MHP'li Vural'dan Anayasa oylamasına 'özensizlik' eleştirisi

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis Genel Kurulu'nda Anayasa değişikliği oylamaları sırasında ortaya çıkan 'uyuyan milletvekili ve bakan' görüntülerini eleştirerek oylamaların sağlıklı bir ortamda yapılmadığını söyledi.

21 Nisan 2010 Çarşamba, 12:57
Abone Ol google-news

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Meclis Genel Kurulu'ndaki anayasa değişikliği görüşmeleri ve oylamalarını eleştirdi. Anayasa görüşmelerinin çok önemli olduğunu ancak görüşme ve oylamaların sağlıklı bir ortamda yapılmadığını belirten Vural, basına yansıyan görüşmeler sırasında 'uyuyan milletvekili ve bakan' fotoğraflarını da gösterdi. AKP'yi yangından mal kaçırır gibi Anayasa değişikliği yapmakla suçlayan Vural, 18 saate kadar varan görüşmelerde milletvekillerinin vicdanlarıyla oy kullanamayacağını kaydetti. Uyuklayan milletvekili ve bakan fotoğraflarının Meclis'e yakışmadığını da ifade eden Vural, görüşmelerin 'özel gündem' olmamasına rağmen 'özel gündem'le yapıldığını ve tehditkar bir şekilde 'bitimine kadar' denilerek milletvekillerinin çalışmak zorunda bırakıldığını kaydetti. Vural "Gizli oylama yapıyoruz. Bu gizli oylamaya riayet edilmediğine hepiniz şahit oldunuz. AKP yönetimi bu süre içerisinde oylamaların gizliliğini ihlal eden bu durum karşısında tavırsız kalmıştır. Milletvekilleri dayatma ile zoraki, sağlıklı çalışma şartlarından uzak bir çalışma ortamında çalışmak zorunda bırakılmışlardır. Çay, kahve içerek Meclis'i yönetenler oluyor, bunlar doğru şeyler değil" diye konuştu.
 

'Başbakan Roma'yı bile yaktı'

Oylamalar nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın İtalya ziyaretini bile ertelediğini belirten Vural, "Başbakan Roma'yı bile yaktı, İtalya'ya gitmekten vazgeçti. Başbakan'ın bir oy uğruna devletin işlerini aksatması, Meclis Başkanı Şahin'in bir oy uğruna Meclis'i yönetmekteki ısrarı, anayasa değişikliğinin nasıl yapıldığını ortaya koyuyor" dedi. Teklifin 'Sırça köşklerde, rakımlı tepelerde hazırlanarak 12 Eylül uygulamaları gibi' Meclis'e gönderildiğini kaydeden Vural, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın 'Anayasa görüşmelerinde ortaya çıkan görüntüleri AB'ye nasıl anlatacağım' şeklindeki sözlerini de eleştirdi. Bağış'ı milletvekillerinin iradesini yurtdışına şikayet etmekle suçlayan Vural "Komiser mi bunlar, asıl anlatamayacakları husus, uzlaşma ve diyalog olmadan nasıl Anayasa değişikliği yaptıklarıdır" dedi.
 

'Ahmet Türk'ün ismi okundu, Türkeş katıldı gösterildi'

Vural basın toplantısında, Anayasa değişikliği teklifinin ilk gün görüşmelerinde, kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk'ün de isminin okunduğuna ilişkin CD'de dağıttı. Vural oylamaya ilişkin ad listesini de göstererek oylamalara katılmayan MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş'in isminin karşısına katıldığına ilişkin çarpı işareti konulduğunu bildirdi. Vural, "Niye bu özensizlik, Tuğrul Türkeş katılmadı ama listede katılmış gibi görünüyor. Adı sayılmamış ama özensizlikten bahsediyorum" dedi. Vural basın mensuplarına "Yarın sizin de isminiz okunabilir, hayret etmeyin" dedi. Meclis yönetimini de eleştiren Vural "Böyle Meclis yönetimi, milletvekilleri üzerindeki baskı ve dayatmayı ortaya koyuyor" dedi. 'İkna odaları kurulduğunu, bakanların bir yerlere ziyaretlerinin ve telefon trafiğinin sıklaştığı'nı savunan Vural "Bırakın milletvekilleri kendi iradesiyle oy versin. İnşallah hayırlı olacak, 'hayır' da hayır vardır. Milletvekillerinin 'kapkara kutuda vicdanlarıyla' oy kullanmalarını istiyoruz" dedi.
 

'Bunlar Fransa'nın bakanı mı?'

Bir soru üzerine Vural "Anayasa Mahkemesine gitmeden önce, bu çatışmacı, dayatmacı anayasa değişikliğine karşı milletvekillerinin vicdanlarıyla hayır oyu kullanmaları gerektiği inancımızı koruyoruz" diyen Vural, Sanayi Bakanı Nihat Ergün'ün Kayseri'de Enerji Bakanı Taner Yıldız'a yönelik yumruklu saldırı ile Ahmet Türk'e Samsun'da yapılan saldırıyla ilgili 'aynı el'in yaptığına yönelik sözlerine ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi: "Bu Fransız bakan mı, Fransa'nın bakanı mı bunlar. Bu eli bulacak olan, onu durduracak olan kim? Benim şehitlerimi öldürenleri yakalamalarını bekliyoruz. Hükümet şikayet yeri, ağlama duvarı değil. Böyle bir ortamı hazırlayanlar, toplumu çatışmaya, kutuplaşmaya götürenler Neron gibi ülkeyi yakanlar bu yakılan ateşte 'bakın yanıyor' diye dışardan ahkam kesiyorlar. Arkasında kim varsa bulunması gerekir. Reşadiye'de 7 askerimiz şehit edildiği zaman da bunu PKK'nın yapmadığını, başka bir organizasyonlar olduğunu söyleyenler de yine bu hükümetin üyeleriydi."