Kılıçdaroğlu: Adları adalet, adalet var mı bunlarda?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tokat'ta yurttaşlara seslendi. AKP'nin yerel seçimleri öne almak istemedini eleştiren Kılıçdaroğlu, terör olaylarına da değindi. CHP lideri, "Bunlar 2002'de sıfır terörle aldı. Ne oldu, niçin oldu, terör bu kadar azdı? Adları adalet, adalet var mı bunlarda? Adları kalkınma, kalkınma var mı bunlarda?" diye konuştu.

20 Ekim 2012 Cumartesi, 09:50
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak için geldiği Tokat'ta, ilçe ziyaretlerinde bulundu.

Pazar ilçesinde bir çay bahçesinde çay içip yurttaşlarla sohbet eden Kılıçdaroğlu, burada Pazar ilçesinin MHP'li Belediye Başkanı Adnan Özmen'in ''yerel seçimlerin erkene alınmasına karşı olduğunu'' söylemesi üzerine, ''Milletvekili seçimini öne alabilirsin. Niye? Milletvekilleri oy kullanacak, 'ben milletvekiliyim seçimi öne alacağım' der. Belediye başkanını seçen halk. Anayasa'da diyor ki; 'Bbelediye başkanı 5 yıllık süreyle seçilir.' Milletvekili, belediye başkanı süresini niye kısıtlasın?'' şeklinde konuştu.

Bu durumun demokratik ölçüler içinde de doğru olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Zaten erkene alınma falan da yok. Efendim neymiş, kış şartları olurmuş. Bugüne kadar zaten hep kış şartlarında yapıldı, kimse şikayet etmedi. Bir sefere mahsus öne çekiyorlar. Bir sefere mahsus. Bu şudur; bir kişinin beklentilerine, politik ihtiraslarına göre Anayasa değişmez. Anayasa, bu milletin Anayasasıdır, herkesin Anayasasıdır. Herkesin görüş beyan etmesi lazım.''

Burada Dilay Sarar adlı bir kız çocuğu, babasının Kılıçdaroğlu ve CHP için yazdığı şiirin yer aldığı kağıdı, CHP liderine verdi.

Daha sonra ilçe meydanında yurttaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu, milletin yalan siyasetten bıktığını ve doğruları söylemenin zamanının geldiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, 1925 yılında Kayseri'de ilk uçak fabrikasının temelinin atıldığını ifade ederek, ''1934 yılı, Kayseri'den kalkan ilk uçağın Ankara'ya iniş tarihidir. Açın kitapları göreceksiniz. O yoksulluk döneminde bir fabrika bile yokken bu ülkenin insanları kendi uçağını yaptı. Sata sata bitiremedikleri, bugün adını bile çocuklarımızın hatırlamadığı Sümerbankları, Etibankları yapan, o insanlarımız. Dedelerimiz yaptılar. Kimseye el avuç açmadılar, kimseye yalvarmadılar, kimsenin önünde diz çökmediler'' diye konuştu.

Turhal'da yurttaşlara seslendi

Daha sonra Turhal ilçesine geçen Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Meydanı'nda yurttaşlara hitaben yaptığı konuşmada, halkın oyuyla yalanın ve talanın sonunu getireceklerini söyledi.

Türkiye'nin durumunun iyi olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Bu sabah buraya gelirken yüreğimize gene bir ateş düştü, 6 vatan evladımız şehit oldu. Bunlar 2002'de sıfır terörle aldı. Ne oldu, niçin oldu, terör bu kadar azdı? Adları adalet, adalet var mı bunlarda? Adları kalkınma, kalkınma var mı bunlarda? Aldatanlar ve kaçanlar partisi, unutmayın AKP'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Suriye politikasına da değinen Kılıçdaroğlu, bölgede barış istediklerini, hiçbir ananın gözyaşı dökmesini istemediklerini aktardı.

Türkiye'de demokrasi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin yeni bir iklime, barışa ve komşularıyla huzur içinde yaşamaya ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının birilerinin önünde eğilmemesi ve diz çökmemesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Rahmetli Ecevit'e, Tayyip Erdoğan bir şeyler söyledi. Dedim ki 'sen Ecevit'in tırnağı bile olamazsın.' Neden olamaz? Ecevit'e 'Kıbrıs'a çıkamazsın' dediler. Ona rağmen 7 düvele direndi, 'ben Kıbrıs'a çıkarım' dedi ve şanlı bayrağı Kıbrıs'a dikti. İki, 'kendi ülkende afyon ekemezsin' dediler, 'ekersen sana ambargo uygularız' dediler. Ecevit, dedi ki, 'ben kendi ülkemde kendi çiftçimin hakkını korurum.' Afyon ekildi ve hala ekiliyor. Bunlar söyleyebilir mi? Başkasının atına binen... Sahibinin ıslık çaldığı yere götürür, o at sizi.''

''İnsana hizmet hakka hizmet demek''

İlçeye aslında çay içmeye geldiğini ancak şimdi çay içme şansı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Şimdi siz burada korsan miting yapıyorsunuz, ben sizi Silivri'ye göndermez miyim? Silivri toplama kampını biliyorsunuz. Kim AKP'ye muhalefet yaptı, herkes orada. Bir tane değil, bin tane de toplama kampı yapsanız Cumhuriyet Halk Partisi'nin sesini kimse kesemeyecektir. Sizleri seviyorum. Sizlere hizmet etmeyi hakka hizmet etmenin bir yolu gibi görüyorum. Çünkü insana hizmet etmek hakka hizmet etmek, adalete hizmet etmek, doğruluğa hizmet etmek demektir. Sizin çıkarlarınız için sonuna kadar mücadele edeceğim'' diye konuştu.

Daha sonra Zile ilçesine geçen Kılıçdaroğlu, ilçe meydanında yurttaşlara hitaben yaptığı konuşmada, son yapılan zamları ahlaksız zamlar olarak değerlendirdiğini anımsatarak, dünyada doğal gaz fiyatı düşerken Türkiye'de yüzde 34 zam yapıldığını söyledi.

Meydandaki ''Afyon doğal afet değil, cinayettir'' pankartına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, ''Patlama oldu Afyon'da, 25 yurttaşımız, askerimiz hayatını kaybetti. Şimdi ne diyorlar. Efendim o doğal afetmiş, sel gelmiş. Böyle bir anlayış olabilir mi? Uludere'de 34 yurttaşımız öldü. Kimin öldürdüğü belli mi?'' dedi.

Kılıçdaroğlu, AKP'nin son 10 yılda 1 trilyon 397 milyar dolar para harcadığını, ancak birçok sorunu çözemediğini öne sürerek, kul hakkı yiyenlerden hesap soracaklarını sözlerine ekledi.

 "Belediyeler demokrasinin yerel yönetimin beşiğidir"

Bugün karayolu ile Tokat'a giderken Çorum'da mola veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beraberinde Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Yakup Akkaya ve Bülent Tezcan ile birlikte Hancılar Et Lokantası'nda kahvaltı yapıp Çorum İl Teşkilatı ile biraraya geldi. Kahvaltı sonrasında gazetecilerin belde belediyelerinin kapanması ile ilgili sorularına yanıt veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, belediyelerin kapatılmasının gelişmekte olan demokrasinin bir anlamda önünün kesilmesi anlamına geldiğini söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Belde belediyelerinin kapatılması doğru değildir. İçlerinde yüz yıllık belediyeler var. Belediyeler demokrasinin, yerel yönetimlerin beşiğidir. Belediyelerin kapanması gelişmekte olan demokrasimizin bir anlamda önünün kesilmesi anlamına gelir. Bir beldede belediyeler kapatılmak isteniyorsa o belde sakinlerine sormak, referandum yapmak lazım. Belde sakinleri kapatılsın diyorlarsa kapatılsın. Beldelerinin kapatılmasını istemiyorlarsa kapatılamaz. Avrupa yerel yönetimler özerlik şartı da bunu öngörüyor. Avrupa yerel yönetim özerklik şartı TBMM’de kabul edildiğine göre Anayasa’nın 90. Maddesine göre de bu kurala bizim uymamız gerekiyor" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İl örgütü ile birlikte kahvaltı yaptıktan sonra Tokat yolu üzerinde bulunan Çorum'un Mecitözü İlçesi’ne de uğradı. Burada partililer tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, ilçe merkezindeki bir kıraathanede kısa süreli vatandaşlarla çay içip etti. Daha sonra Tokat’taki programına katılmak üzere hareket etti.