'Sözün aciz kaldığı yerde heykel başlar'

Heykeltıraş Mehmet Aksoy, heykel sanatının önemine işaret ederek, ''Heykel olmasaydı dünya tarihi iyi okunamazdı. Yazının yetmediği, sözün aciz kaldığı yerde heykel, form, resim ve müzik başlar'' dedi.

13 Mayıs 2011 Cuma, 06:26
Abone Ol google-news

İstanbul Barosu'nca düzenlenen ''Sanat ve Hukuk'' söyleşisinde konuşan Aksoy, ilkel toplumlardan bu yana sanatın üstlendiği görevin değişmediğini ve bir üst yapı kurumu olarak devam ettiğini söyledi.

Sanatla beraber hukukun ve dinin de üst yapı kurumlarından olduğunu belirten Aksoy, hukukun adaleti düzenlediğini ifade ederek, ''ancak günümüzde hakim kimselerin hukukunun olduğunu'' iddia etti.

Aksoy, köleci toplumlarda heykelin baş sanat olduğunu, şu an ise bazı kimselerin heykeli put olarak kabul ettiğini dile getirerek, bu zamanda puta tapma inancının yok olduğunu ve heykelin putla alakası olmadığını kaydetti.

Bilgilerin ilk toplumlardan günümüze heykeller sayesinde geldiğini aktaran Aksoy, bu konuda Mısır'ı örnek verdi.

Mısır'daki tüm gelişmelerin, sosyal hayatın, inanışın heykellerden okunabildiğini ve heykellerin bir dünya mirası olduğunu anlatan Aksoy, şöyle devam etti:

''Heykel olmasaydı dünya tarihi iyi okunamazdı. Yazının yetmediği yerde, sözün aciz kaldığı yerde heykel, form, resim ve müzik başlar. Mısır'da heykellere baktığımızda daha o zamanlarda insan-doğa dengesine ne kadar önem verildiğini anlıyoruz. Doğaya ve doğada yaşayan hayvanlara ne kadar değer verildiğini görüyoruz. Her şeyin bir gereksinim nedeniyle var olduğunu anlıyoruz. O zamandan şimdiki zamana bakarsak heykelin fonksiyonu ve hayatı okuma açısından bizim önümüzdeki nesillere heykel adına bırakabileceğimiz bir şey yok. Topluma farklı araçlarla heykel düşmanlığı aşılanmış.''
Sanatçının, içinde bulunduğu topluma karşı sorumlu olduğunu, toplumsal olayları yorumladığını ifade eden Aksoy, ''Ben heykel yapmak isterim, heykelden kopuş benim için acıdır'' dedi.

Aksoy, sanatın bazı görünmeyen gerçekleri gösterdiğini, daha çıplaklığıyla derinden anlaşılmasını sağladığını belirterek, ''Bir bakıma ruhumuzu da temizler, insanı insana yaklaştırır ve iletişim görevi de vardır. Moral gücümüzü sanat yükseltir, ancak heykel daha çok yapar bu işi. Çünkü heykel üç boyutludur. Mekan içerisinde önünü, arkasını görebilirsiniz. Orada bir cazibe alanı oluşturur, sizi cezbeder'' diye konuştu.

Türkiye genelindeki Atatürk heykellerin çoğunun sanatsal değeri olmadığını savunan Aksoy, bu tür heykeller sadece Cumhuriyet'in sembolü olarak görüldüğü için durumun bu hale geldiğini kaydetti.

Kars'taki İnsanlık Anıtı heykelinde genel olarak savaşlar ve savaşların insanı insana düşman etmesi düşüncesinin bulunduğunu bildiren Aksoy, heykel hakkındaki eleştirileri doğru bulmadığını söyledi.

Aksoy, heykel yıkımlarının sadece İnsanlık Anıtı heykeliyle sınırlı kalmadığını, Kars'ta ve