Tarlalar ağa işgalinde!

Bu tarlalar hükümetin değil mi isterse göçmenine de verir, satar da atar da.. Kim ne karışır. İşte 665 dönümcük yere bile 1950 den bu yana göçmenler giremiyorlar. Bu bizim Kaymakam gelince, “Ne demek ola ki,” diyor. “Devletin göçmene verdiği tarlada göçmen oturmalı.” “Sen misin bunu diyen?” Tarla kutsaldır. Hele Ağa tarlası bin misli kutsaldır. Elini sürenin eli bir iyicene yanar. Gelsin telgraflar, gitsin telgraflar.. Bu 5000 dönümlük toprak Genel Müdür başları yemiştir. Bir sen mi dayanacaksın, genç Kaymakam?..

14 Nisan 2020 Salı, 14:00
Tarlalar ağa işgalinde!
Abone Ol google-news

Cenuben Karakeçinin pınarı, şimalen Sapantaşı, garben Delice ark, şarkan Dudağı yarığın tarlasıyla çevrili 15 dönümlük tarla. Falan köyden falan oğlu filânındır, diye yazar. Bu bir tapudur.

Tapunun çerçeve sınırlamasıdır...

Bunda ne var diyeceksiniz.. Şöyle bakınca da sahiden ne var? Ama işin içinde iş var. İşte böyle sınırlanmış tapular bu memleketin başına belâdır. 

Şimdi yukardaki sınır içinde 15 dönümlük tarla yazıyor ya, bu tarla 150.000 dönüm olabilir. 

TARLA BÜYÜR DE BÜYÜR

Bu tarlayı Çukurovada Toros eteklerinde. Kadirlide farzedin.. Bu 15 dönümlük tapulu toprak bir ağanındır deyin.. Bunun dört bir yanında başka tapulu toprak olmadığını da gözönüne getirin.

Bizim Ağa, Karakeçinin pınarını alır iki kilometre öteye çekebilir. Bu iki üç bilirkişinin tanıklığına bağlıdır. Sapantaşını alıp taa ötelere götürebilir.. Tarla büyür de büyür... 

Anadoludaki yüzde doksan tapular böyledir. Adamın bir dönümlük tapusu vardır, sınırları içinde 1000 dönümlük tarlası vardır. Bu tarlalar hazinenindir. Ağalar, Beyler gözgöre devletin malını gasbetmişlerdir. 

DEVLETE KARŞI BİRLEŞTİLER

Bir de böyle tapu sınırı içine girmiyen, devletin malı olup da Ağalarca işgal edilmiş tarlalar vardır. Bunu birçok örneğiyle vereceğim. Bu, devlet toprakları düpedüz, hiç bir sebep gösterilmeden işgal edilmişlerdir. Devletle bu Ağalar arasındaki savaş yıllardan bu yana sürüp gider. Şimdi bu Ağalar karma oldular.. Devlete, devletin adamlarına karşı toprakları korumak için birleştiler.

Kadirlideki Ağaların elindeki Devlet toprakları iki yerden Ağaların eline geçmiştir: Giden Ermenilerin toprakları... Bir de bataklıklardan kurutulmuş topraklar. Ağalar bataklıkları kurutup da bu toprakları ele geçirmiş değillerdir. Kendiliğinden, çeltik yüzünden kurumuş bataklık topraklarına konmuşlardır. 

Şimdi örnekleri sıralıyalım:

1. Bu Ağa yüksek tahsil görmüştür. Bir köylü Ağasının oğludur. 200 dönüm tapulu toprağı vardır. Ama bu adam 5000 dönüm toprağı zaptetmiştir. 5000 dönüm deniyor ya, Allah bilir onun orasını gayrı. Bu 5000 dönümün 4800 dönümü hazineye kayıtlıdır. Yani hazinenin 4800 dönümlük tapusu vardır. Yıllardan bu yana bu Üniversite diplomalı kişi bu toprakları işletir, bir kuruş da kira vermez devlete.

Devlet bu tarlayı ele geçirmek için uzun yıllar uğraşmıştır. Ama, hiç bir zaman ele geçirememiştir. Bu gidişle de hiç mi hiç geçiremiyecektir. 

1950 yılında bu 4800 dönümün 665 dönümünü hükümet göçmenlere tahsis etmiş. Ve de temlik etmiş. Bu tarlalar hükümetin değil mi isterse göçmenine de verir, satar da atar da.. Kim ne karışır. İşte 665 dönümcük yere bile 1950den bu yana göçmenler giremiyorlar. 

Bu bizim Kaymakam gelince, “Ne demek ola ki,” diyor. “Devletin göçmene verdiği tarlada göçmen oturmalı...” “Sen misin bunu diyen ve de tatbike kalkan..” İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer tam burası.. Tarla kutsaldır.  Hele Ağa tarlası bin misli kutsaldır. Elini sürenin eli bir iyicene yanar. Gelsin telgraflar, gitsin telgraflar.. Bu 5000 dönümlük toprak Genel Müdür başları yemiştir. Bir sen mi dayanacaksın, genç Kaymakam?..

SONUÇLARI ACI...

2. Tapu 77 dönüm.. Eldeki tarla 1000 dönüm.. Bu tarlanın 220 dönümü göçmenlere tahsis ediliyor.. Hiç bir zaman göçmenler gelip de bu tarlaya da sahip olamıyorlar. Ancak devrimden sonradır ki, Kaymakam bu tarlayı göçmenlere teslim ediyor.. Bu teslim edilen tarlaların sonuçlarını söylemiyorum

Sonuçları acı... Bir gün tarla meselelerini derinliğine, bütün ayrıntılarıyla yazacağım..

3. 350 dönümü tapulu.. 1000 dönüm tarla var elinde. 1927 de bu 1000 dönümün 650 dönümü göçmenlere tahsis edilmiş, ama göçmenlerin eline geçmemiş.. Bunu da bizim Kaymakam göçmenlere veriyor. Sonu malûm.. Ağaların elinde böyle çok tarla var.. Bu, Ağaların elindeki hazine tarlaları bile kurtarılabilse birkaç fıkara toprak sahibi olabilir. Ama bu toprakları Ağaların elinden kurtaracak gücü ben şimdilik kimsede görmüyorum...

Her neyse, ben Kaymakamdan söz ediyordum, bu tarla işiyle Kaymakam, bu dokunulmaza dokunmakla başını iyice belâya sokuyor Kaymakam... Bu Kaymakam artık ağzıyla kuş tutsa bu kasabada kalamaz.. Evliya olsa kalamaz. Çukurovada bir deyim vardır: “Suyu ılıdı” derler. Bu işten sonra artık Kaymakamın suyu ılımıştır. Bu Kaymakam gidicidir. Bunu, herkes, herkesle birlikte Kaymakam da biliyor... 

BİRAZ DAHA KALSAYDI...

Halkta müthiş bir üzüntü başlıyor.. Kaymakam keşki bu tarla işine burnunu sokmasaydı.. Sokmasaydı da bu kasabada biraz daha kalsaydı. 

Şimdi burada bir iyice derleyim toparlayayım. Şu Kaymakamın bir yılda bu kasabaya yaptığı işleri bir bir sıralayayım:

1. Kasaba sokaklarının, caddelerinin betonarme olması. 

2. Kanalizasyonu, 

3. Park (Kırk dönüm. İçinde Çocuk bahçesi bile var. İçinde yüzme havuzu da olacak.) 

4. Hamam (İnşaatı devam etmekte... Otuz tane kurnası olacak.. Bundan önce bu kasabanın halkı nerede yıkanırdı, diyeceksiniz. Ha şunu da söyleyim ki, şimdi bile bu kasabada ancak bir kaç evde banyo vardır. İki üç zengin evinde. Gerisinde banyo yoktur. Küçümseyip bıyıkaltı gülmeyin hamam hamamdır ve çok çok önemlidir.) 

5. Cezaevi. 

6. Bando takımı tesisi. 

7. 213 dönüm çam fidanlığı. 

8. 206 dönüm ökaliptüs fidanlığı. 

9. Verem dispanseri (inşaatı devam etmekte..). 

10. Lise inşası için malzeme ihalesi yapılmıştır.

11. Ortaokuldan 100 fakir talebeye yemek verilmeğe başlanmıştır. 

LİSTE HER ŞEYİ ANLATIYOR

Bir de size devrimden önce ve devrimden sonra Kadirlide öğrenci ve öğretmen sayısını vereyim.. Bu liste size yeteri kadar bir bilgi verebilir. 

1959 - 1960 yılı öğrenci sayısı: Köylerde - 4412, 1961 - 1962 köylerde - 7041..

1959 - 1960 yılı öğretmen sayısı Köylerde - 60, 1961 - 1962 yılı köylerde - öğretmen sayısı iki misli: 121...

Şu rakamlarla başınızı ağrıtmayayım... Biraz daha gayret edersem, bu yazı bir istatistik kitabı sayfasına döner. Vazgeçtim.

Bir otobüs tutacağım...

Şimdi bir adam, bir yılda günlerdenberi saydığım işleri yapınca ne yaparlar ona?

Daha yazmadım, Kaymakamın bütün yaptıklarını daha yazmadım.. Bir de kültür çalışmaları konferanslar, film göstermeleri var ki, hepsini yazarsam bu yazar da bir Kaymakamı amma şişiriyor, diyeceksiniz... Bir gün, elime biraz para geçerse İstanbuldan bir otobüs tutacağım, gazeteci arkadaşlarımı bindirip kasabamı göstermeğe götüreceğim.. İsterse bir insan bu Ortaçağ karanlığında, bu Ağaların içinde bile bir şeyler yapabilir.

Yapar ama, başına da işler açar.. Kuyruğuna da teneke bağlanır. 

Yapar ama, başına da işler açar.. Kuyruğuna da teneke bağlanır. 

YARIN: Ağaların bütün gayretlerine rağmen Kaymakam yerinde kalıyor