Obama neden bu kadar hızlı

ABD'nin bugüne kadar IŞİD varlığına kayıtsız kalması sonrasında son iki günde yaşanan gelişmeler, ABD'nin acil operasyon planı ve Obama'nın aceleci tavrını Cumhuriyet Gazetesi'nden Mustafa Kemal Erdemol değerlendirdi.

10 Ağustos 2014 Pazar, 12:35
Abone Ol google-news
 
“ABD’li personele yönelik bir tehlike olursa vururuz” demesinin üzerinden henüz 24 saat geçmemişti ki, ABD Başkanı Barack Obama, ülkesinin hava kuvvetlerine IŞİD’i bombalama emrini verdi. Irak’ın birliğini sağlama konusunda uzun zamandır gayret gösteren Nuri el Maliki’nin ABD’ye itirazlarını,  bölgedeki petrolün merkezi hükümetin izni dışında satılması girşiminde bulunmasından ötürü Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile  en büyük destekçisi Türkiye’ye takındığı sert tutumu frenleyecek oluşumlardan biriydi IŞİD, unutmamak lazım.
 
Beşar Esad’ın Suriye’de yok edemese de geriletmeyi başardığı IŞİD’in Irak’ın kuzeyinde başarılı (!) olmasında ABD, Barzani ve Türkiye’nin Maliki’ye ders verme niyetlerinin de etkisi var. IŞİD tehlikesi başgösterdiğinde Maliki’nin Kürt peşmergelerini yardıma çağırmasının Barzani tarafından önceleri dikkate alınmadığı biliniyor. Eğer Irak güçlerine IŞİD karşısında bir destek verilecekse bu en azından merkezi hükümetin, KBY’nin petrol ihracına ses çıkarmaması şartına bağlı olacaktı. Türkiye’nin de Barzani’nin de, her ikisine sesini çıkarmayan ABD’nin de Maliki’ye verilecek ders konusunda IŞİD’e göz yumduklarını artık bilmeyen yok.
Ama gücün tadını alan her iktidar odağı gibi IŞİD de durmadı tabii. Kerkük’de,  Başi’de petrol sahalarına çok yakın yerleri ele geçirdi. Hesabı bozan, Barzani’yi de Türkiye’yi de IŞİD’in tehlikeli olduğuna inandıran bu oldu. ABD uçaklarının bombaladığı yerlerin Kerkük ile Başi olması Maliki’nin dikkat çektiği tehlikeye ABD’nin de ikna olduğunu gösterir.
 
Ama sadece bu değil. ABD operasyonunun, Suriye’ye yapacağını söyleyip de yapmadığı anımsanırsa, bu kadar hızlı olmasının bir kaça nedeni var tabii. Bunlardan birincisi Soykırım endişesi. Obama ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, Irak’da IŞİD’in potansiyel bir soykırım tehlikesi yarattığı konusunda defalarca konıştular, endişelerini belirttiler. Binlerce Ezidi dağlara gıda ve sudan yoksun olarak halen dağlarda yaşamayı sürdüryorlar. IŞİD’in ele geçirdiği Irak’ın en büyük Hıristiyan nüfus barındıran kenti Karakuş’daki  Hıristiyanlara “ya islama dönün ya da öleceksiniz” ultimatomu endişeleri katladı.  Bu ABD’nin her benzeri operasyonda öne süreceği “insani gerekçelerden” biri sadece. Asıl neden ülkedeki ABD çıkarları. Ham madde ve petrol bölgelerinin Amerikan şirketleri açısından tehlikeye düşmesine ABD’nin izin vermesi beklenemezdi. Irak’taki Amerikalıların da operasyon kararında etkisi var.  Obama “Irak’taki vatandaşlarımızı korumak için ne gerekiyorsa yapacağız” demiş, ayrıca “müttefiklerimiz tehlikeye düştüğünde onları destekleyeceğiz” diye de eklemişti.

ABD’nin Irak’da hala çoğu Irak ve Kürt askeri yetkililerine danışmanlık yapan yüzlerce askeri personeli var. Bunların bir bölümü Kürt Bölgesel Yönetimi sınırları içinde bulunan ve tüm ülkenin en istikrarlı kenti olarak gösterilen başkenti Erbil’de. Burada ABD konsoluslukları da bulunuyor. IŞİD’in Erbil”e yaklaşması da bu nedenle tehlikeli görüldü. 
Obama’nın saldırıa geçmesinin üçüncü nedeni, askeri eylemle çözüleceğpini düşündüğü Irak’da hep siyasal çözümü istemesi.  Kürdistan yönetimi ABD’den IŞİD’e karşı savaşlarında desteğini istemişti. Ancak Obama’nın Irak'ta bir askeri operasyona gönüllü olmadığı biliniyordu. Ancak bu tutumu ABD’deki Cumhuriyetçi senatörlerin sert eleştirilerine yol açmış, ABD’nin sessizliği “IŞİD’in zafer kazanması” olarak değerlendirilmişti. Şimdi bu eleştitriler ortadan kalkmış oldu. Obama’nın Irak'ta sünnileri daha çok kapsayan kapsayan bir yönetim istediği de biliniyor. Böylelikle ülkedeki Sünnilerin IŞİD’e yönelmesinin de önü kesilecekti. Ama bu Irak’ta şu ana kadar mümkün olmadı. O nedenle artık IŞİD’in askeri olarak durdurulması gündeme girmiş oldu.
Obama dördüncü Başkan

Barack Obama, Irak’a müdahale kararı veren dördüncü ABD Başkanı. 1990’da George Bush’un, aslında kendilerinin özendirmesiyle Kuveyt’i işgal eden Irak’a, uluslararası diğer güçlerinde katılımıyla yaptığı operasyonun ardından, 1993 yılında bu kez Bill Clinton döneminde Irak’a füze saldırısı gerçekleştirildi. 2003’de de George W. Bush İngiltere ile birlikte yeniden Irak’a girdi. O günden beri de Irak’da zaman zaman çekileceği söylensede ciddi bir Amerikan gücü var. 
Hep ilgilendiler

ABD’nin Irak’a ilgisi “Saddam Hüseyin”le başlamadı. Dwight David Eisenhower’in döneminde ABD, Iraklı lider Abdül Kerim Kasımlo’ya karşı başarısız bir suikast girişiminde bulundu. Richard Nikson Irak'taki Kürt ayaklanmasını destekledi. İran sınırlarını kapattığı için bir Kürt katliamı yaşandı .Katliamdan kaçan Kürtler ABD tarafından mülteci olarak kabul edilmedi. Yine linton döneminde 1998’de ABD ile İngiltere, Irak’ın kimyasal silah ürettiğini iddia ettikleri tesislere saldırı düzenlediler. Barack Obama, işte bu askerileştirilmiş ABD dış politikasının Irak’taki en son uygulayıcısı oldu.