"Şehitler uğurluyoruz, bu reytinge kurban edilecek bir konu değil"

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, terörün siyaseten istismar edilecek bir konu olmadığını belirterek, ''Biz canlar uğurluyoruz, şehitler uğurluyoruz. Bu, reyting yarışlarına kurban edilecek bir konu hiç değildir'' dedi.

23 Haziran 2010 Çarşamba, 13:34
Abone Ol google-news

Bakan Atalay , RTÜK tarafından Wow Otel'de düzenlenen ''Medya Duyarlılığı İstişare Toplantısı'' nın ardından yaptığı açıklamada, çok faydalı ve derin bir toplantı gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

İstişare toplantısındaki amaçlarının, terör ve toplumsal olaylarla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıtılış biçimi üzerine konuşmak, karşılıklı olarak toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlamak konusunda neler yapılabileceğini görüşmek, karşılıklı olarak bilgi alışverişinde bulunmak olduğunu ifade eden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biliyoruz ki gazetecinin refleksleri vardır. Bu bir gerçektir. Bir olay meydana geldiğinde olay yerine gider. Haber ekibi de bu olayı en ince ayrıntısına kadar tespit eder. Haber kameramanı, olayı en ince ayrıntısına kadar görüntüler, muhabir ise en ince ayrıntısına kadar haberini oluşturmak için notlar alır, çabalar. Bu, mesleğinin gereğidir. O görevini yapar, ancak özellikle terörle, şiddetle, trafik kazalarıyla ilgili görüntülerin, montaj aşamasında kamuoyunun hassasiyetlerinin göz ardı edilmemesi daha önemli bir boyuttur. Kamuoyunu aşırı bir duyarlılığa yöneltecek görüntülerin yayınından kaçınılması gerekir. Örgütün ekmeğine yağ sürecek görüntülerden ve haber metinlerinden kaçınmak gerekir. Tabii, olay yerinden canlı yayın ise çok daha hassasiyet gösterilmesi gereken bir durum arz etmektedir. Canlı yayında ekrana yansıyan görüntüler ve kullanılan görüntüler, adeta raydan çıkmış bir ok gibidir, telafisi yoktur. Bunu da en iyi siz yayıncılar biliyorsunuz.''

 

"Medyaya hayati bir görev düştüğü açıktır"

Toplantıda, görsel medyanın yöneticileriyle terör olaylarına yönelik ortak sorumluluğu, toplumun beklentilerini ve bu doğrultuda yayın ilkelerini konuştuklarını ifade eden Atalay, şunları kaydetti:

''Ülkemizin bir terör sorunu var, bunu biliyoruz ve ülkemize her açıdan zarar veren terörün sonlandırılması için yapılan çalışmalarda medyaya da çok önemli görevler düşüyor. Esasen terörle mücadele, çok boyutlu ve toplum kesimlerinin hepsinin katkı vermesi gereken bir mücadele ve ancak böyle sonuçlar alabiliriz. Özellikle de medyaya hayati bir görev düştüğü açıktır. Bugün bu kanaatimizi bir defa daha paylaşmış olduk. Terör örgütü bu yolla milletin ve devletin güvenlik güçlerini demoralize etmeyi, teröre karşı direnci zayıflatmayı amaçlamaktadır. Yazılı ve görsel basınımızın, terör örgütünün bu temel hedefini dikkate alarak yayın yapması gerekir. Terör örgütlerinin en büyük amacı, yaşattıkları acının ve yarattıkları korkunun sürekli görünür kılınması ve gündemde tutulmasıdır. Bu tarihte de bugün de böyledir. Terör örgütünün en önemli hedefi etkili propagandadır. Terör olayı ne kadar etkili, çok uzun, acıları derinleştirici verilirse, terör örgütü o kadar propagandasını yapmış olur. Yazılı ve görsel basınımızın, terör örgütünün bu temel hedefini dikkate alarak yayın yapması gerekir. Terörle mücadele veren tüm demokratik ülkelerde medya, terör örgütünün ekmeğine yağ sürecek türde yayınlar yapmaktan kaçınır. Bu konuda zaten uluslararası ilkeler vardır.''

 

"Kararlı şekilde çalışıyoruz"

Bakan Atalay, ''Bir kez daha hatırlatmak isterim ki ülkemizi bu beladan kurtarmak için dün olduğu gibi bugün de kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Bunun hepimizin sorunu olduğunu, dolayısıyla tüm toplumsal ve siyasal kesimlerin, sorunun çözümüne katkı sunması gerektiğini biliyoruz ve söylüyoruz'' dedi.

Bu konunun, üzerinde polemik yapılacak bir konu olmadığının altını çizen Atalay, şöyle devam etti:
''Bu, siyaseten istismar edilecek bir konu da değildir. Biz canlar uğurluyoruz, şehitler uğurluyoruz. Ülkemizin huzuruyla, toplumumuzun moraliyle, güvenlikle ilgili bir konudur. Hiçbir ülke kendi içinde bu konunun istismarını, farklı şekilde kullanılmasını kabul etmez, bunlara izin de vermez. Bu, reyting yarışlarına kurban edilecek bir konu hiç değildir. Bu, milletimizin ve devletimizin bekasını ilgilendiren, son derece ciddi bir meseledir. Dolayısıyla hepimizin oldukça hassas ve sorumlu davranması gerekmektedir. Ağzımızdan çıkan sözün, gazete manşetlerinde yer alan kelimenin ve fotoğrafın veya ekranlarda defalarca, saatlerce gösterilen aynı görüntülerin etkilerini, sonuçlarını hesap etmek zorundayız. Bu, bizim siyasetçi olarak da medya mensupları olarak da en temel görevimizdir. Bu vesileyle, milletimizin ve devletimizin kararlılığı karşısında terör örgütünün ve onun arkasındaki güçlerin amaçlarına ulaşamayacağını bir kez daha hatırlatmak isterim. Milletimiz müsterih olsun.''

Terörün sonlandırılması, demokrasi standartlarının yükseltilmesi, daha müreffeh ve daha özgür bir Türkiye'nin tesisi yönündeki yürüyüşün devam ettiğini vurgulayan Atalay, ''Bu asil yürüyüş sırasında yolumuza atılan çakıl taşları bizi durdurmayacak. Demokratikleşme hedefimizde hiçbir sapma olmayacak'' dedi.

Bugün bütün bu konuların çok iyi bir atmosferde değerlendirildiğini anlatan Atalay, televizyon yöneticilerinin, bunların son günlerde düşündükleri konular olduğunu ifade ettiğini söyledi.

Atalay, ''Demek ki genel bir ihtiyaçtı. Hükümet mensupları ile medyanın böyle zaman zaman bir araya gelmesini de doğrusu biz faydalı görüyoruz'' diye konuştu.

Bütün televizyonların ortak hareket etmesinin önemli olduğunu vurgulayan Atalay, habercilikte bir televizyon kanalının verdiği son dakika haberini başka bir kanalın vermemesinin eksiklik gibi algılandığını anlattı.

Atalay, bu nedenle ortak ilke kararlarının alınması ve ortak uygulamanın yapılmasının hem yayıncıları rahatlatacağını hem de kendileri açısından verimli bir sonuç olacağını söyledi.

Kendilerinin bu çerçevede sadece bilgi veren, bu vesileyle beklentileri dile getiren bir konumda olduklarını ifade eden Atalay, RTÜK ve Televizyon Yayıncıları Derneğinin, televizyoncularla bir araya gelerek bu konuları daha sonra değerlendireceklerini bildirdi.
 

"Yeniden genelge yapacağız, haber sıkıntısı çekmeyeceksiniz"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Atalay, Halkalı'da dün yaşanan bombalı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma konusundaki gelişmelerin sorulması üzerine, şunları söyledi:
''Size verdiğim bilginin ötesinde yeni bir bilgi yok ama şunu söyleyeyim: Burada bir boyutu daha değerlendirmiş olduk. Güvenlikle ilgili herhangi bir olay olduğunda, sadece terör değil, İçişleri Bakanlığı olarak bütün iç güvenlikten sorumlu yönetici arkadaşlara yeniden genelge yapacağız. Daha hızlı ve doğru bilgiyi verme, zamanında bilgilendirme, haber akışını sağlama önemli. Bundan sonra bu konuda biraz daha hızlı mekanizmalar oluşturulacak ve sizler haber sıkıntısı çekmeyeceksiniz. Bu konuda da İstanbul Valimizle, Emniyet Müdürümüzle konuştuk. İlerleme olduğunda ki birazcık zaman istediler, ben 'Bugün de yapabilirsiniz' dedim ama soruşturmanın belli safhaları sürüyor. İstanbul'daki dünkü terör olayına ilişkin size herhalde yarın bir açıklama yaparlar.''

 

"Özel harekat hiç yok olmadı, her zaman vardı"

Atalay, özel harekatçıların görevlendirilmesi konusundaki bir soruyu da şöyle yanıtladı:
''Güvenlik birimlerimizin özel yetiştirilmiş elemanları vardır. Hem Genelkurmayda Kara Kuvvetlerinin, Özel Kuvvetler diye daha özel eğitime tabi tutulmuş birimi vardır. Polisin içinde de özel harekat diye birim vardır. Polisin değişik birimleri vardır. Özel harekat birimi doğrusu hiç yok olmadı, her zaman vardı. Göreve geldiğimde de yaklaşık 4 bin 500 kişilik mevcudu olan bir özel harekat birimimiz vardı. İhtiyaç olduğunda olay olan yere gönderilir. Hatta şu anda Bağdat'ta Büyükelçiliğimizi koruyan 40 kişilik özel harekat birimimiz vardır. Afganistan'da vardır. Benim dönemimde doğrusu buranın sayısını artırma çalışmalarım oldu. Her yıl yaklaşık bin kişi buraya yeni, genç personel ekliyoruz. Bu yıl da bin civarında yeni personel seçtik. Bu bizim ihtiyacımız olan bir birim. Zaten var olan ama benim biraz daha önem verdiğim bir birim. Bu, şu anda polisin görev alanında görev yapıyor. Orada yeni bir konsept, değişiklik yok. Yeni bir değerlendirme, görevlendirme söz konusu değil. Valiler ihtiyaç duyarsa jandarma alanında polis, polis alanında jandarma veya bazı yerlerde değişik kaydırmalar yapabiliyorlar. Bu her zaman olabilen bir şey.''

İstanbul'da bombalı saldırıyı gerçekleştirenlerin yurt dışından geldikleri yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Atalay, ''O konuda açıklama yapılır. Şu anda o konuda ben bir şey söyleyemiyorum'' dedi.

 

"Saldırı aydınlatılmak üzere"

Atalay, RTÜK tarafından düzenlenen ''Medya Duyarlılığı İstişare Toplantısı'' öncesi gazetecilerin dünkü saldırıya ilişkin soruları üzerine de, ''Acı olayla ilgili sürekli takip üzerindeyiz. Valimiz ve Emniyet Müdürümüzden son açıklamaları da aldık'' diye konuştu.

Çalışmaların çok detaylı şekilde devam ettiğini bildiren Atalay, ''Epey mesafe alındı. Şu anda 27 kişi gözaltında. Buradaki olay bütün boyutlarıyla aydınlanmak üzere'' dedi.


İlgili haber

27 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI