"Muhalefetin söz hakkı değersiz değildir"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bütçe görüşmeleri için hükümet adına yaptığı konuşmada "İstisnasız hepimiz bütün gayretimizle bu vatanda dostça kardeşçe yaşayacağız, siyasetten muradımız budur" dedi. Arınç, muhalefetin demokrasilerde önemini de vurgularken, "Muhalefetin söz hakkı, iktidarın söz hakkından değersiz değildir" diye konuştu.

21 Aralık 2011 Çarşamba, 21:16
Abone Ol google-news

En büyük arzularının, "Milletin rızasını almak" olduğunu belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokrasiden, adaletten ve hukuktan muradımız biri vatanın sahibi, biri vatandaş olmayacak. İstisnasız hepimiz bütün gayretimizle bu vatanda dostça kardeşçe yaşayacağız, siyasetten muradımız budur. En büyük arzumuz milletin rızasını almaktır.
Sizi temin ederim ki bu konuda hepimizin esaslı bir özeleştiriye ihtiyacı var. Demokratikleşme uzun süreç ama aynı zamanda bizim büyük bir kültürümüz birikimimiz var.

Fransa örneği

Paris'te Türkiye'nin tezlerini AK Parti, CHP ve MHP'li arkadaşlarımız birlikte savunuyor. Türkiye budur işte. Öyleyse bu üslubu siyasette de kalıcı kılalım. Dün üç partinin bildirisini alkışla karşıladık. Gönül isterdi ki dördüncü parti de buna katılsın ve meclisin gür sesini dünyaya ilan etmiş olalım. Ama inanıyorum ki bu parti farklı sebeplerle ayrı düşebilir ama gönlümüzün birlikte attığına inanıyorum.
Geçenlerde bir olay olmuş. MHP'den bir arkadaş rahatsızlanmış. İlk müdahaleyi BDP'li bir arkadaş yapmış. Aksini mi düşünüyordunuz, olabilir miydi? Çanakkale'de birbirinin kucağında şehit olmuş bir milletin evlatları birbirine düşman olabilir mi? Özel hayatımızda herkes birbirinin düğününe gidiyor. Hayır dualar ediyor. Burada kavga edenler dışarıda kuliste çay içiyorlar."

Kürsüden yapılan bazı konuşmalardan rahatsızlığını da dile getiren Arınç, "Ama burada damarlarımız şişiyor, tekrarlamaktan hicap duyduğum sözler söyleniyor. Kürsüde iteklenirken bir milletvekili hepimiz üzüntü duydu ama buna da sebebiyet vermemeliyiz" diyerek Meclis Başkanının kararlarına yanlış da olsa saygı duyulmasını istedi.

Arınç, şunları söyledi:
"Muhalefetin söz hakkı, iktidarın söz hakkından daha değersiz değildir. Bugün farklı bir dünyadayız, bugün herkes sizin kapasitenize ürettiklerine bakıyor. Eskiden senede bir iki kez yapılan uluslararası toplantıları, her hafta birkaç kez yapıyor Türkiye. Türkiye mucizesi herkesi gözünü kamaştırıyor, yolumuz çok uzun ama bugün daha çok başarılarımızla dünyanın gündemindeyiz, alacağımıza basmak, yolumuza taş koşmak isteyenler var. Neredeyse tüm dünya medyasında Türkiye var.
Elbette doğru değil diyebilirsiniz. Yanlış neredeyse göstereceksiniz. Ama Türkiye bu başarıları devam ettiriyor. Biz birbirimizin düşmanı değil, rakibiyiz. Geçmişte sizler de iktidar ortağıydınız. Biz de sizi eleştirmiş olabiliriz. Bunların rasyonel olanlardan yararlanmamız lazım. Ama Halep orada arşın burada. Geldiğimiz nokta Türkiye'nin geçmişe göre daha iyi olduğunu gösteriyorsa bundan hepimizin mutlu olması gerekiyor. Bu başarı öyküsü milletimizin başarı öyküsüdür."


Türkiye'nin artık eski günlere dönmeyeceğinin altını çizen Arınç, "Ne kişilerin ne de başka kurumların militanlaşmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Türkiye'nin geçmişinde karanlık olaylar yaşandığını hatırlatan Arınç şöyle devam etti:
"Hepimizin vicdanını rahatsız eden karanlık olaylar yaşandı. Bugün hala bunların acılarını yaşıyoruz. Evet bunlar yaşandı diyoruz. Nice gençlerimizi nice nesillerimizi bu kirli oyunlara kurban verdik. Siyaset kurumu da maalesef göstermesi gereken dirayeti gösteremedi. Siyaset kurumu toplumsal gerilimi azaltmak yerine arkasından itti ve Türkiye kaybetti. Bütün ömrümüz darbelerle muhtıralarla baskılarla krizlerle geçti. Kendisini kimseye hesap verme mecburiyetinde hissetmeyen kimseler hukuku demokrasiyi hiçe saydılar. Fikir damlarımız aydınlarımız potansiyel suçu gibi göründü.
İnsanlarımız bütün bunları gördükten sora demokrasini hukukun adaletin kıymetini bugün daha iyi anlıyor. Tartışmalardan uzak bir adalet sistemin hepimizin ortak kazancı olduğunu biliyoruz. Eksiklerimiz var ama hangi adımların atılması gerektiğini de biliyoruz.
Bize göre de devletin de siyasetin de görev insana hizmettir adaleti tesis etmektir. Siyasi istikrarın sağlanamadığı ülkelerde ekonomik kazanımlar çok kısa ömürlü oluyor kalkınma projelerini gelişme hayallerinin en temel önceliğini hukuk ve demokrasi olduğu bugün her zamankinden çok anlaşıldı. Bütün anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak durumundayız. Meselelerimizin hiçbiri çözümsüz değildir.
9 yıl öncesine kadar hayal bile edilmeyen sorunları çözdük ve çözeceğiz. Kanayan yada kabuk bağlamış tüm yaraları saracağız."