Taklitçi vampir bakteri

Düşünün ki bir bakteri herhangi bir yolla sizin vücudunuza giriyor ve zamanla farklı organlarınıza yerleşiyor.

27 Ağustos 2015 Perşembe, 21:54
Abone Ol google-news

Düşünün ki bir bakteri herhangi bir yolla sizin vücudunuza giriyor ve zamanla farklı organlarınıza yerleşiyor. Ve tam bir parazit olduğu için, ihtiyacı olan her şeyi (yağ, glikoz, aminoasit, çinko, magnezyum, manganez, vs.) sizden çalıyor. Yani ‘hırsız bir bakteri’. Vücuda girdikten sonra 24 saat içerisinde kan-beyin bariyerini geçerek beyne yerleşiyor. Bağışıklık sistemi tarafından tanınmamak için dış yüzey proteinlerinin dizilişini değiştirmek suretiyle bambaşka bir canlıya dönüşüyor. Beyne yerleştiği andan itibaren başta yağ asitleri ve kolesterol olmak üzere ihtiyacı olan her maddeyi beyin hücrelerinden sömürüyor. Kanda bulunmayı sevmiyor, bunun yerine kolajen doku vasıtasıyla vücut içinde geziyor. Glikoprotein yapısı ile kolajen ile kompleks oluşturuyor. Normal formu şarap açacağının spiral ucu şeklinde iken bağışıklık hücrelerinin saldırısından kurtulmak için çeperlerini kaybetmek suretiyle L-formuna ya da yeterince besin bulamadığı zaman uzun dönem saklanmak için özel bir kist formuna dönüşüyor. Özel kamçısı sayesinde kemik dokuya, epitel dokuya, kan damarlarına ve bağdokuya kolayca geçiş yapıyor.

Binbir surat

Kısacası binbir surat bir spiroket bakteri! Kılık değiştiriyor, mutasyona uğrayarak yeni türler oluşturuyor, konakçının vücudunda yıllarca saklanıyor. Oksijensiz ortamı seviyor, kanı kalınlaştırarak kan akışını yavaşlatıyor ve bu sayede bağışıklık sisteminden korunuyor, lenf sistemini tıkıyor. Öncelikle kendini koruyabileceği yaşam alanlarını seçiyor, hücre içi, bağdoku ve kirişler, merkezi sinir sistemi ve gözü tercih ediyor.

15 milyon yıl

İsmi ‘Borrelia burgdorferi’. Yeryüzünde bilinen 100’ü Amerika’da olmak üzere 300’den fazla suşu (türü) biliniyor. Belki bilmediğimiz yüzlerce türü daha var! 15 milyon yıl önce yaşadığı Amerikalı Biyolog Prof. Dr. George Poinar tarafından ispatlandı. Dominik Cumhuriyeti’nde keşfettiği amber içerisindeki 4 kene fosilinden birinde Lyme bakterisini izole etti ve dünyaya bilimsel bir yayınla duyurdu. En azından biliyoruz ki, bir biyolog olarak ‘Ultra super spiroket bakteri’ olarak tanımladığım ve dünyada eşi benzeri olmayan bir genoma sahip bu bakteri 15 milyon yıldır gezegenimizde yayılarak neslini devam ettirmekte. Türkiye’deki varlığını, öğrencim sayesinde en azından 30 yıl öncesinde İzmir’de olduğunu biliyoruz.

Doktor yetişmeli

Kene, sivrisinek, atsineği, ısıran sinekler, bit, pire gibi kan emen canlılar vasıtasıyla hayvanlara ve insana bulaşıyor. 50 yıldır ‘gizli patojenler’ ve spiroket bakteriler üzerinde çalışan ve 1998 Nobel Ödülü sahibi ünlü biyolog Prof. Dr. Linda Mattman’e göre bu bakteri dokunma ile de yayılıyor. Lyme bir dünya gerçeğidir. Biz bu gerçeği hâlâ anlamamakta ısrar eder, bir an önce Lyme Klinikleri ve bölümleri oluşturmaz, Lyme doktorları yetiştirmezsek, bunun ceremesini hep birlikte öderiz.



DNA'yı bozuyor


Sifilis-Frengi (Troponema pallidum) taklitçi spiroket bakterisi birçok hastalığı taklit etmesi nedeniyle 20. yüzyıla damgasını vurmuştu. 21. yüzyılda ise, Lyme hastalığına neden olan ‘Borrelia burgdorferi’ 350’den fazla hastalığı taklit etmesi nedeni ile bilim çevrelerince ‘Yeni Taklitçi Bakteri’ olarak anılmakta. Taklit ettiği bazı hastalıklar şunlar: MS, ALS, Alzheimer, Parkinson, Behçet, haşimato tiroidi, çölyak, otizm, lupus, bipolar bozukluk, bazı kanser türleri (B-Lenfoma), şizofreni, kalp hastalıkları, huzursuz bacak sendromu, bazı göz ve deri hastalıkları vs. Bağışıklık hücrelerinin içine girip onları birbirine kırdırır ya da doğrudan kendisi öldürür. Bağışıklığı baskılar. Borrelia vücuda yağ değişimi yapabilir, kolesterolü alıp kendi kolesterolüne çevirebilir. Konakçının genleriyle oynayabilir. Enzimleri baskıladığı için DNA’nın tamir mekanizmasını bozuyor.