Öğretmenler anlatıyor-2: Derse katılan az

31 Ağustos’ta başlayan uzaktan eğitim sürecinde sıkıntılar katlandı, öğrenciler çeşitli nedenlerle derslere girmiyor.

09 Eylül 2020 Çarşamba, 02:00
Öğretmenler anlatıyor-2: Derse katılan az
Abone Ol google-news

Bu öğretim yılında öğrencilerin öğrenim kaybı yaşama ihtimali var. Dezavantajlı bölgelerde artan bilgi eksiklikleri olacak. Yani gelir seviyesi ile bilgiye ulaşma şansı doğru orantılı şekilde artacak. 

* Bilgisayar kullanımında yeterince yetkin olmayan öğretmenler gece yarılarına kadar bizim gibi teknik öğretmenlerden veya internetten video izleyerek destek almaya çalıştılar. 

* İnternet bağlantı altyapısı herkes evden çalışınca yeterli olmadı ve birçok zaman web sitelerine erişim yaşandı.

* Birçok öğretmen ve öğrenci siber zorbalığa, siber suçlara maruz kaldı. Maalesef hâlâ devam ediyor.

* Birçok öğretmen kişisel telefon numarasını öğrenci ve veliler ile paylaşmak zorunda kaldı. Saate ya da güne bakmadan sürekli arayan veli ya da öğrenciler ile karşılaşıldı. Hafta sonu, akşam, yemek saati, sabah erken gibi kavramlar hayatımızdan çıktı.

* Okuldaki her işlem WhatsApp grupları ile yapılmaya çalışıldı ve halen artarak devam ediyor. Burada okul ve ilçe milli eğitim müdürleri sizi her an rahatsız edebiliyor. Hiçbir resmiyeti olmasa bile tüm yazılar buradan gönderiliyor ve görmediğinizde hesap soruluyor. 

* İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından EBA dışında Zoom gibi platformlardan da ders yapılması zorunlu tutuluyor. MEB bu konuda esnek davransa da mahalli düzeydeki uygulamalarda farklılıklar oluşuyor ve bu da öğretmeni gereksiz yoruyor. 

*Örneğin bizim mahalli yerleşimimizde EBA ve diğer platformlardan yapılan her dersin kanıtı olarak öğrencilerin ve öğretmenin kameralarının açık olduğu bir fotoğraf isteniyor. MEB bu konuda kesin yargı belirtse de uygulamalar yerelde farklı.

Bir lisede teknik öğretmenlik yapan M. A., EBA uygulaması ve uzaktan eğitimde yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: 

“Salgında 9. ve 10. sınıf düzeyinde derslerim vardı. Martta başlayan uzaktan eğitim süreci özel şartlarda değerlendirildiğinde verimli geçti. Ancak derse katılım sağlayan öğrenciler için bu değerlendirmeyi yapabiliriz. Öğrencinin teknik donanımı ve bu donanımı kullanım becerisi varsa öğrenci için de öğretmen için de yüz yüze eğitimden çok daha verimli. Ben teknik öğretmen olduğum için EBA kullanımı ya da dijital materyal hazırlama anlamında bir zorluk yaşamadım ancak genel olarak okuldaki tüm öğretmenleri değerlendirdiğimizde kesinlikle çok sorun yaşandı. 

Bu sene de aynı düzey sınıflara eğitim veriyorum. Her öğrencimin bilgisayar ve internet imkânı yok. Olanlarında kotaları çok sınırlı. Okullarda eksik donanımı olan öğrencilerin tespiti sınıf öğretmenlerince yapılıyor ancak alınan bir tedbir henüz yok.

31 Ağustos’ta başlayan süreçte de her sıkıntıyı katlayarak yaşıyoruz. Telafi eğitimine katılan öğrenci sayısı 7’yi geçmiyor. Bu rakam ortalama 80-90 kişinin katılması gereken EBA canlı ders rakamı. 

EBA gerçekten çok iyi hazırlanmış bir platform. Kullanıcı dostu ve etkili, son zamanlarda yapılan altyapı geliştirmeleri de oldukça başarılı olmuş. Ancak her ders için yerli içerik yok. Buna karşın da her öğretmen kendi içeriğini oluşturup yükleyebiliyor. 

Uzaktan da olsa yüz yüze de olsa velinin en büyük rolü öğrencinin iç disiplinini kazanmasının sağlamasıdır. Her veli çocuğunun derslerini takip etmeli ve okuldaymış gibi gününü planlamasına katkı sağlamalı.’’

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ BANU GÜNÜÇ KETE: FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK

Hangi okulda öğretmensiniz? 

Ankara Mamak Mehmet Çekiç Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeniyim. Bu okulda 8. yılım. Meslekte 15. yılımı çalışacağım. Aynı zamanda Eğitim-İş Sendikası Ankara 2 Nolu Şube Başkanlığı görevini yürütüyorum. 

 Salgın başladığında kaçıncı sınıf öğretmeniydiniz? Sınıfınızda kaç öğrenci vardı? Uzaktan eğitim süreciniz nasıl geçti? Ne tür sorunlar yaşadınız? Öğrencilerinizin tamamı uzaktan eğitime erişebildi mi?

Salgın başladığında 5. sınıfların Türkçe öğretmeniydim. Üç sınıfın dersine giriyorum. Ortalama sınıf mevcutlarımız 32-33 civarında. Mart ayında  son dersimiz olduğunu bilmeden öğrencilerimle kısa bir süre sonra görüşmek üzere vedalaştık. Önceleri geçici bir süreç olduğunu düşündük ama çocuklarımızla iletişimimizin kopmaması için WhatsApp grupları kurduk. Uzaktan eğitim süreci EBA üzerinden yapılmadan başka uygulamalar üzerinden canlı ders işlemeye başlayan arkadaşlarımız oldu. Üzülerek söylemeliyim ki 32 kişilik sınıftan canlı derse katılabilen öğrencim 15-16 kişi kadardı. Bir kısım öğrencimin internet erişimi olan bilgisayarı yoktu. İşe giden babalar telefonlarını evde bırakarak çocukların dersleri takip etmesini sağlamaya çalıştı. Eba için verilen ücretsiz internet erişimi canlı dersleri kapsamadığı için derse katılan öğrenci sayısı günden güne azaldı. İşten çıkarılan veya gündelik işlerde çalışarak para kazanan velilerimiz bu süreçte çok daha fazla zorlandılar. 

VELİLER ENDİŞELİ

Bu öğretim yılında hangi sınıfı okutmaya başladınız? Kaç öğrenciniz var? Hepsi dersleri izleyebiliyor mu? 

Bu yıl geçen yılki sınıflarımı devam ettirerek 6. sınıfa başladım. Bu yıl ortalamalarımız yine aynı. Katılan öğrenci sayısında da dikkate değer bir değişiklik olmadı. 

31 Ağustos’tan bu yana dersleriniz nasıl geçiyor? Öğrencilerin ilgisi ve derse katılımı nasıl? 

Öğrenciler ve özellikle veliler çok endişeli. Bilgi eksikleri olduğu için endişeler ve eğitimin yüz yüze yapılmasının ne kadar farklı ve etkili olduğunu anladılar. 

Uzaktan eğitimde veli - okul işbirliğinin çok önemli olduğu söyleniyor. Okul başlamadan önce velilere bu konuda bir bilgilendirme yapıldı mı? Katkıları oluyor mu? 

Velilerimizle iletişimimiz yaz döneminde de kesilmedi. Kendi adıma bizleri destekleyen tutumları olduğunu gördüm. Bunun için kendimi şanslı görüyorum. Düşük ve orta gelirli ailelerin yoğunlukta olduğu bir bölgede öğretmenim. Çocuklarının eğitimi için samimiyetle elinden geleni yapan velilerimiz var.

GÖRSELLİK ÖNEMLİ

Uzaktan eğitime öğrencilerin ilgisini canlı tutabilmek için neler yapıyorsunuz? Meslektaşlarınıza neler önerirsiniz? 

Ben daha çok kısa filmler ve hikâyeler paylaşıp fikirlerini ifade etmelerini sağlamaya çalıştım. Görselliğin daha çok ön plana çıktığı bir süreç. Temel okuma ve anlama/ anlatma becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmaları yapmak her sınıf düzeyinde işe yarayacaktır bence.

Sizce bu süreçte yaşanan en büyük sorunlar neler?

Öğrencinin gözünün içine bakamamak gerçekten bu süreçteki en büyük zorluktu çünkü eğitim ve öğretim yalnız bilgi aktarımı ile olmuyor. Birbirimizin duruşunu,  ses tonunu, olaylar karşısındaki tavrını görüp bir yargıya varıyoruz. Uzaktan eğitimle bunun çok mümkün olduğunu düşünmüyorum.

Bu süreçte öğretmenler pek çok meslek grubu gibi evden çalıştı. Ancak öğretmenler için çalışmadan para aldılar algısı yaratıldı. Sayın bakanın öğretmen maaşlarını yük olarak nitelendirilmesi de bu algıyı pekiştirdi ne yazık ki. Bu süreç pek çok eğitimcinin 24 saate yayılan mesaisi olmasına neden oldu. Eğitimde kamuculuğun ne kadar önemli olduğunu gördük. Fırsat eşitliğini sağlayamadık. 

İLKOKUL 3. SINIF ÖĞRETMENİ YURTTAŞ YILDIRIM: GERÇEK EĞİTİM YÜZ YÜZE OLMALI 

Hangi okulda, hangi branşta ve kaçıncı sınıf öğretmenisiniz? Sınıfınızda kaç öğrenci var? 

Gaziosmanpaşa Ertuğrulgazi İlkokulu 3. sınıf öğretmeniyim. Sınıfımda 31 öğrenci bulunmaktadır.

Tüm öğrencileriniz eğitime erişebiliyor mu? Değilse neden ve bu öğrenciler için özel bir çalışma var mı okulunuzda? 

Yoğunluk ve EBA uygulamasının altyapı eksiklikleri gibi nedenlerle uzunca bir süre öğrenciler girememişlerdir. Aynı etkinlikler WhatsApp gibi farklı uygulamalar üzerinden öğrencilere ulaştırılmıştır. Yine evinde gerekli altyapının olmaması nedeniyle bu çalışmalara ulaşamayan öğrenciler de olmuştur. 

Bu yıl ise evinde gerekli altyapı olamayan öğrencilerin isimleri istenmiştir. Bu öğrencilerin EBA Destek Noktası’na yönlendirilecekleri ifade edilmiştir. Sürecin nasıl ilerleyeceği netlik kazanmamıştır. Ancak ayrımsız tüm öğrenci ve öğretmenlere uzaktan öğretim için gerekli materyal ve erişim hizmetlerinin bakanlıkça ücretsiz olarak sağlanması esas alınmalıdır.

Uzaktan eğitimde öğrencilerinizin yaşadığı en büyük sıkıntı nedir? Onlardan size gelen yakınmalar, istekler neler? 

Öncelikle EBA üzerinden geçen yıl başlayıp bu yıl da sürdürülen çalışmaların kendi başına bütünsel bir eğitim süreci değil, tamamlayıcı acil öğretim faaliyeti olduğunun bilinmesi gerekir. Gerçek anlamda eğitim, okul ortamında, yüz yüze yapılan ve öğrencilerin birbiriyle ilişkide olduğu bir süreçtir. Dolayısıyla öğrencinin iç disiplin ve motivasyonunun sağlanmasında yaşanan eksiklikler öğrencinin öğretim sürecine sağlıklı bir katılım sağlamasının engellemektedir. Özellikle küçük yaş gruplarında öğrencilerin uzun süre evde kalmaları sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir.

Sınıfınızın velilerinin uzaktan eğitimdeki rolü konusunda neler söylersiniz? 

Küçük sınıflarda uzaktan öğretim sürecine katılımda yaşanan en temel sorunlardan biri öğrencinin iç disiplin ve motivasyonunun sağlanmasıdır. Bu noktada velilere önemli bir sorumluluk düşmektedir. Öğrencinin günlük programının planlanmasında ve takibinde velilerin öğretmenle işbirliği yapması önemlidir.

Çocukların giderek okuldan soğuduğunu düşünenler var. Doğru mu sizce? Sizin öğrencileriniz memnun mu bu süreçten? 

 Öğrencilerim ve velilerim ile görüştüğümde genel olarak istekleri yüz yüze eğitim olması. Veliler yüz yüze eğitimin başlamasını istiyor ama tedirginlik duydukları nokta yeterli önlemler alınmaması. Çocuklar sık sık okulu ve arkadaşlarını çok özlediklerini ifade ediyorlar. 

Okulunuz 21 Eylül’de kimi sınıflarda başlatılacak yüz yüze eğitime hazır mı sizce? 

Okul idareci ve öğretmenleri, 21 Eylül’de hangi şekilde yüz yüze eğitime başlanacağı ile ilgili maalesef ki kesin bir bilgi sahibi değil. Eğer belirli sınıflar açılacaksa kesinlikle sınıf öğrenci sayıları seyreltilmelidir. Okullara verilen hizmetli sayıları artırılmalıdır. Okulların başta dezenfektan maske ateş ölçer gibi ihtiyaçları bakanlıkça karşılanmalıdır. Vaka görülmesi durumunda uygulanacak karantina protokolleri konusundaki belirsizlik sürmektedir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda bütün okullar gibi bizim okulumuzun da yüz yüze eğitime hazır olmadığı sonucu çıkmaktadır.