Saray'dan Esad ile temas açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Şam yönetimi ile resmi bir temasın olmadığını belirterek, istihbarat örgütlerinin dolaylı olarak görüşmelerde bulunabileceğini söyledi.

21 Şubat 2018 Çarşamba, 12:25
Abone Ol google-news

<video:930947>

 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, "Dün Esad rejimiyle PYD -YPG arasında anlaşma imzalandı mı diye haberler çıktı. Başından beri haberlerin teyide muhtaç olduğunu söylemiştik.Halep civarından gelip Afrin'in güney uçlarına oradan da şehre girmeye çalışan 40-50 araçlık bir konvoyun, bir grubun bir girme teşebbüsü olduğunu gördük bu topçu atışlarımızla püskürtüldü ve bu milis güçler Halep'e doğru tekrar çekildiler. Burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Böyle bir anlaşma olsa bile Türkiye olarak biz Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili planlarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Rejim veya bir başka unsurun bu yönde atacağı adımların mutlaka ciddi sonuçları olacaktır" dedi.

 Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Beştepe'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunduktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin Kalın şu ifadeleri kullandı: "Afrin ve civarındaki bütün terör örgütleri etkisiz hale getirilene kadar kararlılıkla sürdürülecektir. Dün Esad rejimiyle PYD- YPG arasında anlaşma imzalandı mı diye haberler çıktı. Başından beri haberlerin teyide muhtaç olduğunu söylemiştik.

 ANLAŞMA YOK OLSA BİLE ZEYTİN DALI HAREKATI İLE İLGİLİ PLANLARIMIZI UYGULAMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Halep civarından gelip Afrin'in güney uçlarına oradan da şehre girmeye çalışan 40-50 araçlık bir konvoyun, bir grubun bir girme teşebbüsü olduğunu gördük bu topçu atışlarımızla püskürtüldü ve bu milis güçler Halep'e doğru tekrar çekildiler. Burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Böyle bir anlaşma olsa bile Türkiye olarak biz Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili planlarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Rejim veya bir başka unsurun bu yönde atacağı adımların mutlaka ciddi sonuçları olacaktır.

 SURİYE'NİN AFRİN BÖLGESİNDE BİR KANDİL HALİNE GETİRİLMESİ ÇABASI

Ele geçirilen bilgilerde aslında bölgenin yeni bir Kandil yapılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Ele geçirilen tüneller, mevziler, yığınaklar buranın Suriye'nin Afrin bölgesinde bir Kandil haline getirilmesi çabasının çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Yeni veriler geçti elimize.

 DOĞU GUTA'DAKİ SALDIRILARI EN ŞİDDETLİ ŞEKİLDE KINIYORUZ

İdlib bölgesinde çatışmasızlık bölgesinde askeri gözlem noktalarının tesis edilmesi süreci devam ediyor. En son 6. Gözlem bölgesi ile ilgili de çalışmalar tamamlandı. Sahadaki dinamikler çerçevesinde bunu 12'ye çıkartacağız. Doğu Guta'da 160'tan fazla sivilin maalesef ölümü ile gerçekleşen saldırılar oldu. Bu saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz. Suriye rejimine de derhal bu saldırıları durdurması çağrısı yapıyoruz. Bu insanlık suçudur. Masum sivillerin öldürülmesi hiçbir şekilde kabul edilemez."

 (TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ) "İHTİYATLI OLMAK İLE BERABER İYİMSER BİR BAKIŞ AÇISINA SAHİBİZ"

Kalın, "İhtiyatlı olmak ile beraber iyimser bir bakış açısına sahibiz. Bir haftalık görüşmeler neticesinde mutabık kaldığımız çerçevenin Türk, Amerikan ilişkilerini daha ileri noktaya taşıyacak ve mevcut gerilimi aşacak nitelikte olduğunu teslim ediyoruz. Gerek ABD'nin PYD - YPG'ye verdiği desteğin sonlandırılması bu unsurların Münbiç'ten çıkartılıp Fırat'ın doğusuna çekilmesi konusunda beklentimiz çok nettir. Artık PYD - YPG ile yapılan işbirliğinin sona erdirilmesi gerekmektedir. FETÖ meselesinde de yine somut adımlar bekliyoruz" açıklamasında bulundu.

 "PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELEDE ABD'NİN SAĞLAYACAĞI İSTİHBARAT DESTEĞİ"

Kalın, "Irak'taki mevcudiyetiyle PKK terör örgütüne karşı mücadelede ABD'nin sağlayacağı istihbarat desteği ki bunu kendileri teklif etmişti. Bu konuda da somut adımlar bekliyoruz. Bunlar gerçekleştiğinde iki ülke arasında hızlı bir normalleşme gerçekleşecek" dedi.

 "ŞU ANDA ŞAM REJİMİ İLE DOĞRUDAN BİR RESMİ TEMASIMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Kalın, "Şu anda Şam rejimi ile doğrudan bir resmi temasımız söz konusu değil. Astana süreci çerçevesinde çatışmasızlık bölgelerini oluşturmak için kurduğumuz bir mekanizma var. Verdiğimiz mesajlar Rusya ve İran üzerinden Şam rejimine iletilmekteydi. Bizim doğrudan resmi temasımız söz konusu değil. Fakat olağanüstü şartlar gerektirdiğinde, belli sorunları çözmek için ilgili birimlerimiz, yani kastettiğim istihbarat birimimiz, doğrudan ya da dolaylı belli temaslar kurabilir. Bu, zaten istihbarat birimimizin temel görev tanımları arasındadır. Yanlış anlamaları ve hareketleri önlemek için bir takım girişimlerdir" diye konuştu.

"DEVLET TECRÜBESİNDEN BİHABER KİŞİLER"

CHP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tillerson'ı kabulünde tercüman olmamasını eleştirmesinin hatırlatılması üzerine Kalın, “Bizim muhalefetin şöyle bir tavrı var; ne yapsanız tersini iddia etmeyi muhalefet zanneden bir tutum içindeler. Amerika ile ilişkiler gerildiğinde ‘neden geriyorsunuz’, Amerika ile ilişkileri ulusal çıkarlarımız çerçevesinde bir tekrar rayına oturtmayı hedeflediğimizde ‘bu doğru bir mutabakat değildir.’ Beklentilerimizi ifade ettim. Üzerinde mutabık kalınan çerçeve bizim ulusal çıkarlarımız ve önceliklerimiz çerçevesinde yürüyebileceğimiz bir zemin oluşturmaktadır. Ama sahadaki somut adımları görmek istiyoruz. Bunun ülkemizin çıkarları açısından ne kadar önemli olduğunu da sahada test etmek suretiyle. Muhalefet de görecektir. Bu görüşmede bir mütercimin bulunmaması, not alınmaması konusu da artık gülünç bir yorum. Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Devlet devre dışı bırakılmıştır’ gibi bir ifade kullandı. Devletin başındaki kişi, başkomutan ve cumhurbaşkanı sıfatı ile bu kabulü yapmaktadır, devletin Dışişleri Bakanı o görüşmede görüşmeye verilen öneme binaen tercüme yapmaktadır. Bir mütercim midir devlet burada? Bunu anlamakta ben zorlanıyorum. Bazen bu tür görüşmelerde tercüman alınmaz, bu görüşmeye verilen önemin ifadesidir. Bazen tercümeyi bakan arkadaşımız yapar, ben yaparım, başka arkadaşımız yapar. Bütün bu yorumlar maalesef devlet tecrübesinden bihaber olan kişilerin yaptığı yorumlar olarak görülüyor. Görüşülen bütün konular aynen not ettirilmiştir. İlla her görüşmede o anda bir not tutucu olmak zorunda değildir” dedi.

 “HAYRET VERİCİ BİR AÇIKLAMA”

ABD Savunma Bakanı Mattis’in gerekirse PKK ile PYD’nin savaştırılabileceğine ilişkin Milli Savunma Bakanı Canikli’ye yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Kalın, “Sayın Mattis’in yaptığı bu açıklama hayret verici bir açıklama, herkesi şaşırttı. Öncesinde ve sonrasında böyle bir teklifi başka bir Amerikan yetkilisinden duymadık. Zannediyorum orada da kaldı. Kendileri de bu teklifin çok da inandırıcı bir teklif olmadığını anladılar ve üzerinde de durmuyorlar bu konunun. Belki bu tartışma PKK ile YPG arasındaki organik bağın ne kadar güçlü olduğunu anlaması açısından iyi bir ders olur diye ümit ediyoruz” diye konuştu.