Siyasiler kararı değerlendirdi

Anayasa Mahkemesi'nin DTP'nin kapatılması yönündeki kararını açıklamasından sonra, siyasetçiler kararı değerlendirdiler.

11 Aralık 2009 Cuma, 17:57
Abone Ol google-news

CHP Sözcüsü ve Genel Sayman Mustafa Özyürek, Anayasa Mahkemesi'nin DTP'nin kapatılmasına ilişkin kararının ''hukuki açıdan doğru bir karar'' olduğunu söyledi.

Özyürek, DTP'nin temelli kapatılmasına ilişkin yaptığı açıklamada, siyasi partilerin kapatılmasından yana olmadıklarını ancAKPlerin de hukuk kurallarına uymalarının gerektiğini söyledi. Özyürek, şunları kaydetti:
''Tabii ki bir partinin kapatılmasını istemeyiz ancak keşke DTP terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyabilseydi. Onun şiddet uygulamalarına yandaş olmasaydı ve bugünkü durum ortaya çıkmasaydı. Ama Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu hükümleri dikkate alındığında Anayasa Mahkemesi'nin, hukuken başka bir karar vermesi zordu. Bu kararı istemeyenler de siyasi açıdan değerlendirme yapıyorlardı. Hukuki açıdan başka bir kararın verilmesinin zor olduğunu herkes söylüyordu. Terörle yandaş olan bir parti kabul edilemez. Bu bizim yasalarımız açısından da böyle Avrupa'da da böyle, AİHM kararları da böyle. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi'nin kararı hukuki açıdan yerinde, doğru bir karardır. AİHM kararlarıyla da uygunluk gösterir.''

DTP'nin kapatılmasının ardından siyasi gelişmelerin yaşanabileceğini de belirten Özyürek, bu gelişmelerin Türkiye'nin huzurunu bozacak nitelikte olmamasını dilediklerini vurguladı. Özyürek, ''Tepkiler huzuru bozacak nitelikte olursa bu hükümetin görevidir. Gereğini yapacağına inanıyoruz. Herkese sükunet tavsiye ediyoruz. Olaylar sükunet ve doğru düşünülerek değerlendirilmeli. Anayasa Mahkemesi hukuki açıdan üstüne düşen görevi yapmıştır. Siyasi sonucu açısından da gelişmeler olacaktır. Bunların Türkiye'nin huzurunu, güvenini tehdit edecek şekilde olmamasını diliyoruz'' diye konuştu.


TBMM Başkanı'ndan değerlendirme

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, DTP'nin kapatılması kararını değerlendirirken, ''Üzerine düşen görevleri, gerek Anayasa değişikliği olarak, gerekse yasal değişiklik olarak yerine getirmeyen TBMM'dir diye düşünüyorum'' dedi.

İsveç'teki programı devam eden Şahin, DTP'nin kapatılmasına ilişkin kararı, Süryani ve Asuri temsilcilerini kabulü sırasında öğrendi.

Kararı değerlendiren Şahin, ''Biraz sonra İsveç Parlamento Başkanı'nın vereceği resepsiyona katılacağım. Çünkü, şu anda AB ülkelerinin Meclis Başkanları ile aday ülkelerin Meclis Başkanları bir araya gelecekler. Böyle bir karar, TBMM Başkanı olarak bu akşam ve yarın katılacağım Meclis Başkanları toplantısında güçlendirmedi'' diye konuştu.

Ancak, bunun sorumlusunun sadece Anayasa Mahkemesi olmadığını, Türkiye'nin, hala siyasi partilerin kapatıldığı ülke olarak görülmeye devam etmesinin birinci derecede sorumlusunun siyaset kurumu olduğunu ifade eden Şahin, şunları söyledi:
''Tabii ki bu konuda, daha önce ve bugün, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç'ın da ifade ettiği gibi, üzerine düşen görevleri, gerek Anayasa değişikliği olarak, gerekse yasal değişiklik olarak yerine getirmeyen TBMM'dir diye düşünüyorum. O bakımdan siyaset kurumunun zemini olan TBMM'nin, Türkiye'nin bu görüntülerden kurtulması için üzerine düşenleri kısa sürede yapması gerekir diye düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi, nihayet yürürlükte bulunan yasa hükümlerini uygulamak durumunda kalmıştır.

Bu yasa hükümleri yürürlükte kaldığı sürece tabii ki Anayasa Mahkemesi üyeleri, önlerindeki yasayı uygulamak durumunda kalacaklardır. Türkiye'nin bu görüntüden kurtulmasının yolu, siyasetçilerin ve parlamentonun demokratik standartları, özellikle siyasi partilerin özgürlük alanının genişletecek yasal düzenlemeleri yapmasından geçmektedir. Umuyorum ki önümüzdeki süreçte bu konuda adımlar atılır.''

 

''Yüce mahkemenin kararını herkes saygıyla karşılamalı"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Yüce mahkemenin bu kararını herkesin saygıyla karşılaması ve içinden geçilmekte olunan nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmasını'' istedi.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın DTP'nin temelli kapatılması için 16 Kasım 2007 tarihinde açtığı dava bugün sonuçlanmıştır.

İki yılı aşkın bir mesai sonrası, Anayasa Mahkemesi siyasi partilerin faaliyetlerinde uyulacak esaslar hakkında Anayasamızda ve Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan hükümler uyarınca bir inceleme yapmış ve DTP'nin terör ve şiddetle ilişkisi ve bölünmez bütünlük aleyhindeki faaliyetlerin odağı olduğunu tespitinde bulunarak bu partinin temelli kapatılmasına karar vermiştir.

Bu kararda dikkati çeken bir husus, 2 DTP'li milletvekilinin milletvekilliği düşürülerek siyasi yasak kapsamına alınması olmuştur. Bu milletvekilleri dahil 37 DTP yöneticisine siyasi yasak yaptırımı uygulanmıştır.

Yüce mahkemenin kararının açıklanması ile DTP'nin siyasi faaliyetleri son bulmuş ve malları Hazineye devredilmiştir. Bugün itibariyle kapatılan DTP'ye mensup milletvekilleri bağımsız milletvekili haline gelmişlerdir.

Yüce mahkemenin bu kararını herkes saygıyla karşılamalı ve içinden geçmekte olduğumuz nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmalıdır.''

 

''Terör hadiselerine bulaşmış siyasi partilerin kapatılması doğru"

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmet Büyükataman, DTP'nin ''temelli'' kapatılmasıyla ilgili olarak, ''Terör hadiselerine bulaşmış siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum'' dedi.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde göçüğün meydana geldiği maden sahasında yetkililerden bilgi alan Büyükataman, gazetecilere yaptığı açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla bölgeye gelerek incelemelerde bulunduklarını söyledi.

Göçükte hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına da baş sağlığı dileyen Büyükataman, Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde yaşanan hain saldırının ardından, Mustafakemalpaşa'da da 19 işçinin göçük altında kalarak hayatını kaybetmesinin Türk milletini derinden üzdüğünü, yaraladığını ifade etti.

Büyükataman, bir gazetecinin ''DTP'nin kapatılması konusundaki düşüncelerini'' sorması üzerine şunları kaydetti:
''MHP olarak aslında siyasi partilerin kapatılması taraftarı değiliz. Demokrasinin geçmişine siyasi tarihimizin geçmişine baktığımız zaman, adeta partiler mezarlığına dönmüş bir görüntü söz konusu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğü ile ilgili tabii ki hassasiyetler mevcuttur. Terör hadiselerine bulaşmış siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulduğumu da özellikle ifade etmek istiyorum. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Hayat devam ediyor. Umuyorum ki Türkiye'de yaratılmaya çalışılan bu kargaşanın, bin yıllık kardeşliğimizi bozmak maksadına yönelik uzun bir süredir yapılmak istenen bu faaliyetlerin, bundan böyle daha ihtiyatla karşılanması, herkesin sorumluluğu hatırlaması ve buna vesile olmasını temenni ediyorum.''

 

''Siyasi partileri halkın desteği kurar"

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, siyasi partilerin kapanacağı ''mekanın'' halk olması gerektiğini belirterek, ''Siyasi partileri halkın desteği kurar, yine halkın desteği bittiği takdirde kapatılır'' dedi.

DTP'nin kapatılmasıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Elitaş, ''AKP olarak prensipte siyasi partilerin kapatılacağı mekanın halk olması konusundaki fikrimizi tekrar ediyoruz. Siyasi partileri halkın desteği kurar, yine halkın desteği bittiği takdirde kapatılır'' değerlendirmesinde bulundu.

Anayasa Mahkemesinin verdiği karara herkesin demokratik toplum ve hukuk devleti içinde uymak zorunda olduğunu anlatan Elitaş, herkesin bu kararla ilgili olarak üzerine düşeni yapmakla yükümlü olduğunu kaydetti.

Elitaş, ''Anayasa Mahkemesi, bu kararı, teröre bulaştığı gerekçesiyle veriyor. İleride yapılacak düzenlemede bu da mı kaldırılacak?'' sorusuna ''Hayır, hayır... o şekilde değil. Siyasi partiler, mevcut mevzuat hükümleri kapsamında toplumun huzur ve refahını sağlamayı kendilerine amaç edinmişlerdir'' karşılığını verdi.

Bir gazetecinin ''DTP'nin kapatılmasıyla siyaset bundan sonra nasıl şekillenir? Bir açılım süreci de var...'' sorusunu Elitaş, şöyle yanıtladı:
''Bizim açılım sürecimiz, DTP'nin kapatılması açılmasıyla alakalı değil, Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgilidir. Türkiye'nin demokratikleşmesi için açılım süreci, her ortamda, her şekilde devam edecek. Açılım süreci, bir barış ve kardeşlik, milli birlik ve beraberlik projesidir. Milli birlik ve beraberlik projesi, herkesin birbirini anlayabilmesi ve birbirine sabır etmesi, birbirinin fikirlerine katılmasa da saygı göstermesidir. En uç fikirler olsa dahi o fikirleri söyleme imkanını bulmalı, toplum bu konuda gerekli değerlendirmeyi yapabilmeli.''


''Millet kimi sinesine kabul eder, kimi etmez..."

Elitaş, ''DTP'nin kapatılmasıyla bölgede gerilimin daha da artacağına ilişkin görüşlere katılır mısınız?'' sorusu üzerine ise şunları söyledi:
''Olmaması gerekir. Normal şartlar altında olmaması gerekir. Anayasa çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlara uymak mecburiyetindeyiz. Buna belki eleştiri mahiyetinde tepkiler olabilir ama aşırı tepkilere gitmenin, demokratik yapı içerisinde olumsuzlukları beraberinde getirir. Bizim amacımız, Türkiye'de demokrasiyi hakim kılabilmektir. Demokrasiyi hakim kılabilmek adına, demokrasi dışı, zorla veya farklı söylemlerde bulunmak, demokrasiye aykırı bir harekettir. Demokratik tepkiyi gösterirken demokrasi dışı hareketlerde bulunmamak lazım.''

Elitaş, bir çgazetecinin, ''DTP milletvekilleri daha önce partilerinin kapatılması halinde sineyimillete döneceklerini söylemişlerdi. Bu durumda istifaların Genel Kurulda görüşülmesi gerekecek'' demesi üzerine, ''Kendi bilecekleri iş... Şu anda olmamış bir konuyla ilgili yorum yapmamız uygun değil. Onlar kendi görüşlerini ifade etmişlerdir. O görüşler çerçevesinde milletin sinesine döneriz' diyorlar. Millet kimi sinesine kabul eder, kimi sinesine kabul etmez, o milletle aralarındaki hukuka bağlı bir iştir. Henüz bu konuda sadece bir açıklama vardır. O konu, TBMM'ye gelmediğinden dolayı yorum yapmak uygun değil'' dedi.


''Kapatma kararları sorunu çözmedi"

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da kararı değerlendirirken prensip olarak AKP'nin siyasi partilerin kapatılmasına karşı olduğunu belirterek, ''Bugüne kadar verilen kapatma kararları, demokrasimizin de hukuk devletimizin de standartlarını yükseltmemiştir. Aksine tüm kapatma kararları, hukukumuza ve demokrasimize de zarar vermiştir. Kaldı ki bugüne kadar verilen kapatma kararları herhangi bir sorunu da çözmemiştir'' diye konuştu.

Varlığına son verilen siyasi partilerin tüzel kişiliği ortadan kalkmasına rağmen farklı kimliklerde varlığını sürdürdüğüne işaret eden Bozdağ, ''Netice itibarıyla bu bir mahkeme kararıdır. Hepimiz için bağlayıcı ve uyulması zorunlu bir karardır'' dedi.
 


''Gerekçeli kararı görmeden yorum yapmamız doğru olmaz"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, DTP'nin kapatılmasına ilişkin, ''Gerekçeli kararı görmeden yorum yapmamız doğru olmaz'' dedi.

İstanbul Modern Sanat Müzesinin 5. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen ''Gala Modern Gecesi''ne eşi Beyhan Bağış ile katılan Egemen Bağış'ı, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı karşıladı.

Burada gazetecilerin, DTP'nin kapatılmasıyla ilgili soruları üzerine Bağış, ''Gerekçeli kararı görmeden yorum yapmamız doğru olmaz'' dedi.

Bağış, Türkiye'nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirterek, ''Hukukun neticesini bir görelim, ondan sonra değerlendirmelerimizi yaparız. İstanbul Modern'in 5. yılı hayırlı olsun. Darısı 55'inci, 555'inci yıllara inşallah'' diye konuştu.



''Prensip olarak biz parti kapatılmasına karşıyız"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, DTP'nin ''temelli'' kapatılmasıyla ilgili, ''Prensip olarak biz parti kapatılmasına karşıyız. Bununla beraber bütün çözüm sağlanmış olmuyor'' dedi.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir maden ocağındaki göçükle ilgili incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gelen Bakan Yıldız, 19 işçinin hayatını kaybetmesi nedeniyle büyük ve derin bir üzüntü duyduklarını söyledi.

Hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunan Yıldız, konuyu Ankara'da dünden beri yakından takip ettiğini, çalışmaları yakından koordine etmek için de bölgeye geldiğini ifade etti. Yıldız, bölgede çalışmaların dikkatlice sürdürüldüğünü belirtti.
Bakan Yıldız, gazetecilerin, DTP'nin kapatılmasıyla ilgili görüşlerini sorması üzerine, şöyle konuştu:
''Prensip olarak biz parti kapatılmasına karşıyız. Bununla beraber bütün çözüm sağlanmış olmuyor. Ancak bu, Anayasa Mahkemesinin verdiği bir karar. Gerekçeli karar ortaya çıkana kadar kesin cümleler etmemek lazım. Biz de bu gerekçeli kararı bekleyeceğiz ama şu anda hukukun, yargının verdiği bir karar vardır ve bunu hep beraber takip edeceğiz.''

Bakan Yıldız'ın, maden ocağındaki yetkililerle toplantı yapacağı öğrenildi.


''Türkiye demokrasisine ve Kürt açılımına zarar verecek"

SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün, DTP'nin kapatılması kararının ''Türkiye demokrasisine ve Kürt açılımına zarar vereceğini'' ifade etti.

Ergün, yaptığı yazılı açıklamada, DTP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının ''siyasi bir karar olduğunu'' savunarak, ''bunun ilk siyasi karar olmadığını, mahkemenin kuruluşundan beri bu siyasi yaklaşımdan arınamadığını'' öne sürdü.

''Bu karar, Türkiye demokrasisine ve Kürt açılımına zarar verecektir. Toplumsal barışın gerçekleşmesini öteleyecektir'' görüşünü aktaran Ergün, şunları kaydetti:
''Bu, bir anlamda, demokratik açılımın DTP'nin kapatılmasıyla kesintiye uğraması demektir. Türkiye toplumu göstereceği demokratik tepkilerle bu kesintinin çok uzun sürmemesini sağlayacaktır.

DTP bir kitle partisidir. Sadece hukuki bir varlık değil, aynı zamanda sosyolojik bir varlıktır. O nedenle, Anayasa Mahkemesi kararıyla DTP'nin hukuken kapatılması o doğrultudaki siyasi hareketi sonlandıramaz. Olsa olsa bütün diğer parti kapatmalarında olduğu gibi birikmiş siyasi deneyimlerin heba olmasına yol açacaktır.

Bu kararın, Türkiye'de son siyasi parti kapatma kararı olmasını diliyoruz. Bu bağlamda, hükümet, Siyasi Partiler Yasası'nı değiştirmek için derhal girişimde bulunmalıdır. Siyasi Partiler Yasamız, sosyolojik gerçeklere ve demokrasi prensiplerine uygun hale getirilmelidir.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile milletvekili Aysel Tuğluk'un milletvekilliklerinin düşürülmesi kararı ulusal iradeye müdahaledir. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir.''

 

"Siyasiler gerginlikten uzak durmalı"

DSP Genel Başkanı Masum Türker, DTP'nin kapatılmasıyla ilgili, ''Siyasilerin şu noktadan itibaren gerginlikten uzak durmaları gerekir. Özellikle, DTP'lilerin buna dikkat etmesinde yarar var'' dedi.
Türker, prensip olarak seçimle gelenlerin siyasi faaliyetlerine son verilmesine, partilerin kapatılmasına karşı olduklarını söyledi. Türker, ''Ancak rejimin kendini korumak adına belirlediği kurallara da herkesin uyması gerekiyor. Bu yönüyle de uzun zaman kararı yüksek yargı vermiştir. Yüksek yargının, Anayasa Mahkemesinin kararını da saygıyla karşılamak gerekir'' değerlendirmesinde bulundu.

Türker, şunları söyledi:
''Şu saatten sonra herkese görev düşüyor. Bu konunun çözümü her şeyden önce siyasilerin olacak. Ayrıca, siyasilerin şu noktadan itibaren gerginlikten uzak durmaları gerekir. Özellikle DTP'lilerin buna dikkat etmesinde yarar var.

Öte yandan, Hükümet'in 'Demokratik Açılım' konusunda somut önerisi olmadığı halde, meseleyi hala bu şekilde kaşıması da gerginliklerin tırmanmasına neden oluyor. İfade özgürlüğünü siyasi partilerde göstermek isteyenlerin kurallara uyması gerektiğini düşünüyoruz.''

 

İLGİLİ HABERLER

DTP KAPATILDI

DEMOKRASİ VE BARIŞ ZAFERE ULAŞACAK

SİYASET YASAĞI ŞAŞKINLIK YARATTI

KAPATILAN 25. PARTİ

ERKEN SEÇİM OLACAK MI?

KÜRT SORUNU NEDENİYLE 10 PARTİ KAPATILDI

DIŞ BASINDA KAPATMA KARARI