Metin Akpınar ve Müjdat Gezen serbest bırakıldı

Halk TV'de yayınlanan 'Halk Arenası' programında yaptıkları açıklamalar nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bedelini ödeyecekler" diyerek hedef gösterdiği Metin Akpınar ve Müjdat Gezen, bugün polis eşliğinde adliyeye götürülerek ifade verdi. Savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Müjdat Gezen ve Metin Akpınar adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

24 Aralık 2018 Pazartesi, 10:07
Abone Ol google-news

<video:1180152>

 

Usta sanatçılar Müjdat Gezen (75) ve Metin Akpınar (77), haklarında başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. İki isim, ifadeleri sonrası adli kontrol hükmü istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, Gezen ve Akpınar'ın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Her iki sanatçıya da yurtdışına çıkış yasağı konuldu.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Halk Tv'de yayınlanan 'Halk Arenası' programında yaptıkları açıklamalar nedeniyle "Bedelini ödeyecekler" diyerek hedef gösterdiği sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen hakkında soruşturma başlatıldı.

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen evlerine gelen polis eşliğinde ifadeleri alınmak üzere gözaltına alındı. ve Anadolu Adalet Sarayı'na götürülerek ifadeleri alındı.

 

<video:1179717>

 

 

<haber-yatay:1180064>

Dosyaya gizlilik kararı getirildi

Metin Akpınar'a ifade vermesi sırasında sağlık sorunları sebebiyle özel doktoru da kendisine refakat etti. Öte yandan savcının Metin Akpınar'dan beklemesini istediği kaydedildi. Akpınar, ilk önce Basın Suçları Bürosuna götürüldü. Daha sonra Anayasal Düzene Karşı işlenen suçlar Bürosu'na getirilen Akpınar'ın dosyasında gizlilik kararı olduğu kaydedildi.

Adli kontrol talebi

Müjdat Gezen ve Metin Akpınar ifadelerinin ardından "adli kontrol" hükümleri uygulamasına tabi tutulmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi. Kartal'da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi'ne polis eşliğinde gelen Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'ın Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nda savcıya ifade verdi.

Savcı Bekir Kanyılmaz, "şüpheli" sıfatıyla ifadesini aldığı Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'ın adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle Anadolu Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmesine karar verdi.

İşte ilk ifadeleri

Gezen ifadesinde, "Ben halk arenası programında yapmış olduğum konuşmam doğrudur. Bu konuşmayı mizah olsun diye söyledim. Benim herhangi bir Cumhurbaşkanına hakaret kastım yoktur. Cumhurbaşkanı grup toplantısında, ' Bu Kadıköy'de oturanlar kaymak tabakadır. Türkiye yıkılsa umurlarında değil' demiştir. Bende Kadıköy'de oturduğundan dolayı bu durumu eleştirmek amacıyla bu sözleri söyledim. Bu söylediğim sözler birebir doğrudur. Fakat hakaret kastı yoktur. Ben tiyatro oyuncusuyum. Sahnede de bu cümleyi kullanıyorum. Çünkü tiyatrom Kadıköy'de. Amacım mizahi bir eleştiridir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. 

Metin Akpınar da ifadesinde, "Sözlerimiz çarpıtıldı. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.  

İkisi de serbest

Mahkeme, Gezen ve Akpınar'ın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Her iki sanatçıya da yurtdışına çıkış yasağı konuldu.

Mahkeme çıkışında açıklama

Gezen, "Ben konuşacaksam yeni bir suç oluşturabilir. O yüzden konuşmak istemiyorum. Hakareti yapan Cumhurbaşkanı, hakaretten yargılanan Müjdat Gezen. Adli sistem değişmiş hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Gezen'in Avukatı Celal Ülgen ise, " Türkiye'de çok önemli bir soruna parmak basmanın zamanı geldi de geçiyor. Türkiye'de Cumhurbaşkanına hakaret suçundan suçlanan sayısız bilim insanı, sanatçı, gazeteci, yazar var. Eğer siz Cumhurbaşkanını eleştiriyorsanız savcılarımız tarafından bu hakaret olarak algılanıyor ve hakkınızda soruşturma açılıyor. Bunu sorgulamamız gerekir. Yanlı, yansız bütün medyanın sorgulaması gerekir. Çünkü bu durum en çok siyasi iktidara zarar verecek. Herkesin konuşmasını hakaret diye soruşturmaya kalkarsanız Türkiye'de iklim değişir. Kış olur. Cumhurbaşkanına hakaret diye bir sözcük yok. 

Hakaret içerecek bir kavram yok. Doğrudan doğruya Cumhurbaşkanının hedeflendiği söz yok. Buna rağmen bir muhbir alelacele olayı deşeliyor ve Cumhurbaşkanına bunu iletiyor. Buna şaşırmıyorum. Şaşırdığım bu muhbir ne kadar çabuk Cumhurbaşkanına ulaştı ve etkisini doğurdu" diye konuştu. 

Açıklamaya Metin Akpınar katılmazken avukatı İrem Hekimoğlu ise şöyle konuştu,"Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla ifadesini aldılar. Bütün açıklamaları reddettik. Kendinin böyle bir amacı yoktur. Söylenen sözler demokrasinin tanımı yapılarak söylenmiş sözlerdir. Ülkemizde faşizm olduğuma dair bir beyanı da olmamıştır. Denetimli kontrolle serbest bırakıldı. Sabah 9'dan beri buradaydı. Kendisini ben gönderdim. Açıklamaya ben yaparım dedim. "

BEN SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZI KASTEDEREK BU CÜMLELERİ KULLANMADIM

Savcılık ifadesinde Metin Akpınar'a programdaki sözlerinin hatırlatıldı.

Akpınar, "Ben yapmış olduğum konuşmamda bana ait olan bir sözü söylemedim. Bu sözler tamamen demokrasinin tarifi, akademisyenler tarafından dile getirilmiş çeşitli demokrasi tanımıdır. Birbirinin aynı düşünmeyenlerin şiddet unsuru kullanmaksızın birlikte yaşayabildikleri rejimin adı demokrasidir. Bu açıklamaya ulaşmak da benim samimi temennimdir. Temennilerimi dile getirmek için bu şekilde bir açıklama yapmıştım. Aslında çağdaş demokrasinin de tanımını yapmış oldum. Allah korusun bu rejimin dışına çıkılırsa güzel ülkemize yazık olur. Tarihte gördüğümüz faşist liderlerin Mussolini'dir, Hitler'dir. Bunların uyguladıkları ve düştükleri duruma düşülmemesi için söylediğim sözlerdir. Burada tarihin kötü örneklerini vermek için böyle bir söz söyledim. Medyanın yorumladığı gibi Cumhurbaşkanımızı hedef göstermek  gibi bir niyetim ne aklımdan ne de gönlümden geçer. Ben Sayın Cumhurbaşkanımızı kastederek bu cümleleri kullanmadım. 'Bizim ülkemizde faşist bir rejim var, bizim liderlerimizde faşist' tarzında bir konuşmam olmamıştır. Bu tür bir imada da bulunmadım" dediği belirtildi.

SUÇ VE SUÇLUYU DA ÖVMEDİM

Soru üzerine Akpınar'ın, "Benim Ak Parti'ye oy verenlerin karbonhidrat kafalı olduklarına ilişkin bir imalı konuşmam söz konusu değildir. Ben o konuşmamda da milletimizin bir bölümünün karbonhidratla beslenmeye mecbur bırakılmasına karşı çıktığım için 'Toplumumuzun büyük bir bölümü karbonhidratla beslenmek zorunda bırakılmıştır' diye söylemiştim. Hatta şu örneği de vermiştim. Türkiye'de buğdayın proteinini alan bir değirmen yoktur.

Hatta soya fasulyesi bile '0' yağ ve protein yüklü olmasına rağmen Türkiye'de 1965 yılına kadar kullanılması da yasaklanmıştır. Sonradan serbest bırakıldığında hayvan yemi olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Ben dediğim gibi bu sözlerimde AK Parti'ye oy verenlere karşı olarak kastım veya imalı konuşmam söz konusu değildir. Özlemim büyük Türk toplumunun protein ile beslenmesidir. Ben üzerime atılı tüm suçlamaları kabul etmiyorum. Benim Cumhurbaşkanına hakaret kastım yoktur. Yine Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı bir isyanda da bulunmadım. Halkı kin ve düşmanlığa karşı tahrik etmedim. Suç ve suçluyu da övmedim. Üzerime atılı tüm bu suçları kesinlikle reddediyorum" dediği öğrenildi. 


SÖYLEDİĞİM SÖZLER TARİHTE YAŞADIĞIMIZ YANLIŞ YÖNETİMLERİN SONUÇLARIDIR

Akpınar'ın hakimlik ifadesinde de  şu ifadeleri kullanıldığı öğrenildi:

"Söylediğim sözlerin arkasındayım. Silah zoruyla söylemedim. Medyanın yanlış yorumlamasına karşı bir iki açıklamada bulunmam gerekti. Söylediğim sözler tarihte yaşadığımız yanlış yönetimlerin sonuçlarıdır. Bunların tekrar yaşanmaması için belirttiğim sözlerdir. Yoksa ben Cumhurbaşkanına karşı bir hakaret içeren söz kullanmadım." 

Akpınar, polis tarafından evinden alındığı sırada yaptığı açıklamada "Savcı bey çağırdı. İfade vermeye gidiyoruz" dedi. Akpınar, "Evden polis arkadaşlar aldı" diye konuşmuştu.

'Bunu bekliyor muydunuz?' sorusunu "Tabii ki." diye yanıtlayan Akpınar, "Evden hastaneye mi yoksa direkt buraya mı getirildiniz?" sorusuna ise "Hayır, buraya geldim." yanıtını vermişti.

Savcılıktan açıklama

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemeden adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılan Sanatçılar Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'la ilgili yürütülen soruşturma kapsamında yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, "Uğur Dündar tarafından sunulan Halk Arenası adlı programın 21 Aralık 2018 tarihli bölümüne katılan Müjdat Gezen ve Metin Akpınar'ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanını hedef alarak hakaret içerikli sözler söyleyip darbe ve ölüm tehdidinde bulundukları yönünde medyada haberler yer aldığının 22 Aralık 2018 tarihinde öğrenilmesi üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesi uyarınca işin aslını araştırmak ve sorumlular hakkında yasal gereğine tevessül etmek amacıyla soruşturma başlatılmış ve ilgili programa ait kayıtlar açık kaynaklardan temin edilerek muhafaza altına alındıktan sonra dökümü yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir" denildi.

 "AKPINAR VE GEZEN'E ADLİ KONTROL KARARI VERİLMİŞTİR"

Açıklamada,"Bu soruşturma kapsamında 23 Aralık 2018 tarihinde Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak şüphelilerin savunmaları alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilmeleri yönünde talimat verilmiştir. Sunulan bilirkişi raporunda yer alan konuşmalar değerlendirilerek şüpheli Müjdat Gezen hakkında "Cumhurbaşkanına Hakaret" (TCK m.299), şüpheli Metin Akpınar hakkında ise "Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik" (TCK m.313/1) "Cumhurbaşkanına Hakaret "(TCK m.299), "Halkın Bir Kesimini Aşağılama" (TCK m.216/2) ve "Suçu ve Suçluyu Övme" (TCK m.215) suçlarından adli işlem yapılmıştır. 24 Aralık 2018 günü saat 11.00 civarında adliyemizde hazır olup ifadeleri alınan şüphelilerden Müjdat Gezen, "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçundan, Metin Akpınar ise "Halkı T.C. Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik ve Cumhurbaşkanına Hakaret" suçlarından adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş, her iki şüpheli hakkında "yurt dışına çıkışı yasaklanmak" ve "Haftada bir gün karakola imza vermek" suretiyle adli kontrol kararı verilmiştir" ifadelerine yer verildi.

<haber-yatay:1179806,1179283,1179542,1179134>

<video:1179792>

Ne söylemişlerdi?

Halk Arenası programına katılan Metin Akpınar, Eugene Ionesco’nun 2. Dünya Savaşı öncesinde başlayan ve daha sonra Avrupa’yı kasıp kavuran totaliter rejimlerin insanlığı nasıl yavaş yavaş ele geçirdiğini anlattığı Gergedanlar oyunundan alıntı yaparak şöyle konuştu:

“Biz bu oyunu oynadık. Gergedanlar giderek artarlar ve sevimsiz gergedanlar için güzel sözler söylenmeye başlar. Giderek herkes gergedan olur... En sonunda ben insan doğdum insan kalacağım diye bağırılır. Sadece postallı gergedanlar değil, kökten dinci ve etnik ayrımcı gergedanlar kargaşa ve bölünmeyi maalesef bunlar yapıyor. Bunların karşısında insan olarak durarak saf dışı edebiliriz. Eğer bu polarizasyon böyle devam ederse bırakın sokakta hak aramayı Allah korusun iç savaşa kadar gideriz. Bundan kurtulmanın tek yolu da demokrasidir. Oraya ulaşabilirsek kavga dövüş olmaz. Eğer ulaşamazsak her faşizmin karşılaştığı gibi liderlerini ayağından asarlar ya da mahzene atarlar. Bize yazık olur, biz harap oluruz. Bu güzel ülkeye kıymasınlar. Bizim demokrasi adına direnmemiz gerekir.”

Gezen de programda “Herkesi azarlıyor, herkese parmak sallıyor, millete ‘haddini bil’ diyor. Bak Recep Tayyip Erdoğan, sen benim, bizim vatanseverliğimizi sınayamazsın. Haddini bil” ifadelerini kullanmıştı. 

<video:1179141>