Türkiye'nin tanıtımı ona emanet

Amerika'da film sektörünün kalbi Los Angeles'ta yaşayan ve yıllardır pek çok ünlü Hollywood filminin görselini hazırlayan reklamcı Emrah Yücel'in, Türkiye'nin Amerika'daki reklam kampanyasını üstlenmesiyle birlikte, Amerika'dan Türkiye'ye gelen turist sayısında yüzde 30 artış oldu.

04 Haziran 2011 Cumartesi, 09:17
Abone Ol google-news

Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı ihaleyi kazanan Emrah Yücel, 2011 başında başladıkları kampanyayla, ilk dört ayda Türkiye'ye gelen Amerikalı turist sayısının, bakanlığın resmi verilerine göre geçen yıla oranla 100 binden 130 bine ulaştığını söyledi.

Yücel, kampanyayı bir Hollywood filmi afişi gibi yaptıklarını anlattı. Sinema sektöründe edindiği tecrübe, bilgi ve birikimi Türkiye'nin tanıtımı için kullandığını kaydeden Yücel, ülke tanıtımının arkasına bir duygu yüklediklerini ve önemli bir strateji uyguladıklarını belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünün açıkladığı verilere göre turist sayısı geçen yıla göre yüzde 30 artan ABD, bu oranla, 2011 yılının ilk dört ayı içinde Almanya, Rusya gibi ülkeleri geride bıraktı.

Yücel, "Türkiye'ye turist getirmek, sadece Kız Kulesi, Efes, Ölüdeniz'in fotoğraflarını çekip Times Meydanı'na ve New York Times'a ilan vermekle olmuyor. Bunun arkasına bir duygu yüklemek, bir strateji eklemek gerekiyor. Amerikan insanını tanımak lazım. Sadece Times Meydanı, NY Times gibi yerlere ilan verilmesi değil, doğru zamanlarda doğru mesajlar verilmesi noktasına özen gösterdik" diye konuştu.

Amerikalılar için son derece önemli olan şükran ve paskalya günlerine ve bir çocuk bayramı olan 23 Nisan gibi önemli günlere dikkat ettiklerini ve planlamalarını bu yönde geliştirdiklerini söyleyen Yücel şöyle dedi:

"Şükran günü ve paskalya tatilinin olduğu gün ilan vermek yerine, bu bayramlardan 5-6 hafta önce gazetelere ve uçak bileti, otel rezervasyonu için kullanılan internet sitelerine ilanlar verdik. Bizim kampanyamızın temeli, içinde insan unsurlarının olması. Tatil, sadece bir yere gitmek, bir kartpostalı, bir mekanı ya da bir manzarayı görmek değil, bir tecrübe ve orada yaşarken hissedilen şeydir. Tıpkı bir film afişine bakarken oradaki karakterlerle kendini özleştirmek gibi. Biz de bütün kampanyamızı tıpkı bir film afişi yapar gibi yaptık."
Afişlerde kullandıkları insan unsurlarından örnekler veren Emrah Yücel sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kız Kulesi, Efes, Nemrut, Ölüdeniz, Kapadokya, Side gibi yerlerin afişlerini hazırlarken, her mekanda Amerikalıların duygularına hitap edecek, kendilerinden bir şeyler bulacakları karakterler ekledik. Side harabelerinin önünde boynuna havlu atmış bir çocuk figürü ve 'Kahramanlar aranıyor' sloganını kullandık. Bunu gören bir Amerikalı çocuk, kendini aslında Gladyatör filmindeki ya da Troy'daki kahraman gibi hissediyor. Çocuğunun motivasyonunu gören anne de Türkiye'ye karar verebiliyor.

Amerikalı turistler arasında bekar olanların yüksekliğini göz önünde bulundurarak, Kız Kulesi afişinin önünde orta yaşlı bir kadın karakteri kullandık.

Çanakkale'deki bildiğimiz Truva Atı yerine, Amerikalıların çok sevdiği Troy filminde kullanılan ve Disney Stüdyolarının Türkiye'ye hediye ettiği Truva Atı'nı kullandık, böylece sinematik figürlerle donatılmış tema parklarında tatil yapamaya düşkün olan Amerikalılar, bir başka sinema figürü Truva Atı'nın Türkiye'de Çanakkale'de olduğunu gördüler.
Yine, Hristiyanlık tarihinde Meryem Ana ve İsa'nın gülerken gözüktüğü tek fresko Niğde'deki Gümüşler Manastırı'nda, o freskoyu dünyanın tek çocuk bayramı olan 23 Nisan'da Los Angeles Times'daki ilanımızda kullandık. Bu gibi stratejiler bizi olumlu bir sonuca götürdü."

 

Amerikalı turistlerin profili

Gümrük istatistiklerinden, ABD'den Türkiye'ye gelen turistlerin profilini çıkardıklarını ve çalışmalarını buna göre hazırladıklarını ifade eden Yücel, turistlerle ilgili olarak şunları söyledi:

"Bu turistler arasında çok sayıda bekar var. Kız Kulesi afişinde yalnız kadın kullanmamızın nedenlerinden biri de buydu. En ilginç verilerden biri de şu: Esas turist olarak kabul ettiğimiz 10 gün ve üstünde kalan Amerikalılara baktığımızda, bunların hemen hepsi daha önce Türkiye'ye gelmişler, ama sadece bir ya da bir buçuk gün kalmışlar. Bu şaşırtıcı durum karşısında nasıl oluyor diye inceleyince, çoğunun gemi turlarıyla gelip Kuşadası ya da İstanbul'da bir buçuk gün konakladığını anladık. O bir buçuk günlük kısa zaman diliminde, kafalarındaki Türkiye imajının tamamen dışındaki bir Türkiye'yle karşılaşıp aşık oluyorlar ve Türkiye'ye ayrı bir turla geliyorlar.

Türkiye'nin yurtdışındaki algısı, bizim Türkiye'den zannettiğimiz gibi değil. Bu algıyla yapılan işler çok önemli. Öncelikli hedeflerimizden birisi de bu algıyı değiştirmek. Türkiye'den birisinin bakış açısıyla Amerika'da yaşayan bir Türk'ün bakış açısı çok farklı. Bir Amerikalının kaygısı, burada bizim de kaygımız olmaya başladı ve bu kaygıyla hareket edip Amerikalıların algısını değiştirmeye çalışıyoruz."

Türkiye'ye tatile gelen Amerikalıların büyük oranının 50 yaş üzerinde olduğunu, genellikle lüks ve en pahalı otellerde kaldığını, kişi başı ortalama 3600 dolar para harcadığını, toplu gezmek yerine bağımsız olmayı tercih ettiğini ve özel turist rehberleri kiraladığını ifade eden Yücel şöyle konuştu:

"Bu kitle ana hedefimizde. Yıl sonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı'nın yaptığı açıklamalarda vurguladığı gibi, New York Başkonsolosluğu Kültür ve Tanıtma Ataşesi Ebru Ejder'in de destekleriyle rakamı daha da yukarılara çekmeyi amaçlıyoruz. Ana alıcı olan 50 yaş üstünü göz ardı etmeden, hedef kitlesini genişleterek, eşcinsel turizmi, dini turizm, balayı turizmi noktalarında da faaliyetlerde bulunmayı arzuluyoruz."

Bu yıl ocak-mayıs döneminde 3 gazetede 15,5 sayfa, reklam tabelalarında 25 noktada toplam 100 hafta ilan verdiklerini söyleyen Yücel, internet sitelerine verilen ilanlarda 2 milyon 566 binlik günlük ziyaretçi sayısına ulaşarak, geçen seneye oranla yüzde yüzün üzerinde artış yakaladıklarının altını çizdi.
 

Hollywood filmlerinin jenerik ve afişleri

Türkiye'de reklamcılık sektöründe çalıştıktan sonra New York'a, ardından Los Angeles'a taşınan Emrah Yücel, 17 yıldır yaşadığı Amerika'da pek çok ünlü Hollywood filminin jenerik ve görsellerini hazırladı.

"Avatar", "Kill Bill", "Cennetin Krallığı", "Panama Terzisi", "Dikey Limit", "Yetenekli Bay Ripley", "Gerçeğin Peşinde", "Enigma", "Kasırga", "Frida", "Narnia", "Golden Compass", "Irobot" gibi filmlerin jenerik ve afişlerinde imzası bulunan Yücel, Los Angeles'taki şirketi İconisus'la, internet sitesi tasarımı, tanıtım gibi alanlarda da faaliyet gösteriyor.
Amerika'da kurduğu Türk Film Konseyi'nin de başkanlığını yürüten Yücel, "Vizontele", "Ya Sonra" gibi Türk filmlerinin de görsellerini hazırladı.

Türkiye'de yapılan Dünya Basketbol Şampiyonası'nın tanıtım kampanyasını da üstlenen Yücel, ünlü basketbolcuları ve şehirleri bir araya getirdiği afişleriyle şampiyonayı tanıtmıştı.