"Krizin faturası yoksul kesime çıkıyor"

Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu açıklamasında TBMM Genel Kurulun'da görüşülen 2010 yılına ait bütçe kanunu tasarısıyla krizin faturasının yoksul emekçi kesimlerinin üzerine yıkıldığı kaydedildi.

21 Aralık 2009 Pazartesi, 13:41
Abone Ol google-news

KESK'e bağlı Eğitim-Sen'in Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, görüşülen bütçe kanunu tasarısında emek örgütlerinin dışarıda tutulduğu belirtilerek, Orta Vadeli Program'ın üç ay gecikmeli olarak açıklanması sonrasında Meclis'e sunulduğuna dikkat çekildi.

Açıklamaya şöyle devam edildi: "Kamu emekçilerine sadece yüzde 2,5'lik zam öngörülmesinin, tarım kesimine verilen desteklerin 2008 yılının gerisinde kalarak 5,6 milyar TL'de tutulması, yeşil kartlı yoksullara ayrılan ödeneğin sadece 4 artırılarak 4,6 milyar TL'de sabitlenmesi ve resmi olarak her yıl 1 milyon çalışanın işsiz kalması ve böylece gerçek işsizlik oranının yüzde 30'ları bulması bu kesimlerin gelirlerinin, dolayısıyla da tüketim ve yatırım harcamalarının düşmesine neden olacaktır. Tüm bunlar 2010 yılında beklenen toparlanmanın hayal olduğunu ve AKP Hükümeti'nin tükenmekte olduğunu ortaya koymaktadır."


"Krizin faturası halka"

2010 yılında bütçe açığının en iyimser ihtimalle (hükümetin tahminlerine göre) 50 Milyar TL'yi aşması beklendiği kaydedilen açıklamada, krizin bedelini halkın daha fazla işsizlik, daha fazla yoksulluk, daha düşük reel ücretler ve daha ağır vergi yükleriyle ödemeye devam edeceğine dikkat çekildi.

Açıklamada, tasarıya göre vergi gelirlerinde yüzde 18,2'lik bir artış öngörüldüğü belirtilerek, "Bu artışın çok büyük kısmı tüm halkın ödediği KDV ve ÖTV'den sağlanacaktır. Böylece, gelir vergisinin de çoğunluğunu ödeyen emekçi halk, zaten ağır olan ÖTV ve KDV'ye getirilecek yeni artışlarla daha da yoksullaştırılacaktır" denildi.


"Eğitim hizmetlerini ticarileştirme bütçesi"

Açıklamada, 2009 yılında 27 milyar 883 milyon TL olan Milli Eğitim bütçesinin 2010 yılı için 28 milyar 237 milyon 412 bin TL olarak öngörülmesinin artış oranı ve enflasyon dikkate alındığında eğitim bütçesi reel olarak azaldığı belirtilerek şu değerlendirmede bulunuldu:
"2010 bütçesi eğitimi tamamen paralı hale getirme ve eğitim hizmetlerini ticarileştirme bütçesi olarak tarihe geçecektir. Oysaki eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesi, artan öğrenci sayısı, derslik açıkları, eğitimin niteliğinin yükselmesi, fiziki alt yapı ve donanım eksikliklerinin giderilmesi, sınıf mevcutlarının bilimsel kriterlere göre en uygun mevcuda indirilmesi ve öğretmen açıklarının giderilmesi için özellikle MEB yatırım bütçesinin reel olarak arttırılması zorunludur. Aksi takdirde, sorunlar artarak sürecek ve bu durumdan en büyük zararı bir bütün olarak eğitim sistemi görecektir."


"Kamu eğitimine ayrılan pay en az iki katına çıkarılmalı"

Eğitim ve bilim emekçilerinin, herkese eşit ve nitelikli bir eğitim hizmeti sunabilmesi için okullara genel bütçeden yeteri kadar ödenek ayrılması gerektiği kaydedilen açıklamada, kamu eğitimine ayrılan payın ilk adım olarak en az iki katına çıkarılması gerektiği vurgulandı.

Üniversite bütçelerinde yeterli artış sağlanılması da gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, öğretmen açıklarının kapatılması için yeterli sayıda kadrolu öğretmen ve öğretim üyesi ataması yapılması gerektiğine işaret edildi. Açıklamada ayrıca eğitim ve bilim kurumlarında kadrosuz ve iş güvencesiz çalıştırma uygulamalarına son verilmesi gerektiği bildirildi.