"Roman vatandaşların evlerine dönmeleri sağlanmalıdır"

İnsan Hakları Derneği MYK Üyesi ve Ege Bölge Temsilcisi Necla Şengül, ''Roman vatandaşların, Valilik ve Kaymakamlığın öncülüğünde evlerine dönmeleri sağlanmalıdır'' dedi.

15 Ocak 2010 Cuma, 11:47
Abone Ol google-news

İnsan Hakları Derneğinin (İHD) oluşturduğu komisyon, Manisa'nın Selendi ilçesinde büyüyen sigara kavgasının ardından yaptıkları inceleme ve görüşmelerden oluşan raporunu tamamladı.

İnsan Hakları Derneği MYK Üyesi ve Ege Bölge Temsilcisi Necla Şengül, derneğin İzmir Şubesi'nde raporla ilgili düzenlenen basın toplantısında, Romanlara karşı Selendi'de önceden ön yargı oluştuğunu, olayın 2-3 ay öncesinde baş gösterdiğini ve Romanların kahvehanelere alınmadığını iddia etti.

Romanların konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ancak bunun önemsenmemesi sonucu olayların büyüdüğünü öne süren Şengül, mağdurlarının bir kısmının Salihli'ye yerleştirilerek kaderlerine terk edildiğini savundu.

Şengül, ''Bu insanlar can güvenliklerinin olmadığına inanıyor. Valiliğin ve Kaymakamlığın öncülüğünde bu insanların evlerine geri dönmeleri sağlanmalıdır'' dedi.

Raporla ilgili bilgi veren İHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Figen Bingöl de heyetin 8 Ocakta Selendi'ye giderek Kaymakam Selim Palamut ve Belediye Başkanı Nurullah Savaş ile görüştüğünü, 11 Ocak'ta da Salihli'ye yerleştirilen Romanlarla temasa geçtiklerini bildirdi.

Selendi'de ''olaylar başlamadan önce ilçedeki gergin ortamı görmelerine rağmen yeterli önlemi almadığını'' ileri süren Bingöl, olaylar başladığında özellikle başı çeken kişilerin gözaltına alınmadığını, bu durumun olayların büyümesine neden olduğunu da öne sürdü.

Yetkililerin sorunu yerinde çözmek yerine vatandaşlara ilçeyi terk etmeleri konusunda telkinde bulunulduğunu savunan Bingöl, şöyle konuştu:
''Vali 'Burada kalmak istiyor musunuz, biz güvenliğinizi sağlarız' dese de yaşanan travma sonucu insanların yetkili makamlara güveni sarsılmıştır. Romanlar hakkında görüşülen tüm kişilerde ön yargı bulunmaktadır. Farklı etnik, kültürel veya sosyal kökene sahip olmak insanlığın en önemli zenginliklerinden sayılması gereken bir özellik olmalı ve korunmalıyken, farklı kimliklere tahammülsüzlük, yıkıcı toplumsal etkileri beraberinde getirmektedir.''