. Raporda, bu tarz araçların yolcu taşıması için Ulaştırma Bakanlığı’ndan alması gereken yetki belgesinin de bulunmadığının belirlendiği bilgisine yer verildi. Rapora göre araçta 24 kişilik kapasitesine rağmen kaza sırasında 27 yolcu vardı.

Şoför Tanrıkurt, ifadesinde kendisini bir aracın sıkıştırdığını söyledi ancak bu ifadesini destekleyecek delillere ulaşılamadı. Uzmanların tespitlerine göre, minibüs otobanın sol şeridinden gidiyordu. Minibüs kontrolden çıktığında bariyerlere çarptı. 40 metre kadar bariyerleri sıyırarak ilerledi. Ardından devrildi ve devrilmiş halde 50 metre kadar daha sürüklendi. Sağ tarafta bulunan yolcular minibüsle yol arasına sıkışarak öldü.