Türkiye'ye riyakarlık mı yapılıyor?

Fransız aşırı sağcı Milliyetçi Cephe'nin ağır toplarından, Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Bruno Gollnisch, AB'de Türkiye'ye haketmediği "büyük bir riyakarlık" yapıldığını belirterek Sarkozy ve Merkel'in partisinin kendilerinin politikasını kopya ettiğini söyledi.

16 Kasım 2009 Pazartesi, 13:59
Abone Ol google-news

Fransız aşırı sağcı Milliyetçi Cephe'nin (FN) ağır toplarından Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Bruno Gollnisch, ABHaber ile yaptığı söyleşide AB'de Türkiye'ye karşı büyük riyakarlık yapıldığını bunu ise Türkiye'nin hak etmediğini belirtti. AB'de Türkiye'nin önüne çıkarılan engellerin gerçekle bir alakası olmadığına dikkati çeken Gollsnisch, "Bugün bir engel yarın başka, diğer gün ise bir başka engel çıkarılıyor.Bu Türkiye'ye karşı tam anlamıyla riyakarlık. Çifte standart bir uygulama" dedi.

Türkiye'nin tarihi kültürü ve jeopolitik konumuyla önemli bir ülke olduğuna işaret eden Bruno Gollnisch, "Bizler Türkiye ile çok sıkı işbirliğine gitmek istiyoruz.Türkiye ile uygar bir ilişki içinde olmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

AB'nin, bir Akdeniz Birliği olsa, Türkiye'nin üye olabileceğinin savunan Gollnisch , "Türkiye'nin çok büyük nüfusu var. Tam üye olduğu zaman büyük bir göç akını olacak. Avrupa'da bunu kimse kaldıramaz .Kültürel farklılıklar var bunu da gözardı edemeyiz " görüşünü de öne sürdü.

 

"Sarkozy ve Merkel türkiye politikalarını bizden kopya etti"

Fransa Cumhurbaşkanı Srakozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye politikalarını kendilerinden kopya ettiklerine dikkati çeken Bruno Gollnisch, ABHaber'in "Sizlerin Türkiye politikası ile Sarkozy ve Merkel'in Türkiye politikası arasında ne fark var?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Hiç bir fark yok. Bizim politikamızı aldılar kopya ettiler.Şimdi onları uyguluyorlar.İmtiyazlı Ortaklık bizlerin önerisiydi.AB'de Türkiye'ye insan hakları vs. bir sürü engel çıkarıyorlar.Tüm bunlar Türkiye'nin üyeliğini engellemek için.Sarkozy ve Merkel sürekli Türkiye'nin önüne engel koymakla meşguller. Hiç samimi değiller. Tam bir çifte standart politika. Bizler çıkıp dürüst bir şekilde Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğumuzu söylüyoruz. Ne istediğimizi söylüyoruz. Türkiye ile uygar bir ilişki içine girmek istiyoruz.Ama bu liderler devamlı Türkiye'nin AB sürecinde önüne engel koymakla meşguller."