Kıbrıs'ta liderlerden tam gün müzakere

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Kıbrıs müzakerelerinde, mülkiyetle ilgili karşılıklı önerileri ele almak üzere bir araya geldi.

08 Eylül 2010 Çarşamba, 09:23
Abone Ol google-news

Lefkoşa ara bölgede, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim'in ikametgahında, heyetleriyle birlikte 11. kez bir araya gelen taraflar, mülkiyet başlığıyla ilgili detaylı önerileri tam gün görüşecek.

Saat 17:00'ye kadar sürmesi öngörülen görüşmeye, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim de katılıyor. Taraflar, bayramın 2. günü de tam gün görüşerek mülkiyetle ilgili önerileri ele almayı sürdürecek.

BM, tam gün yapılacak görüşmelerden çıkacak sonuca önem veriyor. Downer, liderlerin mülkiyet konusunda önemli bir görüş birliğine varmayı başarmaları durumunda, bunun doğrudan müzakereler için oldukça büyük bir adım teşkil edeceğini söylemişti.
 

Önerilerden

Tarafların "mülkiyet" başlığında karşılıklı sunduğunu ve pazartesi günü de BM aracılığıyla teyid edilen detaylı önerileri Rum basınına yansımıştı. Rum basınında yer alan önerilere göre Kıbrıs Rum tarafı, mülkiyetle ilgili önerisinde, ilk söz hakkının ''eski mal sahibinde'' olması ve çözümden sonra 50 bin Türkiye kökenli KKTC vatandaşının adada kalması tezinde ısrarını sürdürürken, mülkiyet hakkının iadesini kolaylaştırmak için 10 yıla dayanan geçiş dönemi öneriyor.

Kıbrıs Türk tarafı ise, mülkiyetle ilgili ilk söz hakkının bugünkü kullanıcıda olmasında ısrar ederek, iki kesimli bir çözüme vurgu yapıyor. Hrsitofyas önerisinde, "mal sahiplerinin" talep ve isteklerinin sonsuza kadar uzamaması hedefiyle 5 yıllık bir zaman sınırı getiriyor. Mülkiyetle ilgili taleplere 5 yıllık zaman sınırı getiren Hristofyas, önerisinde "hak sahiplerine", iade mi tazminat mı istediklerini beyan etmeleri için 5 yıl tanıyor, bu sürenin aşılması halinde de taleplerin silineceğini belirtiyor.

Rum tarafı önerisinde, mülkiyetle ilgili ilk söz hakkının "eski mal sahibine" verilmesi ve Mülkiyet-Toprak ve göçmenler (Türkiye kökenli KKTC vatandaşları) konularının birleştirilmesinde ısrar ediyor. Rum tarafı, mülkiyet hakkının iadesini kolaylaştırmak için geçiş dönemi öneriyor. Bu öneride, ''Kıbrıs Türk idaresi altında kalacak bölge için 10 yıla dayanan geçiş dönemi ve bu dönemin ardından alım ve satım işlerinin tüm ülke için serbest olması'' yer alırken, ''Kıbrıs Rum tarafına iade edilecek bölgeler için ise, bugünkü kullanıcıya zaman tanınması ancak kira ödenmesi'' öngörülüyor.

Kıbrıs Rum tarafı, çözümden sonra, Türkiye kökenli 50 bin KKTC vatandaşının adada kalması önerisini yineliyor. Rum tarafı ayrıca ''mülkiyet konusunda uluslararası bir komite'' kurulmasını da öneriyor. Kıbrıs Türk tarafı ise, mülkiyette ilk söz hakkının bugünkü kullanıcıda olmasında ısrar ederek, mülklerle ilgili ''kategorileştirme'' yoluna gidiyor. Güney Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk taşınmazlarına ilişkin olarak mülkiyet konusunda ''kentsel kalkınma'' kavramını ortaya konuyor. Bu önerinin temel unsuru, Kıbrıslı Rumlara verilecek tazminatların toplanması için Kıbrıs Türk bölgelerinin kalkınmaya açılmasını öngörüyor. Yerlerinden edilmişlere fayda sağlanması için Kilisenin ve Vakıflar'ın taşınmazlarının kullanılması öneriliyor.

Kıbrıs Türk tarafının önerisinde, çözümün iki kesimli olmasında ısrar ediliyor ve çözüm sonrası Kıbrıs Türk devletçiğine yerleşebilecek Kıbrıslı Rumlar'ın sayısı için sınır belirlenmesi isteniyor. Rum basınına göre, Rum tarafı, net nüfus ve mal çoğunluğu olan iki bölgelilikte ısrar ettiği için, Kıbrıs Türk tarafının mülkiyetle ilgili önerisini "çok katı" buluyor.