Reddi hakim talebi kabul edildi

Kayseri Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu davanın duruşmasında, avukatlar ve mahkeme başkanı arasında tartışma çıktı. Duruşmaya verilen ara sonrası mahkeme heytinin davadan çekildiği açıklandı.

09 Ekim 2009 Cuma, 09:23
Abone Ol google-news

Kayseri Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 6 sanıklı davanın duruşmasında, müdahil avukatların reddi hakim talebi kabul edildi.

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ve müdahil 2 avukatın dışarı çıkarılmasından sonra ara verilen duruşmaya yeniden başlandı. Ancak, duruşmanın başlamasıyla müdahil avukatlardan Ali Koç, söz alarak Mahkeme Başkanı'na şunları söyledi:
''Yaşanan tartışmalar duruşma zaptına tam olarak geçirilmemiştir. Mahkeme iki müdahil avukatın salondan çıkarılması yönünde karar vererek tarafsızlığını yitirmiştir. Bu karar keyfidir. Ayrıca sanıklardan Cemal Temizöz'ün avukatının ücretinin Jandarma Genel Komutanlığınca verildiği yönünde dosyada bulunan belgeye göre, bizce devlet bu davada taraf olduğunu göstermektedir. Bu nedenlerle reddi hakim talebinde bulunuyoruz.''

Bunun üzerine mahkeme durum değerlendirmesi yapmak amacıyla kısa bir ara verdi. Aradan sonra tekrar yapılan duruşmada mahkeme başkanı Menderes Yılmaz, müdahil avukatların reddi hakim talebinin kabul edildiğini açıkladı.

Reddi hakim talebinin kabul edilmesiyle bugün tamamlanacak olan duruşmadan sonra dosya bir üst mahkeme olan 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilecek. 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bundan sonra duruşmanın hangi mahkemede yapılmasına karar verecek.

 

Özhan tahliye talebinde bulundu

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sabah başlayan duruşmada, 1 albay ve 2 yüzbaşı gözetiminde getirilen tutuklu sanıklar Cemal Temizöz, Kamil Atağ, Tamer Atağ, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ ve Adem Yakin hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve hakkında yakalama kararı bulunan Kukel Atağ ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada, iddia makamı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini mahkemeden talep etti.

Sanık avukatlarından Mustafa Olcayto Özhan, davanın uzamasının kamu vicdanını rahatsız ettiğini, dosyada ciddi delillerin bulunmadığını belirterek, tahliye talebinde bulundu.

 

"Ben halen komutanım"

Sanık avukatlarının savunmalarından sonra söz alan sanık Cemal Temizöz, tanık maktul Ramazan Uygur'un oğlu İsmet Uygur'un ifadelerinde anlattığı gibi Cizre'nin o dönemde savaş alanını andırdığını söyledi.

Böylesine bir dönemde ilçede komutanlık yaptığını hatırlatan Temizöz, şöyle dedi:
''Bu ortamda jandarma olarak herhangi bir şehit vermedik. Meslek hayatım boyunca ben hiç karargah görevi yapmadım. Hep alanda, vatandaşın huzur ve güveni için mücadele ettim. Lekesiz bir şekilde görevimi yaptım. Kayseri İl Jandarma Komutanı iken tutuklandım. Halen bu görevim devam etmektedir. Mağdur duruma düştüm. Terör örgütlerinin hedefi durumuna geldim. Beni öldürmek istemektedirler. Başarılı çalışmalarım jandarma teşkilatı tarafından takdir edilmiştir. Tahliyemi talep ediyorum.''

Sanıklardan eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atağ da asıl mağdurun kendileri olduğunu belirterek, ''Tanık Mehmet Nuri Binzet bir yalan makinesidir. Oynak biridir. Bu davada mağdur varsa onlar da bizleriz'' dedi.

Mahkeme heyeti, verdiği kısa bir aranın ardından eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 16 Ekim 2009 tarihine erteledi.

 

İstenen cezalar

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 104 sayfalık iddianamede, sanıkların TCK'nın ''Adam öldürmek'', ''Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak'' ve ''Adam öldürmeye azmettirmek'' suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.

Sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7, Tamer Atağ'ın 2, Adem Yakin'in 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kukel Atağ'ın ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

İddianamede, sanık Albay Temizöz'ün 1993'te Cizre'de ''terörle mücadele ediliyor'' görüntüsü altında ''korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan bir grup oluşturduğu'' ileri sürülüyor.

''Söz konusu grubun, süreç içerisinde asli görevinden ayrılarak, terör örgütü PKK'ya yardım ettiğinin değerlendirildiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı''na yer verilen iddianamede, grubun, bu sorgulanan kişilerden bir kısmını öldürdüğü öne sürülüyor.