Marsyas'a selam olsun

Televizyon kanallarında her yeni sezon, farklı formatlarda müzik yarışma programları düzenleniyor, yeni "star"lar ortaya çıkıyor ancak her biri kısa sürede unutuluyor. Peki, yapımcılar yabancı ülkelerde yeni formatlar arayadursun, tarihteki ilk müzik yarışmasının Anadolu topraklarında yapıldığını biliyor musunuz?

15 Mayıs 2010 Cumartesi, 09:12
Abone Ol google-news

Efsaneye göre ilk yarışma müzik tanrısı Apollon ile Frigyalı çoban Marsyas arasında gerçekleşmiş. Kısaca özetlemek gerekirse, Tanrı Pan’ın bulduğu flüte 7 delik açarak çalmaya başlayan Marsyas’ın ünü tüm ülkeye yayılmış. Bunu duyan Apollan, bu cesaret karşısında sinirlenmiş ve Marsyas’ı yarışmaya davet etmiş. Yarışmada birinci seçilenin rakibine istediği cezayı vermesi kabul edilerek bir nevi düelloya tutuşulmuş, Bugün Afyon’un Dinar ilçesindeki Suçıkan bölgesinde gerçekleştirilen yarışmada Kral Midas ile su perileri de jüri olmuş. Apollon lir çalmış, Marsyas ise flüt. Yarışmada herkes Marsyas’ın birinci gelmesine inanmasına karşın su perileri Apollon’dan korktukları için Marsyas’ı seçmemişler. Midas ise oyunu Marsyas’tan yana kullanmış. Beraberlik olunca Apollon müzik aletlerini tersten çalmayı önermiş.

Marsyas'ın Tanrı Apollon'un teklifi kabul etmekten başka çaresi kalmamış. Lirini ters çeviren Apollon, ezgilerini çalmaya devam edip Marsyas'a dönmüş. Marsyas, ters çevirdiği flütünü  üflemiş, üflemiş bir türlü ses çıkaramamış. Sonuç olarak yarışmanın birincisi seçilen Apollon, Marsyas’ı ağaca bağlamış, derisini yüzmüş. Marsyas'tan yana oy kullanan Midas'ı da cezalandırmaktan geri durmamış. “Senin kulakların müziği duymuyor mu” diyerek Midas'ın kulaklarını eşek kulaklı yapmış. Bunun üzerine Suçıkan bölgesindeki ağaçlar ağlamaya başlamış, bugünkü küçük şelale oluşmuş.

Aradan geçen binlerce yıl sonrasında Dinarlılar, hemşehrileri Marsyas’ı anmak için Türkiye’nin ilk flüt yarışmasını düzenlediler. 5 gün süren 1. Uluslar arası Marsyas Kültür, Sanat ve Müzik Festivali geçtiğimiz çarşamba sona erdi. Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Dinar Belediyesi tarafından gerçekleştirilen festival kapsamında sempozyumlar, paneller, halk konserleri, resim sergileri düzenlendi.  Hatta dünyaca ünlü Amerikalı soprano Jeannette Thompson da bir konser verdi. Thompson seslendirdiği Türkçe ve İngilizce eserlerle dinleyicileri büyüledi. Ancak en heyecan verici  olanı ise flüt yarışmasıydı. Yurtdışından akademisyenlerin de jüri üyesi olarak yer aldığı yarışmada Güney Kore, Japonya gibi ülkelerden de 13 kişi yarıştı. Daha önce belirlenen parçaları çalan yarışmacılardan Ceren Dik ve Öncü Uçar birinciliği paylaştı. Üçüncü Güney Koreli Joo-wean Lee ise Ekrem Zeki Ün'ün “Yunusun Mezarında” eseri performansıyla “En İyi Türk Eseri Yorumu”ndan dolayı da ödüle layık görüldü.

Ancak bu festivalde en büyük alkışı kesinlikle Dinarlılar’ın alması gerekiyordu. Bu yıl ilki düzenlenmesine karşın Dinarlılar festivale büyük ilgi gösterdi. Yarışmanın yapıldığı salonun dışarıya yansıtılan sinevizyon görüntülerini her yaştan, her kesimden insan keyifle, heyecanla takip etti. Anadolu’da 25 bin nüfuslu bir ilçede flüt yarışmasına bu denli ilgi gösterilmesi jüri üyeleri ve sempozyumlara katılan akademisyenleri de şaşırttı. Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Bülent Alaner, “Bunca yıldır birçok konferansa katıldım. Dinar’daki gibi bir yaklaşım görmedim. Müzikle hiç ilgisi olmayan insanlar bile sempozyumları dinledi, flüt yarışmasını takip etti” dedi. Jüri Başkanı Prof. Dr. Gülşen Tatu da büyükşehirlerin hiçbirinde böyle bir festival düzenlenmediğine dikkat çekerek, “Yurtdışında birçok flüt festivali var. Gelen konuklar da Dinar gibi küçük bir ilçede böyle bir festival düzenlenmesine ve ilgiye şaşırdılar. Türkiye’deki gençler de potansiyelin yüksek ancak eğitimin eksik olduğunu gördük” diye konuştu.

Festival kapsamında bir konser veren gitar virtüözü Cihat Aşkın da Afyon bölgesinde birçok müzisyen olduğunu ve festival sayesinde özlenen bir buluşmanın gerçekleştirildiğini söyledi. Aşkın, “Bu festival önemli bir açılım olacak. Türkiye’de böyle bir örnek yok. Kültür, bilim, yarışma bir araya geldi. Bundan sonra bu festivalin nasıl ilerletileceğini düşünmek gerek” dedi.
Yarışmayı ve sempozyumları ilgiyle takip eden restaurant sahibi Mustafa Acar, duygularını
“65 yaşındayım. Hep hayalimdi. Bugüne kısmetmiş” diye dile getirdi.

Hasta olmasına karşın iğne yaptırarak festivali takip eden emekli öğretmen Yılmaz Kahraman da “1968 yılından bu yana Dinar’dayım. O günlerden bugünün temelini gördüğüm için bu kente yerleştim. Gecikmiş olmasına rağmen festivalin Dinar’a çok şey katacağına inanıyorum” diye konuştu. Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar ise festivalin bölgede heyecanla karşılandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Dinar, tarihsel anlamda da bir marka olacak.  Festival aynı zamanda Dinar’ın antik mirasını, güçlü tarihsel köklerini ve şimdiye dek saklı kalmış sanatsal alt yapısını da ortaya çıkarmaya vesile olması bakımından büyük önem taşıyor. Festivalin ilk günündeki açılış töreninde 15-20 bin kişi vardı. Çevre illerden de birçok kişi katıldı. İnsanlar gelecek yılı iple çekiyorlar.