"Kimse CHP'ye uğraşmadı diyemez"

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, CHP'nin bir uzlaşma arayışı içinde olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'yi karanlık süreçten çıkarmak için uzlaşı içinde. Ama elimiz havada kaldı. Kimse CHP'ye uğraşmadı diyemez. Kötülüklerden milletini korumak için uzlaşmaya çalışmadı diyemez" dedi.

17 Nisan 2010 Cumartesi, 18:43
Abone Ol google-news

CHP Mersin Örgütleri, Macit Özcan Spor Tesislerinde yaptığı toplantıda CHP'nin seçim startını verdi. CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı, burada yaptığı açıklamada, ülke gündeminde olan Anayasa değişikliği ve referandumu, genel seçimlere yönelik propaganda ve seçim stratejilerini belirlemek için CHP Mersin İl Yönetim Kurulu ve tüm ilçelerin icra kurullarının ve yönetim kurulu üyeleriyle iki günlük çalışma yapacaklarını söyledi. CHP'nin Türkiye'nin sorunlarına, işsizlik ve yoksulluğa çözüm üretecek kadrolara sahip olduğunu ifade eden Şanlı, "Hedefimiz iktidar olmak ve ülkeyi AKP zulmünden kurtarmaktır" dedi

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök ise toplantıda yaptığı konuşmada, iki hafta önce seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki kanunun ve milletvekili seçim kanununun değiştiğini ifade ederek, "Arkasından Anayasa görüşmelerine başladık, 10 günde bu üçüncü yasal değişiklik. Bu kanun değişiklikleri Türkiye'nin geleceğini belirliyor. AKP seçim startını verdi. Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki kanunu uygulamaya koymak için genel kurula getirmekle aslında seçim startını verdi. Şu anda ise gündem Anayasa. En temel, en tepede tüm yasaların, devletin, sitemin, rejimin tüm organlarının, mahkemelerin, bakanlıkların her şeyin bağlı olduğu temel yasa.. Bu yasa değişiyor. Bize 27 maddelik küçük bir değişiklik gibi sunuyorlar. Ama aslında değil. Devletin 3 ana organı vardır. Yasama, yürütme, yargı. Yasama meclistir, yürütme; hükümet, bakanlıklar, merkezi ve yerel idarelerdir. Yargı ise, bütün mahkemelerdir, tüm teşkilattır. 27 tane madde var. genel başkanımız '3 maddeyi ayırın geri kalanlara destek verelim, 3 tanesini halkın oyuna bağımsız sunalım' dedi. Ama elimiz havada kaldı. Venedik komisyonu kararları var. Bağlayıcı değil ama herkes bunu uygular. Konu birliği olması açısından, yargının, diğer maddelerle birlikte halkoyuna sunulması Avrupa'da, dünyada kabul edilmez" dedi.


"Anayasa Mahkemesi'nin en önemli işlevi Yüce Divan'dır"

"Anayasa Mahkemesi'nin en önemli işlevi Yüce Divandır" diyen Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Anayasa Mahkemesi kanunların Anayasa'ya aykırılıklarının denetimini yapar. Yani bir yerde rejim koruyuculuğu yapar Anayasa Mahkemesi. Bir de hükümet üyelerinin, kimi bürokratların kanun dışı eylemlerinin yargılanma yeridir. Bütün yargıyı belirler, Mersin'deki adliyeyi, Mut'taki adliyeyi, icra memurlarına kadar inebilen geniş yetkili HSYK'yı, tüm atamaları o yapar. Böyle bir kurum. Türkiye'nin geleceğiyle rejimiyle yakından ilgili. Neden 3 maddeye bu kadar sarılıyor AKP? Üç maddeyle, aslında 3 kuş vuruyor. Bir taş atıyor Anayasayı değiştiriyor.

Cumhuriyetin en çok yolsuzluk yapılan dönemini yaşıyoruz. Telekom ihalesinde, Petkim ihalesinde, limanlara milyon dolarlar. İşsizliğin artmasının nedeni hazinede artık yatırım bütçesi yok. İstihdam dediğimiz insanların işe girebileceği fabrikalar yok. Milyarlarca dolar uçtu, buharlaştı. Basın yazamıyor. Yazanlara 4 katrilyon dünyada örneği olmayan cezalar veriliyor. Şimdi bunun hesabı sorulacak mı? Sorulacak. Ahrette sorulacak. Kaçacak yerleri yok. Ama bir de dünyaya hesabı sorulacak. Bu dünyada hesap iki türlü soruluyor. Bir sandıkta. Hepimiz çalışacağız. İki, diğer hesaplaşma yeri, Anayasa mahkemesidir. Yani yüce divan başbakan ve bakanların müebbede kadar cezalarla yargılanmaları gündemde. Bu yargılanmaktan kaçmak için Yüce Divan dediğimiz Anayasa Mahkemesi'nin 17 kişilik hakimlerinin 3 tanesini Başbakandır. Çünkü nitelikli çoğunluk değil, en fazla oyu alan Anayasa Mahkemesi'ne girecek. 14 tanesini Cumhurbaşkanı belirliyor. Yani Anayasa Mahkemesi'ni Başbakan ve Cumhurbaşkanı belirliyor birinci kuşu vuruyorlar ve Yüce Divan'dan kurtuluyorlar."


"İkinci vurdukları kuş Anayasa Mahkemesi"

Gök, "İkinci vurdukları kuşun, Anayasa Mahkemesi" olduğunu dile getirerek, "Rejimi koruyor Anayasa Mahkemesi değil mi? Denetimi yapan Anayasa Mahkemesi değil mi? Artık günümüzde rejim değişiklileri silahla yapılmıyor, kanunla yapılıyor. Kanunları değiştiriyorsunuz, yapı rejim değişiyor. Her şeyin yolu meclisten geçiyor. Rejim değişikli yaşanırken Türkiye'nin geleceği karatılırken bunu denetleyecek olan yargıysa ve bu yargıyı kendileri belirlerse, ister ılımlı İslam modeli deyin, ister BOP deyin. Bunların önündeki engelleri kaldırıyorlar ikinci kuşu vuruyorlar. Rejim ve Türkiye Cumhuriyeti. Önlerinde engel bırakmıyorlar" şeklinde konuştu.


"3. kuş en tehlikeli kuş"

"3. kuş En tehlikeli kuş" diyen Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin geleceği totaliter bir rejim, bir faşist diktatörlüğe doğru gidiyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı o kadar yetkilerle donatılıyor ki, ABD başkanında da dünyada da yok. ABD başkanından bile daha fazla yetkiye sahip. Neden biliyor musunuz? ABD'de çift senato var. Birbirlerini denetliyorlar. Türkiye'de denetim yok. 12 Eylül Evren Anayasası, yürütme dediğimiz hükümete büyük güç vermişti. Bu yetkilere fazla diyorduk. Şimdi bu yetkiler azaltılmıyor, artırılıyor. Cumhurbaşkanı adeta bu ülkenin 'Sultanı', 'Padişahı' olacak. Astığı astık kestiği kestik. Çünkü bu Anayasa Cumhurbaşkanı'nı özel kılacak, olağan üstü yetkiler alabiliyor. 104.maddenin özel bir fıkrası var. 139 oyla Cumhurbaşkanı'na her türlü yetkiyi verebiliyor bu Anayasa ile. Bu çok tehlikelidir. Yani Üçüncü kuşla bir faşist diktatörlüğe adım adım gidiyoruz.
Bu makamda, Cumhurbaşkanlığı makamında kim oturacak. Her şey Recep Tayyip Erdoğan'ın faydası üzerine Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı taş döşeniyor. Önceki yetkilere ilaveten yeni yetkiler veriliyor. Recep Tayyip Erdoğan tek belirleyici oluyor. Türkiye'de emekçilerin, Türkiye'de demokratların, Türkiye'de solun, Türkiye'de Alevilerin, Türkiye'de Kemalistlerin, Türkiye'de her türlü solun geleceğini bitiriyorlar. Bu çok tehlikeli bir taş döşemedir."


"CHP bir uzlaşma arayışı içinde"

Gök, CHP'nin bir uzlaşma arayışı içinde olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'yi karanlık süreçten çıkarmak için. Ama elimiz havada kaldı. Kimse CHP'ye uğraşmadı diyemez. Kötülüklerden milletini korumak için uzlaşmaya çalışmadı diyemez. Ama çok katılar çok, uzlaşmazlar. Çünkü hedefleri belli. Hedefleri bu millet, bu devlet, bu vatan. Bunun için, örgütlerimizle kapı kapı çalışacağız. Çünkü seçim geliyor. Önümüzde bir seçim var. Referandum olabilir. Şeker maddelerinde aslında birçoğunun şeker olmadığını anlatacağız arkadaşlar. Toplu sözleşme hakkı diye sendikalar seviniyorlar ama sevinmesinler. Sendikalar bu değişiklilerle üyeleri için yargıya başvuramayacak. Kişi kendi avukat tutacak" şeklinde konuştu.