'Resmi tören suça ortak olmaktır'

12 EYLÜL davasının müdahil avukatı Arif Ali Cangı, “Şimdi tartışılması gereken şey, resmi tören yapılıp yapılmayacağı. Bunun için yetkililere günler öncesinden çağrıda bulunduk. Evren’e resmi tören yapılması suça ortak olmaktır. Ailesi isteği gibi tören yapabilir ama ulusal tören için mağdur olan herkesin söz söyleme hakkı doğar” dedi.

10 Mayıs 2015 Pazar, 01:57
Abone Ol google-news

12 Eylül davasında müdahil avukatı olan Arif Ali Cangı, “Şimdi tartışılması gereken şey, resmi tören yapılıp yapılmayacağı. Bunun engellenmesi için yetkililere günler öncesinden çağrıda bulunduk. Kenan Evren’e resmi tören yapılması suça ortak olmaktır. Ailesi isteği gibi tören yapabilir ama ulusal tören yapılması halinde mağdur olan herkesin söz söyleme hakkı çıkar” dedi.

Cangı, Evren’in mahkûmiyet kararı henüz kesinleşmediği için eski cumhurbaşkanı ve genelkurmay başkanı olması itibarıyla cenazesi devlet töreniyle kaldırılma olasılığının, 12 Eylül darbesi ile derdi olanların kâbusu olduğunu ifade etti. Devlet Cenaze Törenleri Yönetmeliği’ne göre; görevde iken veya görevden ayrıldıktan sonra vefat eden Cumhurbaşkanı için Ulusal Cenaze Töreni düzenlendiğini anımsatan Cangı, törene, muhafız alayı tören taburu ve askeri bandonun katıldığına, cenazenin araçla çekilen bir top arabası üzerinde taşınacağına dikkat çekti. Tören programına Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürü başkanlığındaki heyetin karar verdiğini belirterek, Evren için yapılacak böyle bir törenin, darbeye meşruiyet görüntüsü vereceğini vurguladı. Cangı şöyle devam etti: “Bu sorun, yönetmelik değişikliği ile ve Askeri Merasim ve Protokol Talimatnamesi’ne Bakanlar Kurulu tarafından ‘12 Eylül darbesini gerçekleştiren eski cumhurbaşkanı, eski Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının cenazelerinde devlet töreni ya da kurumsal cenaze töreni yapılamaz’ cümlesinin eklenmesi ile çözülür. Bu yapılmalı, 12 Eylül’ün yaşattığı acıları yeniden yaşatmaya, yaralarını yeniden kanatmaya hiç kimsenin hakkı yok.”

 

Cangı kimin avukatı?

Cangı, 12 Eylül darbesinden birkaç ay sonra bir gece evine geldiği sırada sivil polisler tarafından göz alınan, uğradığı işkenceler ve cezaevindeki ağır kötü koşullar nedeniyle sağlığı bozulan 3 yıl sonra yaşamını yitiren TÖB-DER Genel Merkez yöneticisi Abdullah Gülbudak’ın kızı Senem Gülbudak, cezaevinde sağlığını, dışarı çıkınca 1402 sayılı yasayla işini kaybeden öğretmen Hayri Erdoğan ile öğrencilerinin gözü önünde askerler tarafından gözaltına alınıp, akla hayale gelmeyen işkencelere maruz kalan öğretmen Sait Özdemir’in avukatlığını yapıyor.