Öldüren ihmal: 1 doz verilmesi gereken ilacı 10 doz verdiler

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yoğun bakıma alınan Miray bebek iddiaya göre vücuduna 1 doz verilmesi gereken digoksin isimli ilacın 10 doz verilmesi nedeniyle yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden 6 aylık bebek Miray Türkan’ın davasında usul tartışması yaşandı.

08 Şubat 2019 Cuma, 22:46
Abone Ol google-news

Miray Türkan (6 aylık) akciğer enfeksiyonu ve solunum yetmezliği nedeniyle 5 Kasım 2015 tarihinde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı.

Yoğun bakıma alınan Miray bebek iddiaya göre vücuduna 1 doz verilmesi gereken digoksin isimli ilacın 10 doz verilmesi nedeniyle yaşamını yitirdi. Adli Tıp İhtisas Kurulu 24 Mart 2016 tarihli raporunda Miray bebeğin kanındaki digoksin miktarının ölüm meydana getirecek düzeyde olduğunu, ölümün zehirlenme sonucu gerçekleştiğine dair rapor düzenledi. İki doktor hakkında, “Taksirle ölüme sebep verme” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ancak önceki gün 7. celsesi görülen duruşmada hâkim Ahmet Vedat Güneş ayağa kalkmadan beyanda bulunan sanık avukatı Ali Rıza Dizdar’ı duruşma salonundan attı. Bunun üzerine müşteki avukatı da dahil salonda bulunan avukatların hâkimin kararına tepki göstererek duruşma salonundan çıktı. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 7. celsesi görülen davada tanıklar dinlendi. Tanık Mehmet Kulak olay günü sanık doktor Nurettin Onur Kutlu’nun bebeğin ölümüne ilişkin kendilerini bilgilendirdiğini asistanının yanlış dozda ilaç verdiğini söylediğini aktardı.

Hâkim Ahmet Vedat Güneş’in tanık Kulak’ın beyanlarını tutanağa eksik geçirmesi üzerine sanık avukatı Rumeysa Kılıç müdahale etti. Hâkim ayağa kalkmadan konuşması üzerine avukat Kılıç’ı uyardı. Diğer sanık avukatı Ali Rıza Dizdar da oturduğu yerden konuşarak “Böyle bir usul yok. Sadece hüküm ayakta dinlenir, ceza muhakemesinde usul budur” dedi. Bunun üzerine hâkim Ahmet Vedat Güneş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin içtihadını hatırlatarak, bunun bir duruşma disiplini olduğunu, uygulanması gerektiğini, duruşma disiplinine uyulmadığı takdirde duruşma salonundan çıkartılacağını söyledi. Avukat Dizdar ise ayağa kalkmadan konuşmak ve soru sormak istedi. Müşteki ve sanık avukatları meslektaşları Dizdar’ın duruşma salonundan dışarı çıkarılması durumunda kendilerinin de çıkacaklarını söyledi.

Avukatlar salondan çıkarıldı
Bunun üzerine hâkim Güneş de ara karar verilirken hiçbir avukatın ayağa kalkmadığını, avukatlara duruşma disiplini icabı ayağa kalkmaları gerektiği hatırlatılmasına rağmen kalkmamakta ısrar etmeleri gerekçesiyle şikâyetçi avukatı ile sanıkların avukatlarının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 203/3 maddesi gereğince duruşma salonundan çıkarılmalarına karar verdi. Avukatların çıkarılmasının ardından hâkim tanıkları dinlemeye devam etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan avukat Dizdar hukukun ihlal edildiğini söyleyerek “Avukatlar olmadan tanıklar dinlendi. Soru sorma hakkımız elimizden alındı. Burada adaletsizlik üst boyuta ulaşmış durumda” dedi.

Bu yargılamanın ardından aynı mahkemede görülen başka bir davada da avukat Efkan Bolaç beyanda bulunurken ayağa kalkmadığı için aynı hâkim tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.