"Toplu görüşmeler toplu oyalamaya dönüştü"

Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "KESK, Toplu Görüşmeleri yürüten Bakan Hayati Yazıcı'nın yanında uslu çocuk gibi oturan Memur-Sen ve utangaç, sakar, beceriksiz çocuk gibi duran Kamu-Sen kimin onurluca mücadele verdiğini, kimin gerçek sendika olduğunu görecektir." değerlendirmesinde bulundu.

30 Ağustos 2009 Pazar, 13:56
Abone Ol google-news

Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, bu yıl sekizincisi yapılan toplu görüşmelerde geçmiş yıllarda olduğu gibi memurlar lehine bir kazanım elde edilemediğini belirterek, "Hükümet bu yıla kadar yapılan tüm görüşmelerde varılan mutabakatların hiçbirine uymamıştır. Maalesef bu yılda toplu görüşmeler, toplu oyalamaya dönüşmüştür. Hükümet, 2 milyon memuru, gözlerinin içine baka baka oyalamıştır" dedi.

BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, memur maaşlarına 2010 yılında yapılacak zammın görüşüldüğü toplu görüşmelerin ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avcı, toplu görüşmelerde, yetkili sendikaların kamu çalışanlarına yeni haklar kazanmak bir tarafa kazanılmış haklarını dahi koruyamadığını ifade ederek, "Bugüne kadar yapılan toplu görüşmelerde memurlar, asgari geçim indirimi, gerçekleşen enflasyon artı refah payı kadar maaş artış uygulaması, muayene ve tedavi katkı payları, ilaç bedellerinden yüzde 20 oranında katkı payı alınması, eş değer ilaçlardan fiyat farklı alınması, emekli sandığı şahıs kesintilerinin yüzde 15'den yüzde 16'ya yükseltilmesi, kamu görevlilerinin sunulan sağlık ve sosyal hizmetlerinin kısıtlanması, emekli olacakların yaşlılık aylığının azalması, eşit işe eşit ücreti öngören kararnamenin uygulamadan kaldırılması gibi onlarca kazanılmış haklarını kaybettiler" dedi


"Hükümet, memurlara verdiği sözleri tutmuyor"

Toplu Görüşmelerde yetkili sendikaların hükümetten öncelikle kazanılmış hakların güvenceye alınacağına dair yazılı belge alması ve maaş artışlarını enflasyon öngörüsü ile belirleyen hükümetin ortaya çıkan enflasyon farkını bir sonraki aydan itibaren refah payı da eklenmek suretiyle aylıklara yansıtacağına dair yazılı taahhütte bulunması gerektiğini belirten Avcı şöyle konuştu:
"Hükümet bu yıla kadar yapılan tüm görüşmelerde varılan mutabakatların hiçbirine uymamıştır. Hükümet memurlara verdiği sözlerin hiçbirini tutmamıştır. Maalesef bu yılda toplu görüşmeler, toplu oyalamaya dönüşmüştür. Hükümet, 2 milyon memuru, gözlerinin içine baka baka oyalamıştır"


"Hükümet ve sözde yetkili sendikalar bizim için bitti"

Hükümetin, izlediği yanlış politikalar nedeniyle memurları mağdur ettiğini iddia eden Avcı, Hükümetin bütçe dengesi dediği şeyde memur yok. İşçi yok. Çiftçi yok. Yoksul yok. Emekli yok. Milyonlarca işsiz genç yok. Hükümetin bütçe dengesi dediği şeyde küresel patronlar ve yerli distribütör işadamlarının parmağı var. Biz de bu dengeleri bozmaya ant içtik. Biz onurlu memurlar, biz bağımsız eğitimciler hükümetin oyununu bozacağız. Biz hükümetle birlikte aile fotoğrafı çektiren konfederasyon başkanlarının oyununu da bozacağız. Biz kendi ailemizin arasında, kamu görevlilerinin arasında poz vermeye devam edeceğiz. Toplu görüşme mücadelesinden 'Oynamayacağım' diyen marazlı bir çocuk gibi kaçarak ucuz kahramanlık yapan KESK, Toplu Görüşmeleri yürüten Bakan Hayati Yazıcı'nın yanında uslu çocuk gibi oturan Memur-Sen ve utangaç, sakar, beceriksiz çocuk gibi duran Kamu-Sen kimin onurluca mücadele verdiğini, kimin gerçek sendika olduğunu görecektir. Toplu Görüşmeler, hükümet ve sözde yetkili sendikalar bizim için bitmiştir. Ancak, mücadelemiz asıl bundan sonra başlayacaktır, dedi.

Ürkek, beceriksiz ve etkisiz yetkili sendikalar nezaretinde toplu görüşmelerin 15 gün değil, 15 yüzyıl yapılması halinde bile hiçbir şeyin değişmeyeceğini dile getiren Avcı, memurların Memur Sen, Kamu Sen ve KESK yüzünden içler acısı bir duruma düştüğünü söyledi.

Yetkili sendikaların, hükümetin yüzde 2,5 zam vererek memurla alay etmesine adeta çanak tuttuklarını sözlerine ekleyen Avcı, "Artık yetkili sendikaların tepki gösterme ve eylem tehditleri 'dostlar alışverişte görsün' tabirinden öteye geçmeyecektir. Kazanılmış hakları dahi koruyamayan, taleplerini, tepkilerini ve eylemlerini ortaklaştıramayan, toplu görüşmenin ciddiyetinden habersiz bulunan yetkili sendikalarla memurların beklentilerinin karşılanması ve sorunlarının çözülmesi asla mümkün değildir. Memurlar sendika üyelik tercihlerini gözden geçirmedikleri takdirde, siyasi sendikaların istismarlarına kapılmaya devam ettikleri müddetçe, yetkili ama etkisiz bu sendikaları sendika mezarlığına göndermediği sürece 8 yıldır yaşadıkları hüsrana yenilerini eklemeye mahkum olduklarını unutmamalıdırlar" şeklinde konuştu.


"Grev hakkı memurların evrensel hakkıdır"

Her yıl 15 Ağustos'ta başlayan görüşmelerin 'Toplu Görüşme' değil 'Toplu Sözleşme' adı altında yapılmasının bir elzem haline geldiğini kaydeden Avcı, toplu görüşme sisteminin kamu görevlilerinin menfaatine olmadığını ve aradan geçen 8 yıllık süre içinde bunun açıkça ortaya çıktığını ifade etti.

Toplu sözleşme ve grev hakkının memurların evrensel haklarının başında yer aldığını belirten Avcı, "Her konuda AB kriterlerini referans gösteren hükümetin ve AB komiserlerinin memurlara Toplu Sözleşme ve grev hakkı verilmesi noktasında kıllarını kıpırdatmıyor olması da oldukça manidardır" dedi.