MKE Genel Müdürlüğü önünde protesto: "Kamunun tasfiyesine, ülkenin ucuz iş cennetine dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz!"

Makina Kimya Endüstrisi'nin anonim şirkete dönüştürülmesi kurumun genel müdürlüğü önünde CHP'li vekillerin de katıldığı basın açıklamasıyla protesto edildi.

29 Haziran 2021 Salı, 16:14
MKE Genel Müdürlüğü önünde protesto:
Abone Ol google-news

AKP'nin Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nu (MKE) anonim şirkete dönüştürülmesini öngören kanun teklifi TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edildi.

Kurumun özelleştirilmesi sürecinin önünün açılması olarak yorumlanan teklife karşı MKE Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenlendi.


Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) tarafından düzenlenen basın açıklamasına TBMM Milli Savunma Komisyonu üyeleri CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, Çanakkale Milletvekili Özgür Ceyhan ve Muğla Milletvekili Süleyman Girgin destek verdi.

Basın açıklamasını ESM adına Genel Başkan Cemalettin Sağtekin okudu.

Açıklamada şöyle denildi:

MKE TALAN EDİLMEK İSTENİYOR

"Ülkemizin sanayileşmesi, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak kalkınmasının temeli olan Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT’ler) AKP iktidarı tarafında özelleştirme ve serbestleştirme yoluyla yağmalanmaya ve yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekilmeye devam ediyor. Binbir emekle kurulmuş ve ülkenin göz bebeği olan sanayi kuruluşları ve son olarak Sakarya Tank Palet Fabrikası gibi MKE Kurumu da talan edilmek isteniyor.

TBMM’ye sunulan “Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi”nin amacı, tüm özelleştirmelerde olduğu gibi anonim şirkete dönüştürülerek özelleştirmenin önünü açma, Türk Ticaret Kanunu, Kamu İhale Kanunu ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere 17 kanunundan muafiyet, Kurumu Sayıştay denetiminden çıkarma ve Cumhurbaşkanlığı kararlarına geniş yetki vermektir.

Özelleştirilen veya özel şirket haline dönüştürülen kamu kurumlarının tamamında çalışanlar mağdur edilmiş özlük haklarında büyük kayıp yaşanmıştır. Havuza alınarak farklı şehir ve kurumlarda çalıştırılan memurların sosyal düzenleri bozulmuş, gönderildikleri kurumlarda ihtiyaç fazlası personel olarak uzmanlık alanları dışında çalıştırılıp, mobbinge maruz bırakılmıştır. İşçi statüsünde çalışanlar iş güvencelerini, kadrosuz veya taşeron olarak çalışanlar ise işlerini kaybetmiştir. MKE’de yapılacak özelleştirme sonucu 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (I) ve (II) sayılı cetvele tabi olarak görev yapan tüm personele (devlet memuru, sözleşmeli personel) hiçbir ayrım yapılmadan sözleşme teklif edilecektir. Sözleşme imzalamayı kabul edenler 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak istihdam edilecek; fakat iş güvencesi ortadan kalkacaktır. Diğer yanda ise iş yapan ile yönetime ve siyasi iktidara yakın olan personel ve düşük ücretlerle işe yeni başlayacak personeller arasında iş barışı bozulacaktır.

ŞİMDİ MKE DAHA SONRA DİĞER KİTLER

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) olarak biliyoruz ki; ekonomik olarak ülkeyi çöküşe sürüklemiş olan iktidar çözümü bir kez daha kamu kaynakları haraç mezat satmakta bulmuştur. Sadece MKE Kurumunu değil daha sonrasında diğer KİT’ler, kamuya ait sosyal tesis ve lojmanlar özelleştirmeye hazırlamaktadır. Siyasi iktidar, ekonomik olarak yaşadığı çıkmazı yüzbinlerce kamu çalışanının iş güvencesini elinden alarak aşmayı hedeflemektedir.

Neo-liberal politikalar sonucu kamunun tasfiye edilmesi ve ülkemizin ucuz iş cenneti haline dönüştürülmesine, iş güvencemizin elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz!

Tüm Memur ve İşçi arkadaşlarımız şunu çok iyi bilmelidir ki kamudaki iş güvencesi ne kadar tasfiye edilirse özel sektör mantığında oluşacak yeni yapıda bunun kat ve kat fazlası yaşanacaktır.

Sonuç olarak; sorunlarımızın çözümü, iş güvencesinin ortadan kaldırılması değil, zamana uygun teknolojinin MKE Kurumuna kazandırılması, liyakat ve eğitimin temel alındığı bir personel rejiminin oturtulması ve partizan yöneticilerle kurumların arpalığa çevrilmediği bir yönetim anlayışıyla Kurumumuz karlılığı daha da arttırılabilecekken tercih edilen yol ve niyetin iyi olmadığını görmekteyiz."