Mersin balıkları nehirle buluştu

Sakarya'nın Karasu ilçesinde düzenlenen törenle 2 bin 300 yavru Mersin balığı Sakarya Nehri'ne bırakıldı.

19 Mayıs 2011 Perşembe, 15:24
Abone Ol google-news

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü'nden (FAO) alınan destekle 2008 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında, Amasya'da DSİ'ye ait Amasya Yedikır Su Ürünleri Üretim İstasyonu'nda yetiştirilen balıklar nehirlerle buluşturulmaya başlandı. 2 kilo yumurtadan üretilen 57 bin ''Karaca'' ve ''Sivrişka'' türü Mersin balıklarından 2 bin 300'ünün nehre bırakılması dolayısıyla Tuzla köyünde bir tören düzenlendi.

Törende konuşan Karasu Kaymakamı Murat Duru, insanların yaşadıkları çevreyi en iyi şekilde korumaları gerektiğini belirtti. Duru, ''Çevre yalnızca doğa ve yeşillikten ibaret değil. Sularımızı da korumalıyız. Bunun için hepimiz çaba harcamalıyız. Projede yer alan herkese teşekkür ediyorum. Bu projenin ilçemizde uygulanmasından da mutluluk duyuyorum. Mersin balıklarının korunmasına ve geliştirilmesine yönelik her türlü çalışmaya destek vermeye hazırım'' dedi.

Konuşmaların ardından Karasu Kaymakamı Duru, Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, İÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Memiş, lise öğrencileri ve vatandaşlar Sakarya Nehri'ne yavru Mersin balıklarını bıraktı.

"HES'lerin inşaatı hızla devam ediyor, bu balıkların oralara çıkıp yumurtlamaları artık mümkün değil"

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Memiş, gazetecilere yaptığı açıklamada, 3 yıl önce FAO'dan alınan destekle Mersin balıklarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi, stok takviyesi ve kültürüyle ilgili proje başlatıldığını söyledi.

Projenin ortakları arasında Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, İstanbul ve Sinop üniversitelerinin bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Memiş, ''Çalışmanın birinci hedefi bu balıkların yaşadığı alanları rehabilite etmek. Öncelikli alan nehirlerimiz. Çünkü bu balıklar alabalıklar gibi nehirlerde yumurtluyor. Yumurtlama göçünü nehirlere yapıyor, yumurtladıktan sonra Karadeniz'e dönüp büyümeye başlıyorlar'' diye konuştu.

Türkiye'de Mersin balıklarının daha önce Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Çoruh nehirlerinde yaşadığını anımsatan Prof. Dr. Memiş, Sakarya Nehri'nde yaptıkları araştırmada balıkların yumurtlama alanının Geyve Boğazı olduğunu tespit ettiklerini kaydetti.

Memiş, Mersin balıklarının yumurtlamak amacıyla Sakarya Nehri'nde 150-200 kilometrelik yol aldıklarına işaret ederek, şöyle devam etti:
''Sakarya Nehri'nde barajların 1970'li yıllarda yapılması, daha sonra Pamukova regülatörü... Günümüze geldiğimizde maalesef 5 adet HES'in yapılacağından bilgimiz yoktu, yeni bilgimiz oldu. Şu anda 5 adet HES inşaatı var. Yaptığımız habitat çalışmasında Doğançay bölgesinde, Pamukova'nın altında halen yumurtlama alanlarını tespit etmiştik. 150 kilometrelik mesafeyi koruyabileceğimizi düşünüyorduk. HES'lerin inşaatı hızla devam ediyor, bu balıkların oralara çıkıp yumurtlamaları artık mümkün değil. Çok umutsuz bir durum gerçekten ama böyle olacak diye de bu çalışmayı bırakacak değiliz. Bu çalışma çerçevesinde bir eylem planı yazılacak. Çünkü bu balıklar uluslararası sözleşmelerle koruma altındadır. Türkiye bu sözleşmelere imza atmıştır. Kendi kanunlarımızda da koruma altındadır. Bu balıkların üremelerini önleyecek herhangi bir faaliyet aslında suçtur.''


"Sadece 3 tür sularımızda görülüyor"

Nesli tükenme tehlikesi bulunan Mersin balıklarının Kırmızı Liste'de yer aldığını belirten Prof. Dr. Memiş, kasım ayında Trabzon'da Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerle birlikte düzenlenecek toplantıda Mersin balıklarının yaşam alanları için eylem planı hazırlanacağını söyledi.

Karadeniz'de daha önce 6 tür Mersin balığının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Memiş, şunları kaydetti:
''Şu an sadece 3 tür sularımızda görülüyor. Yaptığımız çalışmalar sırasında Yeşilırmak, hatta Sakarya'da göç etme çabasındaki yumurtalı bireylerin yakalandığını tespit ettik. Bu, bize umut verdi. Bu, halen yumurtluyorlar demek oluyor. Nehir ağızlarında 100 grama kadar çok küçük bireylere rastladık. Bu da bu balığın bir yerlerde yumurtladığını gösteriyor. Çalışma sırasında bir kısım balık, üretilip doğaya salınacak ve bu balıklar markalanarak nerelere göç ettikleri ve nerelerde beslendikleri tespit edilecek.''

Prof. Dr. Memiş, Sakarya Nehri'nde inşa edilecek olan 5 adet HES'in türün devamı açısından getirdiği sakıncayı da şöyle açıkladı:
''HES, balıkların karşısına çıktığı zaman yukarıya gidemeyecek. Çünkü su tutma kotaları farklı farklı. 15-20 metre yüksekte olabiliyor. Artık yukarı göç etmeleri hayal gibi olmaya başladı. Şu anda göç alanımız 40 kilometreye kadar daraldı. Geçen sene çalışmayı yaparken 150 kilometrelik Pamukova'ya kadar mesafemiz vardı ve gerçekten 'tamam' dedik, 'bu balıkları kurtardık, en azından Sakarya Nehri'nde bir şeyler yapabileceğiz' dedik ama 5 adet HES'in kurulmak istenmesi göç mesafesini çok kısalttı. Bu, neden önemli? Çünkü göç sırasında yumurtaları gelişiyor balığın. 150 kilometrelik nehre girince yumurtlama aşamasını tatlı suda gerçekleştiriyor. Onun için zaman lazım, 40 kilometre artık çok kısa bir mesafe. Balıkların akıntıların, berrak suların olduğu yerde yumurtlaması gerekiyor.''

Prof. Memiş, geçen hafta Yeşilırmak'a bıraktıkları yavru Mersin balıklarının Sinop'a kadar ulaştığını tespit ettiklerini de söyledi.