Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, gazetemiz Cumhuriyet’e yazdı: Halkımızın yanında olduk

Belediye Başkanı Gürün, koronavirüs salgını sürecinde hızlı davranarak gerekli önlemleri aldıklarını, ihtiyacı olan yurttaşlara yardım eli uzattıklarını belirtti. Gürün, ‘13 ilçemiz 569 mahallemizle bir aileyiz, birlikte Muğlayız’ dedi.

06 Mayıs 2020 Çarşamba, 02:00

Dünyada ve ülkemiz üzerinde yaşayanlar sınır tanımayan yeni bir salgınla karşı karşıya. 1918-1920 yılları arasında yaşanan ve 100 milyona yakın insanın hayatına mal olan İspanyol gribinden yüz yıl sonra dünya yine küresel bir salgınla büyük bir mücadele veriyor. 

Koronavirüs salgını sadece sağlık yönünden ülkeleri, şehirleri etkilemekle kalmadı, ekonomik, sosyal, psikolojik ve toplumsal olarak da taşları yerinden oynattı. 

Türkiye ve Muğla özelinde koronavirüs tedbirlerini ilk günden itibaren yakından takip ederek vatandaşlarımızın sağlığı için alınması gereken önlemleri planladık. 2014 yılında altyapısını oluşturmaya başladığımız vatandaş odaklı sosyal belediyecilik projeleri ile koronavirüs tedbirleri kapsamında hayata geçirilen projeler birbirini tamamladı. Örneğin vatandaşlarımızın sağlığı için başlattığımız evde bakım, hasta nakil, kırsaldaki çınarlar projelerimiz, 65 yaş üstü hemşerilerimizin evde kalmaları ile bu hizmete talebin artması, halk kart uygulamamız ile ekonomik durumu iyi olmayan hemşerilerimize koronavirüs döneminde işten çıkarılanların eklenmesi ve gıda yardımı, 13 ilçemize hizmet veren ilaçlama ekiplerinin bu virüs için hızlı bir eğitimle dezenfekte hizmetine geçmesi gibi. 

Hızlı davrandık

Koronavirüse karşı mücadelede bunların yanında yeni projeler ve tedbirleri de hızlıca hayata geçirdik. Virüse karşı en ön cephede çarpışan fedakar sağlık çalışanlarımız için ayrı, ücretsiz servis araçlarını hemen hizmete soktuk. Sağlık çalışanlarımızın yoğun olduğu hatlarda hizmet veren bu araçlarımızla vatandaşlardan izole bir şekilde çalıştıkları kurumlara ve evlere ulaşımlarını sağladık. Virüsü taşıdıkları düşüncesi ile sevdiklerine yaklaşamayan sağlık çalışanlarımız için ilçelerimizde otellerle anlaşma yaptık. Sağlık çalışanlarımız için ne yapsak az. Bir kez daha onlara müteşekkir olduğumuzu söylüyor ve hepsini tek tek alkışlıyorum. İyi ki varsınız. 

Koronavirüse karşı en büyük silahımız olan hijyen konusunda sıkıntı yaşanmaması için kesilen suları hemen açtık ve su faturalarını 2 ay erteledik. Belediyemizin kiracısı olan esnafımızın da kiralarını ileri tarihlere erteledik. Gıda desteği ve hijyen kolisi desteğimizi başlattık. Pazarlarda kalabalığın önüne geçilmesi için seyyar manav hizmetini başlatarak hizmetin vatandaşın evine kadar gitmesini sağladık. Tüm bu hizmetlerimizde vatandaşlarımıza hizmet noktasında aramızdaki en önemli bağ olan muhtarlarımızdan destek aldık. 

Hareket arttı

 Muğla nüfusu son sayıma göre 983 bin 142 kişi. Koronavirüs salgını yayılmaya başladığında ve okullar tatil edildikten sonra özellikle Bodrum, Fethiye, Marmaris gibi yazlık nüfusu fazla olan ilçelerimizde bir hareketlenme, araç girişlerinde bir artış meydana geldi. Yazlıkçılarımız ne yazık ki büyük kentlerdeki belirsizlikten kaçarak Muğla’daki yazlık evlerine geldi. Bizler bu süreçte herkesin evinde kalması gerektiğini, ilçelerimizin ve Muğlamızın hastane ve yatak kapasitesinin yerleşik nüfusa göre ancak yeterli olduğunu defalarca söyledik. Geç de olsa 30 büyükşehir ve Zonguldak için giriş, çıkışlarla ilgili yasak kararı alındı. Ayrıca bu karara ilave olarak ilçeler arasındaki geçişlerin, seyahatlerin durdurulması gerekliliğini de il pandemi kuruluna ilettik. 

Hemşerilerime teşekkür ediyorum

Sevgiyi, hoşgörüyü ve güler yüzü hayatından hiç eksik etmeyen Muğla halkına ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Koronavirüs mücadelesinin ilk gününden itibaren disiplinli bir şekilde kurallara uyan, kendi, sevdikleri ve toplum sağlığı için elinden geleni yapan, ihtiyaç sahibi vatandaşlara nasıl yardım edebiliriz düşüncesi ile bizlere ulaşan, ilk sokağa çıkma yasağında kontrollü davranan Muğlalı hemşerilerimize teşekkür ediyorum. 

Koronavirüs mücadelesinde dünya ve ülkemiz büyük bir sınav veriyor. Sağlık, ekonomik, psikolojik, toplumsal sonuçları olacak bu süreçten en az zararla çıkmak için her zamankinden daha fazla birlikte olmaya ihtiyacımız var. Aramıza sosyal mesafeler girse de bu savaşı bir kişi eksik olursak kazanamayız. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için sözü koronavirüs dönemine en uygun deyimlerden. Çünkü bu mücadelede tek tek herkese ihtiyacımız var. Artık oncu, buncu demeden, siyasi parti ayrımı gözetmeden, yapılan yardımlar genel iktidardanmış yerel belediyelerdenmiş gibi ayrımları bir kenara bırakarak güçlü bir takım gibi mücadele etmemiz gerekiyor. Bu mücadelenin sağlık boyutunu kazandıktan sonra sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarının iyi irdelenmesi, eskiye dönüş için kararlı adımlar atılması gerekiyor. Dünyanın her ülkesi mevcut sistemlerini yeniden değerlendirecek ve nerede hata yaptıklarını ortaya koyarak yeni bir dünya anlayışı doğacak. 

Koronavirüs ile mücadele toplumların kendi kendine yetebilmesi ve üreten toplumun önemini de bir kez daha gösterdi. Vatandaşlarımızın marketlerden en fazla stokladığı ürün un ve makarna. Türkiye Cumhuriyeti tekrar kuruluş ayarlarına yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Üreten köylü milletin efendisidir” sözünü söylediği dönemdeki anlayışa dönmeli, verimli topraklarında üretmelidir. Anadolu toprakları bereket ve zenginlik anlamında bizlere o kadar çok alternatif sunuyor ki dışarıdan ithal eden bir toplum haline geldiysek bu kendi topraklarımızın değerini bilmemek ve farklı niyetlerle ancak açıklanabilir. Buğdayından nohutuna, fasulyesinden susamına, balından narenciyesine Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetecek güçte bir devlettir. 

Muğlamızda da tarıma, üreticimize ayrı bir önem veriyor, bereketli topraklarımızın hakkını veriyoruz. 81 ilimize dağıttığımız yerel tohumlarımız Anadolu’nun verimli toprakları ile buluştu. Kooperatiflerimizle güç birliği yaparak kalkınan bir Muğla için sağlam temeller attık. 2014 yılından beri tarıma verdiğimiz önemin ve desteğin bugün meyvelerini toplayacağız. Koronavirüs sürecinde de üreticilerimizin mağdur olmaması için desteklerimize ara vermeden devam ediyoruz. Turizm kenti olarak bilinse de başat ürünleri ile Muğla güçlü bir tarım kenti. Birlikte üretmeye, topraklarımızın hakkını vermeye devam edeceğiz. 13 ilçemiz 569 mahallemizle bir aileyiz, birlikte Muğlayız.