Oy kullanmadan önce mutlaka okunmalı

Ergin Yıldızoğlu, son kitabı AKP Siyasal İslam ve Restorasyon’da, AKP’yi ve seçim sonrasında oluşacak yeni dönemi yazdı.

02 Haziran 2015 Salı, 17:57
Abone Ol google-news

Ergin Yıldızoğlu 94 sayfalık kitabında "Çok Kritik Bir Seçime Giderken, AKP Nedir?, İki Krizin, Üç Şokun Ürünü Olarak AKP Hükümeti, Yeni Bir ‘’Tarihsel Blok’’, AKP İktidarında İstikrarsızlıklar ve Krizler Dönemi, Momentum Çok Kırılganlaştı, Kırılganlaşmanın Uluslararası Boyutu, Organik Devlet; İslomofaşizm, Köprüden Önce Son Çıkış" başlıklarında özetliyor.

Seçimler tarihe mi karışıyor?
Yazar, tüm kitap boyunca ‘zamanın köprüden önceki son çıkışa doğru hızla koştuğunun’ altını ısrarla çiziyor:
‘’Önümüzdeki genel seçimler, ülkeyi bu ‘şey’e götüren köprüden geçmeyi reddetmek, durup geri dönmeye başlamak için en demokratik fırsat olacak gibi görünüyor. Bundan sonra bir başka seçim fırsatı çıkıp çıkmayacağı bile son derece belirsizdir… Genel seçimler, bu koşullarda hızla, adeta frenleri patlamış bir kamyon gibi, halkın ve ilerici güçlerin üzerine doğru geliyor.’’
Organik Devlet; İslamofaşizm
AKP’nin üç kümenin kesiştiği yerde - Siyasal İslam, neoliberalizm, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi- şekillendiğini vurgulayan Yıldızoğlu, ‘’Bence AKP sıradan bir düzen partisi değildi, ‘düzeni değiştirmeye yönelik özgün bir projesi olan ‘yıkıcı’ bir partiydi’’ diyerek, kurulmak istenen rejimin adı ve tanımını da şöyle yapıyor:
‘’… hareketi, lideri, ‘bir’leştiren, yasaları liderin iradesine tabi kılan, bir lider kültü ile temsil edilen Müslüman entelijensiyanın sınıf diktatörlüğünün ifadesi bir ‘organik devlet’in inşa edilmekte olduğunu görüyoruz’’ (syf. 80)

 Liberallere İhtiyacı Kalmadı
AKP’nin hedefe giden yolda artık liberal entelijensiyaya da ihtiyacı kalmayınca daha baskıcı bir çizgiye doğru yol aldığını söylüyor:
… ‘‘AKP’nin ve Siyasal İslam’ın bu dönemin sonuna doğru güçlendikçe, devlete yerleştikçe, özgüveni arttıkça, liberal entelijensiyanın desteğine, dolayısıyla bu desteğin getirdiği kısıtlamalara gereksinimi kalmadığını düşündükçe giderek ‘uzlaşmaz’, ‘ısrarlı’ söylemi ve politikalarıyla gittikçe daha da baskıcılaşan bir çizgiye yerleşmeye başladığı görüldü.’’

Sürecin Önünü Kesecek Olanaklar, Seçenekler…
Ergin Yıldızoğlu, kitabın ilerleyen bölümlerinde sürecin önünü kesecek olanak ve seçenekler üzerinde de duruyor:
‘’… AKP projesinin seçimleri tamamen anlamsızlaştıracak bir aşamaya ulaşmak üzere olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ‘AKP sonrası’ döneme, eğer böyle bir dönem orta vadede olasıysa, geçmenin ilk adımının ‘köprüden önceki son çıkış’ seçeneğini kullanmaktan ve bu momentumun kırılmasından geçtiğini düşünüyorum.
Evet, bu seçimler için ‘köprüden önce son çıkış’ ifadesi oldukça karamsar bir saptama ama aynı zamanda, daha önce olmadık oranda, sürecin önünü kesecek olasılıkları, olanakları, seçenekleri de içeriyor. Diyalektik işte… ‘’
Yazar, köprüden önceki ‘son çıkış’ olanağını sol-komünist hareketin kullanmayı başarıp başaramayacağını analiz ederken, Sol ve Komünist Hareket’in seçimlerdeki tavrı, Birleşik Haziran Hareketi BHH, CHP’nin konumu ve HDP-AKP arasındaki ilişkiye dair belirsizliklere de değiniyor.

HDP’ye ilişkin kaygılar
‘’Seçimlerde HDP’ye oy vermek gerekir’ kararının arkasındaki en önemli neden, HDP’nin meclise girebilmesi halinde ortaya çıkacak yeni, daha önce olmayan olasılıklardır. HDP’nin bu olasılıklardan nasıl yararlanacağı ise başka bir konudur. Buna karşılık HDP’nin meclis dışında kaldığı takdirde oluşacak olasılıklar yelpazesi içinde çok korkunç senaryolar gizlidir.’’ diyen Yıldızoğlu, HDP ile ilgili arka plan kaygısını da şu sözlerle dile getiriyor:
‘’ Aksi yöndeki tüm ifadelerine, verdikleri güvencelere ve Türkiye Partisi olma iddialarına karşın, kritik an gelince hala, ‘Tek konu’ partisi olarak davranma eğiliminin ağır basmakta olduğu da ortadadır. Bu durum, HDP’nin meclise girse bile, derin pazarlıklar içinde olduğu AKP ve Siyasal İslam karşısında alabileceği tutumları düşünürken kaygı verici bir arka plan oluşmaktadır.’’