'Şike Kanunu'nda sözümüzün arkasındayız'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şike cezasında indirim öngören yasayı veto etmesini hayret ve esefle karşıladığını belirterek, "Dört partinin itifakıyla çıkartılan söz konusu kanun değişikliği, tekrar Meclis gündemine aynı haliyle gelirse, biz sözümüzün ve kararlılığımızın sonuna kadar arkasındayız" dedi.

06 Aralık 2011 Salı, 10:32
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında şike operasyonu ve cezalarda indirimi öngören yasa teklifi ile ilgili veto kararını değerlendirdi. Parti olarak köklü kulüplerin ve onlara gönül verenlerin incitilmesini ve hırpalanmasını kabul etmediklerini, kulüpleri zan ve töhmet altında bırakarak itibarlarının, saygınlıklarının ve güvenilirliklerinin zedelenmesini insaflı ve doğru bulmadıklarını dile getiren Bahçeli, bu yaklaşımlarının şike ve teşvik primi batağına saplananları kapsamadığını söyledi.

Operasyon kapsamında gizli bilgilerin basında geniş yer alarak mahkeme aşamasına gelmeden pek çok kişinin peşinen suçlu gösterilmesine neden olduğunu savunan Bahçeli şunları söyledi: "Ne acı bir durumdur ki, yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan ve Türkiye'de milyonlarca insanın sevgisini ve haklı ilgisini kazanmış spor kulüplerimizin başkan ya da oyuncuları, hukuken bir netice ortaya çıkmadan dört duvar arasında tutulmaktadır. Biz bu garabetin adalet olmadığına, hakkaniyete hizmet etmediğine, vicdanları kanattığına inanıyoruz. Sanırsınız ki hali hazırda şike ve teşvik primi sorunuyla ilgili tüm kötülükler 31'i tutuklu 93 şüpheli şahsın üzerinde toplanmıştır. Bunlar cezalara çaptırılırsa her şey düzelecek, Türk sporu zincirlerinden, kelepçelerinden kurtulacaktır. Kangren olan, iflas ettiği söylenen Türk futbolunun sorumlusu bey aydır tutuklu veya şüpheli kişiler midir?"
 

'Veto ve iddiannamenin zamanlaması manidar'

Meclis'te ittifakla kabul edilen şike cezalarında indirimi öngören yasayla ilgili düzenlemenin Cumhurbaşkanı Gül tarafından TBMM'de tekrar görüşülmek üzere geri göndermesini hatırlatan Bahçeli, "Veto kararıyla iddianamenin kamuoyuna açıklanması arasındaki yakınlık bize göre manidardır ve başka hesapların devrede olduğuyla ilgili kuşkularımızı da kuvvetlendirmektedir" dedi.

Veto kararının Cumhurbaşkanı Gül'ün şahsi görüşü ve takdiri olduğunu söyleyen Bahçeli, partisinin bu kanun değişikliğine destek verirken ne adalet duygusunun zedelenmesini ne de kişiye özel bir düzenleme olmasını asla istemediğini aklından dahi geçirmediğini kaydetti. Bahçeli şunları söyledi: "Bizim anlamadığımız taraf; Sayın Cumhurbaşkanı'nın adalet duygusunun kimler tarafından saldırıya uğradığını ve kimler için özel yasalar çıkartıldığını unutmuş ya da unutmaya tevessül etmesidir. Biz çıkması için katkı verdiğimiz bir kanun değişikliğinde Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu şekilde veto yetkisini kullanmasını hayret ve esefle karşılıyoruz. Çankaya noteri suçlamalarını bertaraf etmek için fırsattan yararlanarak meseleyi farklı noktalara çekmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi ceza-yaptırım dengesini bozacak, adalet duygusunu zaafa uğratacak ve adrese teslim düzenlemeler yapacak hiçbir ilişki ağının içinde olmamıştır ve olmayacaktır. Hele hele partimiz; şike ya da teşvik primi konusunda herkesten fazla hassas ve duyarlıdır ve bu alanda kimseden duyacağı veya öğreneceği bir şey yoktur."
 

'Meclis iradesinin sulandırılmasına tahammülümüz yoktur'

Sorunun tümüyle çözülmesi ve hukuki sorunların giderilmesi için duruş gösterip onay verdiklerini kaydeden Bahçeli, "Dört partinin katılımı ve işbirliğiyle çıkartılan söz konusu Kanun değişikliği, tekrar Meclis gündemine aynı haliyle gelirse, biz sözümüzün ve kararlılığımızın sonuna kadar arkasında duracağız. Meclis iradesinin sulandırılmasına ve milletimiz nezdinde değersizleşmesine tahammülümüz yoktur ve muhataplarımızı da aynı yaklaşım ve kararlılık içinde görmeyi istememiz en tabii hakkımızdır" dedi.

'Biat etmeyen Bülent Arınç ne yapacak?'

MHP'nin tavrını net olarak ortaya koyan Bahçeli, AKP'nin de ana muhalefetin de tercihine, sözüne ve kararına bağlı kalarak sahip çıkmaları gerektiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın veto kararı sonrası yaptığı açıklamayı hatırlatan Bahçeli şunları söyledi: "Ne var ki AKP Hükümeti'nin ağlayan siması, vetoyu hayırlı bir gelişme olarak değerlendirerek kendi partisinin alacağı pozisyon hakkında da hepimize bir fikir vermiştir. Sorguladığımız husus burada şudur: Kimseye biat etmeye niyeti olmadığını söyleyen ilgili Başbakan Yardımcısının, Kanun değişikliği tekrar Meclis Genel Kuruluna geldiği takdirde ne yapacağı ve nasıl bir yol izleyeceğidir. Bazı grup başkanvekillerinin düşüncelerinin hilafına, eğer AKP vetoyu doğru buluyorsa, daha önceki tutumunu ve kararını nasıl izah edecektir? U dönüşü yapan, sürekli çark eden ve geriye adımlarla bizim fazlasıyla dikkatimizi çeken AKP'nin ve CHP'nin; bu mesele karşısında alacakları tutum onların inandırıcılığı ve siyasi kaliteleri bakımından da test olacaktır."
 

Gül'e 302 hatırlatması

Kanun değişikliği hakkında Cumhurbaşkanı Gül'ün yaklaşımını ikircikli ve çifte standartlı bulduğunu açıklayan Bahçeli, "Madem ki, Sayın Cumhurbaşkanı, adil ve hakkaniyete uygun cezalar belirlenmesi konusunda dikkatlidir, suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranının bulunması gerektiğine atıf yapmaktadır; o halde Türklüğe hakareti düzenleyen 301. Maddenin değiştirilmesinde neden aynı feraseti ve hassasiyeti göstermemiştir" diye sordu.
 

'Suçluluğu kesinleşmeden kimse suçlu ilan edilmesin'

Türk sporunun, özelde Türk futbolunun aklanması ve tüm şaibelerden arınmasını istediklerini ifade eden Bahçeli sözlerini şöyle tamamladı: "Bunun için mutlaka ve acilen sürdürülen adli ve idari kovuşturma süreci tamamlanmalı ve kim ne suç işlemişse karşılığını ve cezasını görmelidir. Spor ahlakına ve hoşgörüsüne sığmayan temasların, ilişkilerin ve gizli niyetlerin açığa çıkarılarak şikeyi yapanların, teşvik edenlerin ve bunlara alet olanların yaptıklarının yanlarına kar bırakılmaması sağlanmalıdır. Ancak suçluluğu kesinleşmeden kimseye de suçlu muamelesi yapılmamalıdır. Türk futbolu artık soluk almalıdır. Üzerinde dolaşan kara bulutlardan kurtulmalıdır. Kulüplerimizin, iyi niyetli sporcularımız ve fedakâr kulüp taraftarlarımızın daha fazla rencide olmaması ve üzülmemeleri için AKP Hükümeti sporu art niyetsiz ve gizli gündemine takılmadan sahiplenmeli ve sorunları gidermelidir. İlave olarak Türkiye Futbol Federasyonu tarafsız bir şekilde ve siyasi etkiden uzaklaşarak Türk futbolunun meselelerine acilen odaklanmalıdır. Federasyon kongrelerini siyasi kongre ve şov sahnelerine çevirenler bugünkü karanlık sürecin mesuliyetinden muaf olmadıklarını asla unutmamalıdırlar. Ve hiç kimse güzide kulüplerimizin ve diğerlerinin şerefiyle ve haysiyetiyle oynamamalıdır."

 

Bahçeli, kadınları seçme ve seçilme hakkının yıldönümünü kutladı

MHP lideri Bahçeli partisinin Meclis'teki grup toplantısında Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 77'nci yıldönümünü kutladı. Yeni kurulan devletin yöneticilerinin kadınların seçme ve seçilmeleriyle ilgili yaptıkları düzenlemeleri sıralayan Bahçeli, "Bu vesileyle, son günlerde savaş baltalarını ellerine alarak dünle hesaplaşmaya giren ve Cumhuriyet'in kuruluş yıllarını vicdansızca katliamla özdeşleştiren zavallılara, demokrasiyi yerleştirme arayışındaki bu tavizsiz duruşu heyecanla hatırlatmak isterim. Eşkıyalık hareketlerine karşı millet mücadelesini hazmedemeyerek, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak takdim edenler, her şeyden önce kendi mazilerinin ihanetle iç içe geçmiş taraflarına bakmalıdırlar" dedi.

Dönem itibariyle, birçok ülkede kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmezken, Türkiye Cumhuriyeti'nin bunu herkesten önce başardığını kaydeden Bahçeli, "Bugünkü köhnemiş ve küflenmiş zihniyet, o yıllarda da sorumluluk alsaydı bırakın demokratik gelişmeyi, kadın ve erkek arasındaki ikiliği tetiklemekten ve yaymaktan başka hiçbir şey yapmazdı. Zira bunların mantığı budur, fikriyatlarının istikameti buna yöneliktir. İleri demokrasi korosunun kadınlar konusunda iddia ettiği ve dile getirdiği hususlar taktik maiyetlidir ve şüphesiz samimiyetten tamamen uzaktır" dedi.

'Kadınlar vahşet yaşarken kimse milletvekili sayısı ile övünmesin'

İleri demokrasi çağrıları, pozitif ayrımcılık söylemleri sürerken kadına yönelik şiddet sarmalının da büyüdüğünü dile getiren Bahçeli, "Şiddet, gözyaşı ve çaresizlik hiçbir dönem bu kadar görünür ve hissedilir olmamıştır. Kadınlara yönelen hunhar saldırılar, işlenen cürümler hiç bu kadar belirgin hale gelmemiştir. Biliniz ki, kadınlarımız vahşetle yüz yüze yaşarken hiç kimse kadın milletvekili sayısıyla övünmemeli ve bunun üzerinden de siyasal çıkar elde etmeye yönelmemelidir. Sokak ortasında canice katledilen, pusuya düşürülerek vahşice kıyılan, karnındaki bebeğiyle hedef haline gelen, sığınma evlerinde çare bekleyen, hanelerinde hakarete ve ithamlara uğrayan kadınlarımız olduğu sürece hiçbirimize rahat yüzü yoktur ve asla da olmayacaktır" dedi.

Kadınlar hak ihlallerine maruz kaldığı sürece medeni bir toplumdan kimsenin bahsedemeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Elbette, kadınlarımızın mücadeleleriyle elde ettiği sosyal, siyasal ve ekonomik seviyelerini küçümsemiyorum ve inkar da etmiyorum. Ancak bu gelişmeye paralel giden sorunları da kimsenin ihmal etmemesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Kadınlara seçme seçilme hakkı verilmesinin asla bir lütuf, ihsan ya da bağış olmadığını dile getiren Bahçeli, "Bu itibarla kadınlarımızın toplumun her kesiminde daha fazla temsil ve yetki almasını bekliyor ve bunun için de her girişimi yapmaya, her gayreti göstermeye kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" dedi.
 

'Müslüman alemi sırtından hançerlendi'

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in Türkiye ziyaretini de değerlendiren Bahçeli, benzer ziyaretlerin devam edeceğini belirterek, "AKP Hükümeti devamlı tıpışlanmakta, sırtı sıvazlanmakta ve küresel çevrelerin biberonuyla beslenmektedir" dedi. Bir asır önce doğrudan müdahale kanalları oluşturarak yakın coğrafyayı aralarında bölüşen güçlerin, şimdi bölge insanına şirin ve sevimli gelecek kişi ya da partileri tespit ederek, bunlar vasıtasıyla maliyeti azaltmak ve kendi zayiatlarını düşürmek istediğini savunan Bahçeli, "AKP'nin ve BOP Eşbaşkanı'nın tercih ve seçimi bu yüzdendir. İktidara gelmeleri ve tutunmaları için gösterilen sabır ve destek bundan dolayıdır. AKP sömürgeciliğin ve işgal emellerinin sadık bir bekçisi olmuş; utanç verici bir şekilde Müslüman âlemini sırtından hançerlemiştir" değerlendirmesinde bulundu.
 

'Ortadoğu emperyalist iştahın hedefinde'

AKP Hükümeti'nin Ortadoğu bataklığına itildiğini savunan Bahçeli, "AKP'nin, Suriye'nin karşısına tam olarak geçmesi amacıyla muazzam bir psikolojik harekat yürütülmekte ve hayasızca tertipler yapılmaktır. Hükümet ise zaten bunlara dünden gönüllüdür ve BOP'un sancaktarlığını kimseye kaptırmaya niyeti yoktur. Tam 95 yıl önce, ecdat toprakları iken gizli anlaşma masalarında pay edilen Ortadoğu, bugün bir kez daha emperyalist iştahın hedefindedir. Yabancı güçlerin vaatlerine kanarak, işgali ve esareti kukla olmak adına benimseyen dönemin işbirlikçilerinin torunları bugün de faaliyet halindedir ve bunların kim olduğunu sağduyulu herkes çok iyi görecektir" dedi.

"Suriye'de demokrasi olmayışını eleştirenlerin, kendi halkına ateş ediyor diyerek insan hakları organizasyonlarını harekete geçirenlerin ve saldırılar için geri sayıma başlayanların utanma ve sıkılmaları varsa önce kendi sicillerini gözden geçirmeleri gerek" diyen Bahçeli, Suriye'ye demokrasi vurgusu ile yaptırım kararı alan Arap Birliği üyelerinin bugüne kadar demokrasinin hayalinden bile ürktüğünü ve kaçtığını ileri sürdü. Bahçeli, "Suriye'deki kanlı saldırıları her fırsatta yerden yere vuran AKP zihniyeti de, nedense Suudi Arabistan'ın Bahreyn'de döktüğü kanı ya da Mısır'da askeri vesayetin son haftalarda katlettiği insan sayısını bir türlü hatırlamamış ve dile getirmemiştir" dedi.
 

'Dersim tesadüfen çıkmış bir mesele değil'

"Türklük, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti BOP'un son durağıdır ve bu durak tasfiye olmadan bu şeytani proje amacına ulaşamayacaktır" diyen Bahçeli, Dersim konusunun da tesadüfen çıkmış bir mesele olmadığını savunarak, "Geçmişteki ihanetlerin katliam gibi sunulması boşuna değildir. Türkiye'nin yıkılması için güç aldığı zeminin çatlatılması ve sallanması gerekmektedir. Türk milletinin dağılması için anlam bunalımına düşmesi ve özgüvenini tamamen kaybetmesi lazımdır" iddiasında bulundu. Bahçeli, "Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk meselesi aşılırsa, yeni anayasa sürecinde inisiyatif ve psikolojik üstünlük elde edeceklerini hesap eden alçaklar, BOP'un ekmeğine sürekli yağ sürmektedirler. Bu itibarla pazarlıklar kızışmakta, BOP'un eylem planları ve ilerleyeceği güzergahlar hakkında son rötuşlar yapılmaktadır" dedi.

'Hükümeti pohpohlamak için gelmedi'

ABD Başkan Yardımcısının böyle bir ortamda, Irak'ın kuzeyindeki Peşmerge reisi ve PKK'nin düşüncelerini ve silah bırakma şartlarını açıklayan Irak Cumhurbaşkanı ile görüştükten sonra Türkiye'ye gelmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Bahçeli şunları söyledi: "PKK'yı himaye eden Peşmerge reisi ve terör elçisi Irak Cumhurbaşkanı'yla görüşmeler yapan ve muhataplarına terör konusunda Türkiye'nin beklentilerini ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, gelmeden önce bu şekilde kamuoyu hazırlamış ve sonra da asıl gündemiyle ülkemizde ağırlanmıştır. AKP'yi öven ve Türkiye'nin Suriye'de gerçek bir liderlik gösterdiğini söyleyen bu Başkan Yardımcısının; sadece Hükümeti pohpohlamak için binlerce kilometre öteden Türkiye geldiğini düşünmek izah edilemez bir saflık olacaktır. AKP'ye biçilen postun, artık Suriye'ye serilmesi istenmekte ve bu konudaki taktik ve stratejik adımlar peşi sıra ortaya dökülmektedir."

'Kronik Türkiye hasmı'

ABD Başkan Yardımcısının geçmişte Türkiye ile ilgili söylediği sözlerin unutulmadığını hatırlatan Bahçeli, "Aynı stratejik vizyona sahip olduğumuzu iddia eden bu kronik Türkiye hasmının, birden bire eski fikirleriyle çelişen bir noktaya gelmesi dönemsel ve sadece bölgesel bir denklemin kurulması için geçici bir durumdur. ABD Başkanı'nın aynı zaman içinde, "İsrail'den daha önemli müttefikimiz yoktur" sözlerini ümit ederim ki AKP zihniyeti iyi değerlendirir ve bundan sonraki adımlarını buna göre atar" dedi.
 

'Türkiye felakete sürükleniyor'

AKP'nin uçurumun kenarında nutuk attığını ve şuursuz bir halde Türkiye'yi felakete götürdüğünü ileri süren Bahçeli, "Eğer yapılanlar karşılığında diyet ödüyorsa, verdiği sözlerin karşılığını yerine getiriyorsa ve büyük bir açığı var da tehditlere boyun eğiyorsa; bilinsin ki AKP açık bir ihanet içindedir. Küresel angajmanların sonucunda gerekli hizmeti veremeyen AKP Hükümeti ve Başbakan, gün gelecek buruşturulup bir kenara bırakılacaktır" dedi. Bahçeli konuşmasını Kerbela şehitlerini anarak tamamladı.