"Küresel krizin en büyük tahribatı işsizlik"

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Küresel krizin ülke ekonomilerine verdiği en büyük tahribat alanlarından birisinin işsizlik olduğunu dile getirerek, "Bütün dünyada işsizlikte bir artış yaşanmış olup kısa vadede işsizliğin özellikle gelişmiş ülkelerde yükselmeye devam etmesi beklenmektedir" dedi.

14 Aralık 2009 Pazartesi, 15:06
Abone Ol google-news

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda, 2010 Mali Yılı Bütçesi'nin geneli üzerinde yapılan görüşmelerde AKP Grubu adına söz aldı.

Elitaş, konuşmasında Dünyada yaşanan küresel krize dikkat çekti ve bunun Türkiye'ye yansımalarını anlattı. Elitaş, "Küresel finansal piyasalar, son iki yıldır dünyayı hem mali hem de sosyo-ekonomik açıdan ağır şekilde sarsan ciddi bir kriz ile karşı karşıya kalmıştır. Hatırlarsanız bu kriz IMF tarafından 1929 bunalımından sonraki en büyük, Birleşmiş Milletler tarafından ise yüzyılın en büyük ekonomik krizi olarak görülmüştür. Küresel ekonomide likidite şartları olumsuz bir çizgiye girmiş ve risk algılamaları bozulmuştur. Risk algısında meydana gelen bu bozulma doğal olarak kredi piyasalarında ciddi bir daralma yaşanmasına sebep olmuştur" dedi.

Bu gelişmelerin ivme kazanan kriz büyüme oranlarını sert bir biçimde düşürmüş ve üretim planlamalarında ciddi bir revizyon ihtiyacı doğurduğuna dikkat çeken Elitaş, 2007 yılında yüzde 5,2 olan küresel büyüme, krizin derinleşmesiyle birlikte 2009 yılında yerini İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük daralmaya bıraktığını söyledi.
 

Küresel ekonomideki daralma 1.1 olması bekleniyor

Küresel ekonomideki daralmanın bu sene yüzde 1,1 olmasının beklendiğini belirten Elitaş, başta küresel ekonominin aktör ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin ittifak halinde iştirak ettiği önlemlere rağmen daralan toplam talep ve beklentilerdeki bozulma sonucu, dünya ticaret hacminde bu yıl yüzde 11,9 oranında küçülme ve bunun sonucunda son 60 yılın en büyük daralmasının beklendiğini kaydetti.

Elitaş, küresel krizde en kötünün geride kaldığına dair algılamaların güçlenmesi, emtia fiyatlarındaki hareketlenmeyi de beraberinde getirmiş olduğunu söyledi. bulunmaktadır.
Küresel krizin ülke ekonomilerine verdiği en büyük tahribat alanlarından birisinin de şüphesiz işsizlik olduğunu ifade eden Elitaş, "Bütün dünyada işsizlikte bir artış yaşanmış olup kısa vadede işsizliğin özellikle gelişmiş ülkelerde yükselmeye devam etmesi beklenmektedir" diye konuştu.
 

İşsizlik oranları

Elitaş, işsizlikle ilgili çeşitli ülkelerden şu istatistiği verdi:
"ABD'de işsizlik oranının 2007 yılında yüzde 4,6'dan 2009 yılında yüzde 9,3'e, İspanya'da aynı dönemde yüzde 8,3'ten 18,2'ye, İrlanda'da yüzde 4,5'ten 12'ye, İzlanda'da yüzde 1'den 8,6'ya ve Macaristan'da yüzde 7,4'ten 10,7'ye yükseleceği beklenmektedir. Güney Afrika'da ise işsizlik oranının bu yıl yüzde 24 olması beklenmektedir. Türkiye'de ise 2008 sonu itibariyle 13,6 olan işsizlik oranı 2009 yılının Şubat ayında 16,1 oranıyla zirve yapmış, daha sonra yavaş yavaş azalıp Ağustos ayı itibariyle 13,4 oranına kadar gerilemiştir. Küresel krizin diğer önemli sonuçlarından birisi de yoksulluğun artmasıdır.

Dünyada 1,2 milyar kişinin günlük geliri, 1,25 doların altındadır. Bu rakam, dünya nüfusunun yüzde 21,3'üne tekabül etmektedir. Sahra Altı Afrika'da bu oran yüzde 46,7 ve Güney Asya'da yüzde 34,8'dir. Türkiye son yıllarda yoksulluğun azaltılmasında önemli bir aşama kaydetmiştir. 2002 yılında günlük geliri 2,15 doların altında olanların oranı yüzde 3 iken, 2007 yılında yüzde 0,6'ya düşmüştür. Günlük geliri 4,3 doların altında olanların oranı ise aynı dönemde yüzde 30,3'ten yüzde 9,5'e gerilemiştir. Aşırı yoksulluğu gösteren günlük geliri 1 doların altında olanların oranı 2002 yılında yüzde 0,2 iken 2007 yılında bu oran hemen hemen sıfırlanmıştır."

Türkiye'nin, bu süreçte krizi iyi idare ettiğini dile getiren Elitaş, Türkiye'de yaşanan olumlu havayı da şöyle açıkladı:
"Belirsizlikler azalmış, güven ve risk iştahı yeniden artmaya başlamıştır. Finans piyasalarında yaşanan bu olumlu hava, reel kesime ilişkin göstergelere de yansımıştır. 2008 yılının ikinci yarısındaki öncü göstergelerde, dünya ticaretinde ve güven endekslerindeki olumsuz görünüm, son dönemde yerini toparlanmaya bırakmıştır. Bununla birlikte, küresel mali sistemdeki sıkıntıların tam anlamıyla geçmediği de açıktır. Özellikle gelişmiş ülkelerin bankacılık sektörünün bilânçolarında yaşanan tahribat ve hane halkının servet erimesi nedeniyle, küresel ekonomide kriz öncesine dönüş muhtemelen zaman alacaktır. Yine de küresel ekonomideki mevcut durum, birkaç ay öncesi ile karşılaştırıldığında olumlu bir görünüm arz etmektedir."

Elitaş, Türkiye'nin krizi aştığını anlatırken, olumsuz etkilerini de şöyle anlattı: "Krizle birlikte bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de işsizlikte bir artış yaşanmıştır. Dış talepte yaşanan çöküş imalat sanayi üretimini daraltmıştır. Bu daralma da tabiatıyla işsizliğe yansımıştır. 2007 yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı, 2008 yılında yüzde 11'e yükselmiştir. 2009 yılı Temmuz ayı itibariyle bu oran yüzde 12,8 düzeyinde seyretmektedir. Ancak kısa dönemli bu artışı bir kenara bırakırsak Türkiye'de işsizliğin yapısal bir nitelik taşıdığı tespitini yapmak gerekir. Türkiye'de tarımsal istihdamın toplam istihdamdaki payı hâlâ yüksektir."