Tarih yazan altın kızlar

Şampiyonlar Ligi finalinde Bakû'yu 3-0 yenen Vakıfbank G.Sigorta Avrupa'nın en büyük kupasını kazandı.

21 Mart 2011 Pazartesi, 07:16
Abone Ol google-news

Şampiyonlar Ligi finalini 3-0 kazanarak kupayı ilk kez Türkiye’ye getiren Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom’un başarısının altında sistemli bir çalışma ve doğru planlama yatıyor. 2008’de takımın başına İtalyan teknik direktör Giovanni Guidetti’yi getiren Sarı - Kırmızılılar ‘istikrar’lı tercihlerinin ödülünü Avrupa’da ‘zirve’ yaparak aldı. Aynı zamanda Almanya Ulusal Takımı’nı da çalıştıran Guidetti, smaçörlerin alışılagelmişin dışındaki diziliş biçiminden bloklarda getirdiği dirence dek uyguladığı farklı taktiklerle başarının mimarı oldu; Güneş Sigorta’ya kupayı kazandırıp 6 yıldır ülkesi İtalya’nın ekiplerinin zirveyi bırakmadığı Şampiyonlar Ligi’nde bu hegemonyaya son verdi.

Guidetti, oyuncularına ‘takım ruhu’ aşıladı, “Ben takımımla evliyim. Her gün 12 kızla çalışıyorum, bu bana yeter” sözleriyle işine aşık olduğunu gösterdi. Telekom yönetimi de 4’lü final öncesi İtalyan çalıştırıcının sözleşmesini 2 yıl daha uzatarak ‘güven’ aşıladı. Ancak şampiyonluğun görünmeyen kahramanlarının başında istatistik antrenörü Salih Tavacı geliyor. 6 yılı A Ulusal Bayan Voleybol Takımı’nda olmak üzere 11 senedir analiz antrenörlüğü yapan Tavacı, Vakıfbank’ın tüm rakiplerinin detaylı istatistiklerini çıkarıp Guidetti’ye en sağlıklı bilgiyi verdi.
 

3 yabancı ısrarı

Sarı - Kırmızılı ekip sezon başında aldığı kararla 3 yabancı oyuncuyla mücadele etmeyi seçti. Bu tercih voleybol dünyasında ‘riskli’ bir karar olarak değerlendirilse de Güneş Sigorta 13 oyuncusunun 24 yaş ortalamasıyla Avrupa’nın en genç takımlarından biri olmayı başardı. Final Four’a yükselmek isteyen kulüpler, Avrupa Ligi’nde kontenjan sorunu bulunmadığı için kaliteli yıldızları bünyesine katarken Güneş Sigorta Türk Telekom; Poljak, Glinka ve Nikolic’le yoluna devam etti. Sarı - Kırmızılıların bu konudaki en büyük avantajı, Türkiye Ligi’nde 3 olan yabancı oyuncu sınırından yararlanarak sezon boyunca tüm maçlarda Poljak, Glinka ve Nikolic’ten üst düzey verim almayı başarmasıydı.
 

Maç ritmi

F.Bahçe Acıbadem’in mutlak favori gösterildiği 4’lü finalde Vakıfbank’ın rakibi önündeki bir diğer artısı, üst üste sert karşılaşmalar oynaması ve üst düzey maç temposu kazanması oldu. A Grubu’nda Odintsovo’yu (Rusya) 3-0 ve 3-2; Beograd’ı (Sırbistan) 3-2 ve 3-0; Muszyna’yı da (Polonya) 3-1 ve 3-1’lik skorlarla geçen Sarı - Kırmızılılar, 12’li Play - Off Turu’nda Biala’yı (Polonya) 3-1 biten iki maçta yenmeyi başardı. Guidetti’nin takımda yarattığı kazanma isteği, çeyrek finalde 3-0 ve 3-2 Türk Telekom galibiyetiyle biten Eczacıbaşı Vitra karşılaşmalarında kendini gösterdi. Final Four’un ilk maçında F.Bahçe Acıbadem önünde üst düzey mücadele eden Güneş Sigorta 3-2 kazandığı karşılaşmada önemli bir gerçeği gözler önüne serdi. F.Bahçe’yi altın setle elediği mücadele, Sarı - Kırmızılıların bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde kazandığı dördüncü 3-2’lik skorla biten maçtı. Bu da Güneş Sigorta’nın kritik anlarda sakin olmayı başardığının ve edindiği önemli tecrübenin en büyük kanıtıydı. Finaldeki Bakû zaferi ise 12 maçlık yenilmezlik serisinin tacıydı.