Obama'nın 1 yılı

Görevinin ilk yılını tamamlayan ABD Başkanı Barack Obama, birinci yılında enerjisini diğer ülkelerle ilişkilerin "tonunu geliştirmeye" ayırdı.

20 Ocak 2010 Çarşamba, 09:17
Abone Ol google-news

Geçen yıl 20 Ocak'ta yemin ederek ABD'nin 44. başkanı olan Barack Obama, başkanlık koltuğuna oturur oturmaz, dış politikada Afganistan, İran, Orta Doğu barış süreci ve ABD'nin İslam dünyasındaki imajının düzeltilmesi, iç politikada da ekonomik krizin olumsuz yansımalarıyla mücadele, tarihi nitelikteki sağlık reformu ve ülkede giderek artan işsizlik oranları gibi birçok konuyu masasında buldu.

 

"İslam'la savaşta değiliz"

İlk deniz aşırı yurtdışı seyahatini 2 Nisan'da G20 zirvesi dolayısıyla Londra'ya yapan Obama, ilk denizaşırı ikili ülke ziyaretini ise Türkiye'ye düzenledi. TBMM'deki konuşması dikkat çeken Obama, burada, "ABD hiçbir zaman İslam'la savaşta değildir, olmamıştır, olmayacaktır" dedi.

Türkiye açısından "ABD Başkanı ve bir NATO müttefiki sıfatıyla ne PKK'yı, ne de başka bir terör örgütünü desteklediğine" yönelik açıklaması da önem taşıyan Obama'nın güne damgasını vuran sözlerinden bazıları da şunlar oldu:
"Tabii ki 1915 yılında meydana gelen kötü olayları da gündeme getirmek lazım. Bunlar benim değil, Ermenilerin ve Türklerin birlikte çözeceği sorunlardır", "Atatürk tarihin şeklini değiştiren bir lider", "Atatürk'ün bıraktığı en büyük miras, Türkiye'nin canlı, laik demokrasisidir ve bu Meclis de bunun devamını sağlamaktadır bugün", "Türkiye, ABD'nin önemli bir müttefiki, Avrupa'nın önemli bir parçasıdır..."


İmaj düzeltici dış politika

Irak ve Afganistan konusunda, görevinin henüz birinci ayı dolarken adımlar atmaya başlayan Obama, 17 Şubat'ta Afganistan'a 17 bin ek asker gönderilmesini onayladı. Obama, 1 Aralık'ta da "başkomutan olarak" gelecek yaza kadar Afganistan'a 30 bin Amerikan askeri daha göndereceğini, bu ülkedeki Amerikan askerlerinin 18 aydan sonra evlerine dönmeye başlayacağını açıkladı. Ancak yıl geneline bakıldığında, Obama'nın Afganistan'daki şiddeti önleyemediği görüldü.

Yeni Irak stratejisini de Afganistan'a yönelik açıklamasının hemen ardından açıklayan Obama, 27 Şubat'ta Irak'taki Amerikan güçlerinin 2010 Ağustos ayına kadar ülkeden çekileceğini, ancak on binlerce destek birliğinin arkada bırakılacağını açıkladı.

Afganistan-Pakistan ve Orta Doğu'ya ilgisini her iki bölge için birer temsilci atayarak gösteren Obama, Türkiye'nin ardından 7 Nisan'da başkan olarak Irak'ı ilk kez ziyaret etti. Obama, Irak Başbakanı Nuri El Maliki ile 22 Temmuz'da Beyaz Saray'daki görüşmesinin ardından ise 2011 yılının sonunda tüm Amerikan askerlerinin Irak'tan çekileceğini söyledi.


Müslüman dünyasına açılım

Müslüman dünyasına önemli bir konuşma yapacağı sözünü tutan Obama, 4 Haziran'da Kahire'de, Müslüman dünyasıyla yeni başlangıç istediklerini belirterek, "ABD ile İslam dünyasının yarış içinde olmasına gerek yok" dedi.

Obama, "Ankara'da ABD'nin İslam'la savaşta olmadığını ve hiçbir zaman olmayacağını açıkça belirttim. Ancak bizler, güvenliğimize büyük tehdit oluşturan şiddet yanlısı köktencilere acımasızca karşı geleceğiz. Çünkü biz, tüm inançlardan insanların reddettiği şeyi; masum erkek, kadın ve çocukların öldürülmesini reddediyoruz. Benim Başkan olarak ilk görevim de Amerikan halkını korumaktır" ifadesini kullandı.

 

Saldırı girişimiyle gelen güvenlik sorunları

ABD Başkanı Obama, dünya meselelerinde ise BM Genel Kuruluna ilk kez hitap etiği 23 Eylül'de, liderlere yeni "çok taraflı işbirliği" döneminin başlaması çağrısında bulundu. 18 Aralık'ta Kopanhag'daki iklim zirvesinde 15 saat harcayan Obama, burada da karbon emisyonuyla ilgili olarak ülkesi adına yeni bir vaatte bulunmadı, ama ne olursa olsun, iklim değişikliğiyle savaşmaya devam edeceklerini ve ABD'nin bu konuda sorumluluklarını yerine getireceğini söyledi.

Yeni yıl öncesi, Delta Havayolları uçağına saldırı girişimi ise Obama yönetiminin güvenlik zafiyetiyle ilgili tartışmaları başlattı. Saldırıya dair ilk açıklamasını 28 Aralık'ta yapan Obama, "ABD'ye saldırı planlanan yer neresi olursa olsun, kendilerini tehdit eden ve şiddet içeren aşırılıkları bozmak, parçalamak ve yenilgiye uğratmak için güçleri dahilindeki her unsuru kullanmaya devam edeceklerini" vurguladı.

 

Obama, sağlık reformunda ısrarlı

Görevinin ilk yılını tamamlayan ABD Başkanı Barack Obama, geçen yıl iç politikada ağırlıklı olarak ekonomi ve sağlık sorunlarına eğildi. Seçim kampanyasında başı çeken sağlık reformunda sona yaklaşan Obama, ekonomiyi canlandırmak için 787 milyar dolarlık dev teşvik paketini imzaladı, ama onun başkanlığı döneminde işsizlik oranları yüzde 7,7'den yüzde 10'a çıktı, bir yılda 139 banka iflas etti.

Geçen yıl 20 Ocak'ta yemin ederek ABD'nin 44. başkanı olan Obama, seçim döneminde iç politikaya yönelik verdiği sözleri tutmak için girişimlere başladı.


Show'a çıkan ilk başkan

Öte yandan Obama, yıl içinde ilgi çekici çeşitli konulara da imza attı. İlk "prime-time" saatindeki basın toplantısını 9 Şubat'ta yapan Obama, 19 Mart'ta da görevi sırasında "The Tonight Show"a çıkan ilk başkan oldu.

ABD başkanlarının köpek sahibi olması geleneğine uyan Obama, Beyaz Saray'ın merakla beklenen yeni konuğunu 14 Nisan'da açıkladı. "Portekiz Su Köpeği" cinsi siyah kıvırcık tüyleri olan 6 aylık yavruyu seçen Obama, köpeğin adını "Puppy" koyduklarını söyledi.



Barış ödüllü ABD Başkanı

Nobel Barış Ödülünü kazandığı 9 Ekim'de belli olan Obama'nın bu ödülü gerçekten hak edip etmediği, dünya kamuoyunu bir süre meşgul etti, ancak Obama 10 Aralık'ta, Norveç'in Oslo kentinde düzenlenen törenle ödülüne kavuştu.


Obama'yı 2010'da neler bekliyor

Geçen yılı zorlu geçen Obama'nın, bu yıl "daha az heyecan uyandıran hareketlere ve daha çok elle tutulur sonuçlara odaklanacağı" tahmininde bulunuluyor.

"Obama'nın Tahran'ı nükleer arzusundan vazgeçirmeye ikna edip etmeyeceği, edemezse uluslararası güçleri İran'a daha sert yaptırımlarda birleştirip birleştiremeyeceği, Kuzey Kore konusunda ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı, Çin ile ilişkilerin ne yönde gelişeceği" gibi soruların bu yıl öne çıkacağı öngörülürken, iç politikanın Obama'nın dış politikadaki manevra kabiliyetini daraltabileceği yorumları yapılıyor.

Yüksek işsizlik oranlarına halkın tepkisinin Obama'ya kamuoyu desteğini yüzde 70'lerden yüzde 50'lere düşürdüğüne dikkat çekilerek, hem bu düşüşün, hem de kasım ayında Kongrenin her iki kanadı için yapılacak seçimlerin, Obama'nın dış politikada riskler almasını sınırladığına işaret ediliyor.

Bazı uzmanlar, Obama'nın bu yıl "geniş kapsamlı yeni girişimlerden ziyade artan kazanımlara ulaşmaya" odaklanacağı tahmininde bulunurken, Brookings Enstitüsü uzmanı Michael O'Hanlon gibi bazı isimler, İran gibi konularda bu yıl "çok büyük şeyler değil, ılımlı adımlar, açılım çabaları gibi daha pragmatik yaklaşımlar" beklediklerini ifade ediyor.