Mustafa Balbay'dan Silivri'ye ziyaret

CHP İzmir Milletvekili ve gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, 5 yıla yakın bir süre yattığı Silivri Cezaevi’ne bu sabah saat koğuş arkadaşlarını ziyaret etmek üzere girdi.

20 Aralık 2013 Cuma, 09:58
Abone Ol google-news

Silivri Cezaevi Yerleşkesi girişinde İşçi Partisi Nöbet Çadırı sorumlusu Hıdır Hokka tarafından karşılanan Balbay oldukça hüzünlendi. Bir süre cezaevin ve duruşma salonuna bakan Balbay “Hukuk herkes lazım. Bu bir kez daha açıkça ortaya çıktı” dedi. Balbay gazeteciler soruları üzerien açıklama yaptı.

CHP İzmir milletvekili Mustafa Balbay gazetecilerin soruları üzerine şunları şöyledi: “..'Bir gün bu direksiyon dışarı kırılacak’ diyorduk. O gün geldi. O gün tabii herkes için gelmiş olsun. Şu an tabii gerçekten içeri girerken çok buruk giriyorum. Yol boyunca bizim ulaştırma görevlisi Temel’e  hatta ‘bize gelirken böyle mi geliyordunuz’ diye sordum.  İçerideki gazeteci arkadaşları ziyaret edeceğiz. Onlarla ilk defa dışarıdan kucaklaşacağız. Ben artık devran dönüyor diyorum. Onlar için özgürlük olacak. Ama  tabii ne olursa olsun aynı hüzünle söylüyorum. Geçmişte çok söyledik ‘hukuk herkese lazım’ diye. Gerçekten hukuk herkese lazım. Ben şu anda ziyarete giderken hem bu kapıların açılmasını diliyorum hem de içeriye tartışmalı şekilde suçluluğu kesinleşmemiş ya da suçüstü durumu olmayan iç kimsenin girmemesini diliyorum.”

Balbay bir gazetecinin “Nasıl bir duygu dışarıda olmak” sorusunu da şöyle yanıtladı: “Şaşkın değilim ama hüzünlüyüm. Şimdi içeri arkadaşları ziyaret edeceğim. Tuncay Özkan, Hikmet Çiçek, Deniz Yıldırım, Turan Özlü’yü ziyaret edeceğim. Onların şahsında bütün haksız yere içeride olan yurtseverleri. Yıllardır sürekli bizler de gündeme getirdik.  Tümünü ziyaret etmiş gibi değerlendirilmesini dilerim. Şu anda ben de buradayım ama çıkarken de söylemiştim ‘sanki kapıyı ben kapatıp çıkmışım’ gibi. Şimdi içeri gireceğim. Kapıyı ben açıp gireceğim, ama kapatıp çıkıyor olma hüznü olacak. Ama ben artık Türkiye'de şu anda yaşadığımız ortamı güncel gelişmelerinde ışığında söylüyorum artık gerçekten herkes hukukun herkese gerekli olduğunu anlamıştır diye düşünüyorum.”

 Mustafa Balbay’ın cezaevi ziyaretinde  Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve Yüksek Kurul Üyeleri Hüsamettin Cindoruk , Tufan Türenç, Turgut Kazan, Murat Önok, Yalçın Büyükdağlı, Oktay Huduti, Oktay Duran da bulundu.

Mustafa Balbay, saat 13.00 sıralarında cezaevinden çıkarak basın mensuparına kısa bir açıklama yaptı. Balbay 'yolsuzlukların üzerine gidilmeli ama sabaha karşı tartışmalı operasyon ile olmamalı” dedi. Balbay, Tuncay Özkan ile koğuş anılarını paylaştıklarını söyledi. Balbay, KCK davasından yargılanan BDP milletvekillerinin tahliye edilmelerine üzüldüğünü belirterek "Ankara'da başka, Diyarbakır'da başka, Silivri'de başka hukuk uygulanmalı" dedi. Balbay daha sonra İşçi Partisi’nin Özel Yetkili Mahkemeler’e karşı kurduğu nöbet çadırını ziyaret etti  Çadır sorumlusu Hıdır Hokka çadırın 2 yıl 102 gündür kurulu olduğunu belirterek 2 rakamını Balbay’ın yazmasını istedi. Balbay panoya yazılı 10 rakamını 102’ye tamamladı.

İlk dileğinin cezaevindeki 6 millettvekilinin serbest bırakılması olduğunu ifade eden Balbay, şunları söyledi:

En son dün 28 Şubat davasıyla ilgili hiçbir tutuklu snaığın kalmaması bence adil yargılama açısından o insanların kendilerini daha sağlıklı savunabilmeleri açısından da önemli bir adımdır.


Fenerbahçe-Galatasaray

Siz düşünebiliyor musunuz? Fenerbahçe- Galatasaray maçındaki kurallarla Trabzonspor-Beşiktaş maçındaki kurallar ayrıdır denebilir mi? Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Ya da maçın ilk yarısında şu kurallar uygulanacak. İkinci yarısında bu kurallar uygulanacak denilebilir mi? Bu olmamalı. Bugün gerçekten hükümetinde karşı karşıya kaldığı, hükümet yetkililerinde yakındığı bu hukuksuzluk ortamını gidermenin başlıca yolu herkesin kabul edebileceği ortak paydaya gelmek. Benim somut önerim şu anda KCK davası da burada devam ediyor. Gelin bütün herkes bir araya gelsin. Terörle Mücadele Kanunu ve devlete yinelik suçlar denilen bu tartışmalı yasaların netleşmesi ve suçun daha dar ve tanımlanabilir hale gelmesi bile pek çok kişinin cezaevinden çıkmasını sağlayacaktır. En temel hukukun temel ilkesi şüpheden sanık yararlanır ama şu anda son uygulamalarda Türkiye'deki mahkemelerde şüpheden hakim ve savcı yararlanıyor. Bunu ters çevirsek bile pek çok sorun çözülecek diye düşünüyorum. İçerideki arkadaşları moralli ayakta ve inatla hukuku ve özgürlüğü bekler şekilde buldum. Tuncay Özkan ile koğuş anılarımızı paylaştık birbirimizi özlüyoruz muyuz? özlüyoruz ama dışarıda özlüyoruz dedik. Hekresin özgürlüğüne kavuşması dileğini paylaştık.”


Çekiçle sinek ezilmez

Balbay, rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili soruları da şu yanıtı verdi: “Bu davalar ben bu görüntüleri biliyorum. Sabaha karşı insanları alıyorsunuz, gerçekten o görüntünün kamuoyuna sunulan şekliyle olup olmadığı aylar sonra nasıl ortaya çıkacak? Ben geçmiş davalardan biliyorum. 3 ayrı şekilde ortaya çıkmıştı çok somut görüntüler geçmişteki. Benim dileğim tabii ki yolsuzluklarla mücadele edilsin geçmişte biz de bunları söyledik ama çekiçle sinek ezilmez. 50-60 kişiyi bir araya getirip hepsini aynı torbanın içine koyalım denilemez. 24 saat sonra birkaç kişiyi serbest bıraktılar madem bırakacaktınız sabaha karşı 5’te aldınız. Ben yolsuzlukların üzeirne gidilmeli ama sabaha karşı 5’te de böyle bir operasyon tartışmalı operasyon olmamalı diye düşünüyorum. Evrensel bir tanımdır. Sabaha karşı 5’te kapıyı çalınan sütçü olduğuna inanıyorsanız ya da ekmek getiren kişi olduğundan eminseniz demokrasi vardır. Kim olduğunu bilmiyorsanız yoktur. Benim şu anda ‘hadi bakalım size de hukuk lazım oldu ohh bakalım’ böyle bir şey geçmiyor aklımdan. Ben 4 yıl 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra ilk gün bile böyle duygularla çıkmadım. Eğer Meclis’te hukukun rayına oturması, adaletin sağlanması için ne gerekiyorsa yapmaya çalışacağım. Bir kişinin yapabilecekleri belli bunu biliyorum. Bir milletvekilini ne yapabilir bir kapıyı diyaloğ ortamını zorlayabilir. Geçmişte kimi muhalefet yöneticileirnin karşı karşıya kaldığı olumsuzlukta bugün iktidar karşı karşıya. Demek burada bir sorun var. Temel bakışım budur. Hiçkimsenin adil yargılanma hakkı engellenmemelidir diye düşünüyorum. Ve adil yargılanma hakkı insanın can güvenliği kadar önemlidir.”

Mustafa Balbay, 5 Mart 2009’da ikinci kez  gözaltına alındı ve 6 Mart 2009’da tutuklandı.  Balbay, 22 Ağustos 2013 tarihine dek Silivri Cezaevi’nde kaldı. Balbay, Ergenekon davasına bakan mahkeme tarafından 5 Ağustos 2013 tarihinde 34 yıl hapis cezasına çarptırılınca ailesinin yaşadığı Sincan Cezaevi’ne sevkini istedi. Balbay, 22 Ağustos günü sevk edildiği Sincan Cezaevi’nden, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla 9 Aralık 2013 günü tahliye edildi.