'Türkiye'nin baş ağrıları çok büyük'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Çok kötümser de olmak istemiyorum ama ülkemiz iyiye gitmiyor. Türkiye'nin baş ağrıları çok büyük ve tedbir alınması lazım. Bugünkü siyasi iktidar bunu başaramaz. Dokuz yılda yapamadıklarını, üçüncü bir iktidar döneminde yapamaz'' dedi.

06 Mayıs 2011 Cuma, 10:13
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim gezileri çerçevesinde geldiği Tuzla'da halka hitap etti. Genel seçimin ülke için önemine işaret eden Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

''Bu seçim, milletin geleceğini, kaderini belirleyecek ve siz değerli İstanbullular ve Tuzlalılar için de bir karar anı olacaktır. Bu seçim, yol kavşağındaki bir Türkiye'nin temel tercihlerinin bir kez daha millet iradesi tarafından netleştirildiği bir seçim olacak. Bu seçim, Adalet ve Kalkınma Partisinin kötü yönetiminden kurtuluşun değerli bir kilometre taşı olacak. O bakımdan bu seçimleri önemsemeliyiz ve yüksek bir katılım sağlayarak millet iradesini ortaya koymalıyız.''

Bu seçimlerde iktidarın yeniden belirlenmesi sürecinde İstanbul'un üzerine çok büyük bir sorumluluk düştüğünü kaydeden Bahçeli, kentin, tarih, kültür, sanayi ve ticaret gibi alanlarda çok ağır bir sorumluluğu ve görevi olduğunu dile getirdi. Bahçeli, bu bakımdan Tuzlalıların ve İstanbulluların bu seçimi sürükleyici ve sonuçlandırıcı bir anlayışla gece gündüz çalışarak, her türlü engelleyici faaliyeti aşarak, milletin kaderini değiştirecek önemli bir adımı atmaları gerektiğini vurguladı.

İstanbul'un ve Türkiye'nin birçok sorunu bulunduğunu ve 9 yıla yaklaşan bir süre içerisinde AKP'nin sorun çözmede beceriksiz kaldığını savunan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milletvekili sayısı ve Meclisteki gücü, her türlü kararı, her türlü yasayı, her türlü ekonomik politikayı uygulamaya muktedir iken, 9 yıl, kaybolan yıllar olarak dikkat çekmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi yıpranmıştır, yorulmuştur ve tükenmiş bir siyasi partidir. Bu partinin, 3. dönemi olmamalıdır. 3. dönemi ısrarla istemelerinin sebebi, Adalet ve Kalkınma Partisinin başta Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, yolsuzluklara bulaşmış olan herkesin Yüce Divan'da hesap verebileceği bir dönem olacağı korkusundan dolayıdır. Yoksa bu iktidarın memlekete verebileceği herhangi bir şey kalmamıştır. Onun için, siz İstanbullular, milletimizin bu kaderini değiştirmeye var mısınız?.''

MHP Lideri Bahçeli, partililerin 12 Haziran seçimlerinde milletin kaderini değiştirecek bütün gayret ve çalışmalarını ortaya koymaları gerektiğini ifade ederek, ''Adalet ve Kalkınma Partisinden bu ülkeyi kurtarınız. Bu, aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partililerin de kurtuluşu olacaktır. Bunun da sürükleyicisi Milliyetçi Hareket Partisidir'' diye konuştu.

Partisinin, bu iktidar döneminde 100 temel sorunu tespit ettiğini ve 100 çözüm ürettiğini belirten Bahçeli, 9 yılı bulan tahribat döneminde, onarım ve toparlanma sürecini başlatacak olan ilk iktidara da 12 Haziran'da talip olduklarını kaydetti.

 

Bahçeli Sultanbeyli'de

Seçim çalışmaları kapsamında Sultanbeyli Meydanı'nda vatandaşlara hitap eden Bahçeli, 12 Haziran seçimlerini çok önemsedikleri için Türkiye'yi il il, ilçe ilçe, belde belde gezdiklerini söyledi.

Bu seçimlerin millet için bir dönüm noktası olacağını belirten Bahçeli, ''12 Haziran seçimleri, milletimizin geleceği açısından bir kader seçimi olacaktır. Demokrasi içerisinde milletimizin bir çözüm yolu olarak karar anı olacaktır. Onun için 12 Haziran seçimlerinin milletimize, bütün siyasi partililere hayırlı olmasını diliyorum'' dedi.

Devlet Bahçeli, yakın siyasi tarihte hiçbir siyasi partiye nasip olmayan milletvekilliği çoğunluğuyla AKP'nin iktidar olduğunu, 58, 59 ve 60. hükümetleri kurduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Meclisteki sayısal çoğunluk her türlü kararı almaya, her türlü yasayı çıkarmaya ve hükümet olarak sosyal ve ekonomik politikaları uygulamaya yeter bir güçtür, ancak dokuz yıla yaklaşan süre içerisinde, gerçekten Türkiye'nin temel meseleleri olarak karşımızda duran meselelerde bir iyileşme var mıdır? Türkiye, gelişen bir ülke olarak bu gelişmeyi halkıyla paylaşıyor mu? Bu sorunun cevabını 12 Haziran'da siz değerli vatandaşlarım verecektir.
2002'den bu yana, sosyal ekonomik yönden hayat standartları yükselmiş, evlatlarınıza iş bulabilmiş, yoksulluğu ortadan kaldırabilmiş, gittikçe mutlu ve huzurlu insanlar olarak hayatınızı sürdürebilmişseniz o zaman sayın Başbakan'ın 'yola devam' sözüne uyarak, 12 Haziran'da da sayın Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı ve Başbakanı ile yola devam edebilir, birlikte yürüyelim şarkısını hep beraber söyleyebilirsiniz ama gerçek bu değilse o zaman bir karar vereceksiniz. Verdiğiniz karar bir iktidar değişikliğini desteklemelidir.''

Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, her gün televizyonlarda bir Türkiye tanımladığını, her gün konuştuğunu, her gün yeni bir şey yapıldığını iddia ettiğini ifade ederek, ''TOKİ aracılığıyla birçok temel atma veya tesis açma törenine katılıyor. Sayın Başbakan'a göre, sosyal ve ekonomik sorunlar çözülmüş ama birileri var, kendilerini kıskanıyor ve istismar ediyor. Her konuyu istismar eden bir muhalefet var veya kanla beslenen bir muhalefet var. Acaba, gerçek böyle midir? Gerçeği kim bilir, nasıl bilir? Televizyonlarda tanıtılan Türkiye gerçeği varsa hepinizin mutlu ve huzurlu olmanız lazım ama gerçek o değil de sizin yaşadığınız Türkiye ise o zaman bir cevabınızın olması lazım'' dedi.

"Temel sorun işsizlik"

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin temel sorununun, işsizlik olduğunu belirterek, ikinci sorununun yolsuzluk, üçüncü sorunun asayişsizlik olduğunu, bir de süregelen ve gittikçe azan bölücü terör sorunu bulunduğunu söyledi.

İşsizliğin birinci sorun olarak ortaya çıktığını vurgulayan Bahçeli, ''İşsizlik ekonomik bir sorundur ama sosyal tesirleri olan bir ekonomik sorundur. Bugün ülkemizde resmi devlet kayıtlarına göre, 6 milyona yaklaşan bir işsizlik vardır. Bu işsizliğin yüzde 22'si genç işsizdir. Bir de bunun yanında çalışma ümidini kaybetmiş yıllardır aramış iş bulamamış ama şimdi gündelik bazı kazançlarla geçimini elde eden bazı vatandaşlarımız var. Dolayısıyla işsizlik, Türkiye'nin her tarafında yaygındır'' diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye'de işsizliği besleyen bir de yoksulluk bulunduğunu belirterek, bugün Türkiye'de açlık sınırının altında kalan 12.5 milyon insan olduğunu, bu rakamın, açlık sınırıyla beraber 18 milyona ulaştığını söyledi.

Açlık sınırının 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenme için mutfak masrafını karşılayabilecek bir gelire sahip olmaması hali olduğunu ifade eden Bahçeli, ''Diğer şeyler ise zaten hak getire. Karnını doyuramıyor ki diğer ihtiyaçlarını karşılasın. Bugün yoksulluk gittikçe yaygınlaşmıştır'' dedi.

MHP lideri Bahçeli, sonuç olarak, nüfusun yüzde 20'lik bölümünün milli gelirden yüzde 6 pay aldığını, nüfusun bir başka yüzde 20'lik bölümünün de milli gelirden yüzde 54 aldığını dile getirerek, aradaki farkın sekiz kat olduğunu ifade etti. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Eğer bu ülkede bir sosyal patlama olmuyor, tepki yapılmıyor, mağazalar, dükkanlar yağmalanmıyorsa elhamdülillah Müslüman bir toplum olmanın gereğidir. Kanaat ve şükür sahibi, Allah'a çok şükür, insanlar yaşıyor bu ülkede ama bu durum, Arjantin'de, Brezilya'da, Amerika'da veya Avrupa'nın diğer ülkelerinde böyle sekiz kat bir uçurum oluşmuş ise mutlaka bir sosyal patlama oluyor. Ve zaman zaman da televizyonlarda bazen şahit oluyorsunuz, gece yarısı mağazalara saldırılıyor, talan ediliyor, ganimetler alınıyor ama Allah'a çok şükür Türkiyemizde bu henüz yok. İnşallah olmaz da.''

Artık siyasi iktidarların bunu iyi anlaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, yoksulluk ve işsizliğin gittikçe Türkiye'yi sardığını ve toplumsal gerginliği meydana getirdiğini dile getirdi.

Suç oranının da giderek arttığını ifade eden Bahçeli, bunun en fazla hissedildiği yerlerden birinin büyükşehir olarak İstanbul olduğunu, bu nedenle bu konu üzerinde çok ciddi, kesin tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

Konuşmasında, yolsuzluk iddialarına da değinen Bahçeli, ''Bir ülkede işsizlik ve yoksulluk yan yana, toplumsal sorun olarak aramızda dururken gününü gün eden, her türlü menfaat peşinde koşan, kısa kısa uygulamalarla, rantlarla, imar değişiklikleriyle ihalelerle,

zelleştirmelerle servetine servet katanlar ise bir mutlu azınlık halini almış Türkiye'de'' diye konuştu.

"Bu, bitişin işaretidir"

Bu durumun da yoksul ve işsiz olan insanı tahrik ettiğini, buna bir çözüm bulunması gerektiğini söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:
''Buna çözüm bulamadığınızda da inşallah karşılaşmayız. Çok kötümser de olmak istemiyorum ama ülkemiz iyiye gitmiyor. Türkiye'nin baş ağrıları çok büyük ve tedbir alınması lazım. Bugünkü siyasi iktidar bunu başaramaz. Dokuz yılda yapamadıklarını, üçüncü bir iktidar döneminde yapamaz. Sayın Başbakan ısrarla muhalefeti azarlıyor, iftira ediyor, argo kelimelerle suçluyor ama bu kendisine bir iktidar yolu açmaz. Bu, bitişin işaretidir, bu yok oluşun işaretidir, bu çaresizliğin işaretidir. Bu sebepten dolayı bir iktidar değişikliğine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Üçüncü defa Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, olsa olsa yolsuzluklara bulaşanların korunmasını gerektiren iktidar dönemi olacaktır. Buna da Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu ve son değişikliklerle zaten zırh hazırlanmış ve üçüncü defa iktidarla yüce divan korkusundan kurtulmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar kaçacak yerleri yoktur.''


Hilal Kart uygulaması

Türkiye'de bir paket ekonomisi, bir paket demokrasisi ve paket yoluyla iktidar olma hevesinin yaygınlaştığını dile getiren Bahçeli, yoksul olan insanların bir kısmının yoksulluğunun istismar edilerek gelecek olan bir pakete göre kime oy vereceğinin kendisinden istendiğinin görüldüğünü söyledi.

Bahçeli, böyle bir durumun, Türkiye için hayra işaret olmadığını ifade ederek, ''Bu ülkenin yoksulu vardır ama yoksulu istismar edilmemelidir. Paket gözetilmemelidir. 'İktidara oy verirseniz paket gelir' denmemelidir. Haysiyetiyle, şerefiyle kimsenin oy avcılığı adına oy istismarı yapılmamalıdır'' diye konuştu.

MHP'nin bu duruma son vermek için bir uygulama başlatacağını, bunun da ''Hilal Kart Uygulaması'' olacağını belirten Bahçeli, ''Bu Hilal Kart'ın kaynağı, bu milletin tarihi kültüründen geliyor. İlkesi yaşa ve yaşat ilkesidir. Anlayışı toplumculuktur. Anayasal gereği sosyal devlet olmaktır. Dolayısıyla bu Hilal Kart, bir harcama kartıdır. Bu harcama kartının geri ödemesi yok, faizi yok. Dolayısıyla faizin birikip ödeyemez hale geldiğinde kapınıza dayanacak bir icracı yok. Bu Hilal Kart bir harcama kartıdır'' dedi.

Hilal Kart'ın, yoksulun millet devlet kaynaşmasıyla sahiplenilmesi olduğunu dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin toplumsal barışının da bir önemli adımı olduğunu söyledi.